ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31956

18
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

46260136

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

161

· Dün

8273


Yayın tarihi: 28.11.2012 Saat: 19:59
GERÇEK AÇLIK GREVİNİ ZAFERLE BİTİRDİ

İbret



Baba Arif CEN kendi deyimiyle Donkişot misali yeldeğirmenleriyle olan savaşını kazandı.
Devlet Arif CEN’e açlık grevinin 30. gününde inandı ve gereğini yaptı.
 
Geçtiğimiz günlerde Türkiye cezaevlerindeki sahte açlık grevlerini tartışırken bir açlık grevi haberi de Denizli’nin Tavas ilçesinin Kızılcabölük beldesinden gelmişti. Ancak bu açlık grevi ne bir siyasi, ne de kısır bir politikanın eseriydi. Bu açlık grevi; hasta oğlunun tedavisini yaptıramayan çaresiz bir babanın feryadıydı.
 


 İŞTE ARİF CEN'İN KAZANIMLARI

1)      Ailenin 2 yıldır yurtdışından araştırıp oğulları Mert Poyraz’a uyguladıkları ve üniversite hastanelerinin karşı çıktığı korunma yöntemi uygulamaya devam edecekler. Üniversitelerin daha önce kabul etmediği Mert Poyraz aylık kontrollerine bu sağlık kuruluşuna gidecek ve giderleri devlet tarafından karşılanacak. 

2)     
Mert Poyrazın tamamen iyileşmesi baba Arif Cen’in tüm Türkiye’den gizlenen diye iddia ettiği yöntemle %100 sağlıklı kardeş dünyaya getirilecek. Tüm masrafları devlet tarafından karşılanacak.

3)      Sağlıklı kardeşten alınacak kök hücre, aynı sağlık kuruluşunda başka bir uzman ekip tarafından nakil yapılacak. Tüm masrafları devlet tarafından karşılanacak.

 

4)      %100 sağlıklı bebek doğana kadar basına bilgi verilmeyecek. Doğumdan sonra tüm Türkiye Arif Cen’in savaşını verdiği yöntem sayesinde başardık deyip kapılarını herkese açabilecekler.

Sonuç olarak devlet Arif Cen’in aylardır iddia ettiği yöntemin doğruluğunun testi için tüm masrafları üstlenmiş oldu.

 

AŞAĞIDAN BABA ARİF CEN’İN AÇLIK GREVİNİ BIRAKTIĞI 30. GÜNDE YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASINI OLDUĞU GİBİ VERİYORUZ.

‘Hayat sadece mücadele ile anlam bulur. Zafer ve yenilgi sadece Allah (c.c) ellerindedir…

Öyleyse yaşasın mücadele!’

27 Kasım 2012 ve açlık grevimin 30. Günü ölüm orucuna başlamama saatler kala eylemimi sonlandırıyorum. Mücadelemizden başarı ile ve büyük bir gururla çıktık.
Tam 2 yıllık mücadelinin sondan bir önceki cephesiydi açlık grevim. Bu mücadele çok kan kaybettik, yaralar aldık, maddi manevi engeller çıktı ama yılmadık savaştık. Üniversitelerin kesinlikle tedavisi yok Allah kolaylık versin dediğinde kendi maddi imkanlarımızla koruma yöntemleri geliştirerek Mert Poyrazı bugunlere sağlıklı bir şekilde getirdik. Para kaybedilir ama tekrar kazanılır ama evlat giderse yeri doldurulamaz mantığı ile devletten destek almadan aykırı yöntemler kullandık. Hiçbir kurum yada kuruluştan destek almadan devam ettik bu savaşa. Yapayalnız bir yoldu. Çok ağladık, çok uykusuz kaldık ama Allah’a (c.c) hiç isyan etmdik, bilakis yaradanımın bize verdiği emaneti bakmak ve diğer çocuklarında sağlığına kavuşacağını ve yeni özürlü bebeklerin doğmasını engel olacağımızı bilmek , bizi kimse anlamasa da güçlü ve farklı kılıyordu. 

