ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31774

50
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

45623913

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

535

· Dün

3979


Acipayam.com | Memleket Kokusu ŞİİRLER, Aşk Şiirleri, şiir Bahçesi, Müzikli Şiirler!


Erdorum ACAROĞLU
ÇINAR YANIYOR





ÇINAR YANIYOR, Erdorum ACAROĞLU

canım,

“-efendim”

döşümde bir direk
belimde tel örgü
ardında gül

telin dikenleri
yüzümü kanatıyor
gülün dikenleri
elime batıyor

döşüm donuyor
yüzüm yanıyor
elim kanıyor

canım,

“-efendim”

annesine ihanet etmiş
bir çocuk
kirli suratlı pasaklı
kapıyı çalıyor
“-al beni içeri”

umacılar
kapıyı bekliyor

çocuk üşüyor
kirli tırnakları
çamura batıyor
toprak çürüyor

elim kanıyor
yüzüm yanıyor
döşüm donuyor

canım,

“-efendim”

çatıda kül yalazı
yıldız yalımı
bodrumda dinamo kolu
tuz tarlası

içimde zangoç darbesi
çan sireni


misketler patlıyor
çocuklar ölüyor
toprak ağlıyor

köpekler uluyor
genzime kan doluyor

yıldız damlıyor
kül yanıyor
et kokuyor
tuz çürüyor

canım,

“-efendim”

sıra sıra bebekler
kurşunlanan çiçekler
bulanık denizler
bilinmeyen şehirler

viran kent sokaklarında
sığınacak yer arayan
kadınlar
kat kat evler
bahçe makaslı berberler

caddelerde kabaran su
sokakta yüzen çınar
gövdesine sarılmış
korkak bir çocuk

bebekler düşüyor
çiçekler yarılıyor
kirli denizler
şehirleri yıkıyor

duvarlar çöküyor
kadınlar ölüyor
üç buçuk renkli saç
çınarı yakıyor


canım,

“-efendim”

nil’de oturan
yaşlı bir kadın


yosun duvarlı
timsah yuvaları
kıyısı yalım bir çöl
kuma gömülü
sümüklü timsah yumurtaları

yaşlı, örs oluyor
timsah, çekiç
yuva, üzengi
vuruyor nilin dalgası
yalım çöle
uzanırken
kıvrım kıvrım
yumurtanın zarında
nil gibi kururken damarlar
çatlıyor kabuğu

kudüm sesi oluyor uzak çölde

canım,

“-efendim”

siyah elbiseli
nazi bakışlı
karınca sürüleri
ana kraliçeye
et taşıyor

çocuk eti
kadın saçı
timsah derisi
nil çamuru

yuva doluyor
kraliçe kaçıyor
karıncalar boğuluyor

resimler yüzüyor
bitmişi
fırçada birikmişi
kimsenin zevk almadığı
su görüntüleri
kimsenin bakmadığı
denizler

su kırılıyor
resimler boğuluyor
karınca yuvaları
yumurta kabukları
nile karışıyor



canım,

“-efendim”

istanbul üzerinde uçuyorum
mum damlıyor kanatlarımdan
mumdan mahalle sokak
ev oluyor

kızıl bir karanfil açıyor
mumlar arasından
diğer tarafta iki gül
biri gonca

aralarından uçuyorum
direğe çarpıyor döşüm
kızıl karanfilin saçları
gülün dikenlerine takılıyor
gonca
tellere tutunuyor

karanfilin kızıl saçları
semaha karışıyor
gül uçuyor
karanfil coşuyor
tel yanıyor
gonca dönüyor

canım,

“-efendim”

önceden saptanmış
bir çukur

seçilmiş kürekçiler
toprak atıyor
genzimde
toprak kokusu

kürek dolusu
yağıyor üzerime
ümit planları

benim için
senin için
onun için
yapılmış ümitli planlar

“gözdemsin” diyor bir ses
“en gözdem
en güzidemsin”


bu çatışmada
iyiden güzelden
ve ana rahminden
vazgeçmeyen biri
var mı

iyi yanıyor
güzel sönüyor
ve rahimlerde
bebekler Kuruyor

canım,

“-efendim”

bu kaos içinde
yalana riyaya
adam almaya satmaya
seçilmişlerin ve
biçilmişlerin emriyle
en manzum küfürlere
bezenmişken
kim “gözdemsin” der bana

“tüm zevkleri
yüreğine koydum
yangıyı yanılgıyı
acıyı”

“gideceğin yerlerden
yürek ateşinin
en üst deminden
haberim vardı”

“müthişi
basitte gör istedim”

saçma
dedim uydurma bunlar

“şu an sarmalandığın çarşafla
dün terini ben sildim
sobanı ben yaktım
suyun oldum
ekmeğin katığın
ama
yüreğini delen kurşun da
bendim”

saçma
dedim uydurma bunlar



canım,

“-efendim”

sustur şu sesi

canım yanıyor
canım yanıyor
canım yanıyor

“anlamadığın sürece
karanfil’im yine
gül’üm
gonca’yım
yüzünü yırtan diken
etine saplanan mermi’yim”

“neden böyle olduğunu
neden burada
ve her yerde olduğunu
anlamadığın sürece
aratacağım sana”

yalan
saçmalık bunlar
sanrı rüya
düş aynamdan
bırak beni git
canım acıyor
canım yanıyor

“üç gün öncesinden
sakarya’yı
yedi gün öncesinden
filipinler’i
göstermedim mi sana”

“oysa ana rahmindeyken de
fısıldamıştım kulağına
fırat’la nil arası
orta kulakla yüreğin
mesafesi kadar
üçle yediyi gör
ya topla ya çıkar”

sus artık
çarşafı yak
sobayı söndür
suyumu kes
ekmeğimi köpeklere ver
yaratılmışları ve yaratılacakları
al bahçene
onlarla oyna
ödülü de onlara ver
gözdeliği de
sende olan ne varsa
onların olsun
vereceksen eğer
beni al
kendinde yok et
kül et
ya da
bırak çukurumda beni

canım,

“-efendim”

tepeme dikili
soğuk bir direk
tel örgüyle çevrili
küçük bir bahçe
güller karanfiller
altı toprak
yedi çınar tahtası
üzerimde terim kurumuş
üç düğümlü çarşaf
içinde ben

canım,

“-efendim”

üşüyorum

canım,

“-efendim”

üşüyorum

canım,

“-sarıl bana
ben sen’im"


_______________
erdorum acaroğlu
-----------------------
2005 TELDE KELEBEK TOZLARI'NDAN

Erdorum ACAROĞLU

[ Şiir Bahcesi - AnaSayfası Şiir Bahcesi - AnaSayfası | Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır | Yorum Ekle Yorum Ekle | Şiir Ekle Şiir Ekle ] 

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.


Eklenme September 7th 2006
Yazan: erdorum
Puan:
Hit: 3187
Dil:

Siir Bahcesi ©

Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.