Ölüm orucuna başlayacağım duyulduğunda bu adam intihar etmek istiyor dediler. Ben ölmek değil, yaşamak istiyorum, İntihar etmek isteseydim kendimi camdan atardım, çünkü açlıkla her gün ölüme yürümek, camdan atlamaya göre çok daha fazla acı veriyor. Her ölüm orucu eylemdir ve ben ölmeden eylem bitecek, bende şunları şunları yapacağım diye başlar, hayaller sürüp gider. Benim hayalimde iddaalarım ispatlandığını görmekti. Ölmeme gerek kalmadan ispatladım. 

Bu mesleğe gönül vermiş bilim adamları çıktı dedi ki; evet arif cen iddaaların tamemen doğrudur ve bir bu iddaalarının arkasındayız dediler. Son 10 günlük süreçte bilim adamları ile bağlı bulundukları sağlık kuruluşuyla yöntemler ve halka duyurulması ile ilgili toplantılar yapıldı. Ticari olarak bazı kaygılar olduğu için görüş ayrılığı oluştu. Ulusal basında tüm kanallarda yer bulduktan sonra doktorlar başarısız olursa bu o sağlık kurumunun başarısızlığı olmuş olur ve itibarımız zedelenir dendi. Onlarda haklıydı. Sgk ile yapılan görüşmeler ardından, bugun varılan sonuç şudur; 
1) Öncelikle 2 yıldır Mert Poyraz’a uyguladığımız korunma yöntemlerine devam edeceğiz. Üniversitelerin kabul etmediği Mert Poyraz aylık kontrollerine bu sağlık kuruluşuna gidecek ve giderleri devlet tarafından karşılanacak. 
2) Mert Poyrazın tamamen iyileşmesi için Allah’ın (c.c) izniyle %100 %100 sağlıklı kardeş dünyaya getirilecek (tüm türkiyeden gizlenen yöntemle). Tüm masrafları devlet tarafından karşılanıyor.
3) Sağlıklı kardeşten alınacak kök hücre, aynı sağlık kuruluşunda başka bir uzman ekip tarafından nakil yapılacaktır. Tüm masrafları devlet tarafından karşılanıyor.
4) %100 %100 sağlıklı bebek doğana kadar basına bilgi verilmeyecek. Doğumdan sonra tüm türkiye Arif Cen’in savaşını verdiği yöntem sayesinde başardık deyip kapılarını herkese acacaklar. 
Sonuç olarak devlet iddalarımın doğruluğu için tüm masrafları üstlenmiş oldu. Bizden sonra ki tüm ailelerinde masraflarını üstleniyor. Çevrenizde Genetik rahatsızlıkla doğmuş çocuk ve aileleri varsa benimle direk temasa geçip bilgi alabilirler. İsteyen herkes bizimle beraber bu sürece girebilirler. 

2 yıllık bu yorucu maratondan sonra artık işlerimin başına geçip aileme kaliteli bir yaşam vermek için çalışmam gerekiyor. Kayıplarımı biliyorum ki çok kısa sürede kapatacağım. Çünkü biz güçlü bir aileyiz ve dimdik ayaktayız. 
Sağlıcakla kalın…

Arif CEN

 

 

 

 

 



 



 



 



 



 


 

Bu Haberi Paylaşabilirsiniz. ... ta paylaş.

FaceBook

“Eleştiri nedir ?: Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla insanlar tarafından yapılan inceleme işi, tenkit etme olayıdır. İnsanların dini inançları, fiziksel görünümleri, siyasi görüşleri, özürleri eleştirilmemelidir.” Lütfen eleştrilerinizi buna göre yapınız. Ayrıca yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.

Yorum yazmak için kayıtlı üye olmanız gerekir, Yeni Kayıt



Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.