ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31956

27
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

46246503

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

940

· Dün

8181


Acipayam.com :: Başlığı Görüntüle - YÖREMİZ,TÖREMİZ
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

YÖREMİZ,TÖREMİZ

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Acıpayam kültürü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Sal Arl 04, 2007 5:32 pm    Mesaj konusu: YÖREMİZ,TÖREMİZ Alıntıyla Cevap Ver

YÖREMİZ, TÖREMİZ

Yıllar önce, Giresun’dan kalkan Denizli otobüsüne bindiğimizde heyecandan içim içime sığmıyordu sanki. Akşamdan hazırladığım valizdeki eşyaları tek tek gözümün önünden geçirirken, bir eksik var mı? Düşünüyordum. Sabaha karşı 06 da Denizli garajına indik. Yeşil yuva ilk minibüsüne yer bulup arifeden bir gün önce eve vardık.

Anam babam kapıda karşıladılar. Çok sevindiler. Babam sarıldı kokladı kokladı;
-İyi ettin oğlum, iyi ki geldin bak her yer benim oldu, bu bayram bizim oldu.

Ertesi gün arife; anam ablamı sabah erkenden çağırıp evin önünde tandırın başında yağlı çörek yaptırdı. Kapıya gelen mahallenin çocuklarına birer ikişer dağıttı. Öğle namazından sonra mezarlığa gittik. Yakınlarımızın mezarlarını düzelttik, bilenler Yasin okudu, hep beraber yapılan dualara âmin dedik. Evin altındaki odunluğu açıp, aslında erkeç alacaktım ama gelin kızım yemez diye koç aldım deyip; babam kurbanlığı gösterdi.
—Baba bir tane de ben alayım mı? Dedim.
-Yok oğlum, bu da senin sayılır. Yeter Allah kabul etsin, inşallah daha sonra gelince hep kesersin.

Bayram sabahı uyandığımda babam çoktan camiye gitmişti, acele acele camiye yetiştim. Namazdan sonra caminin içinde ve dışında herkes birbiriyle bayramlaştı.

Bayram sabahı evdekilerle bayramlaşıp kahvaltı ederken; babam;
-Oğlum sen kurbanın suyunu ver, payam ağacının altına çıkar, komşular tamam olunca da beni çağır. Dedi.

Bir saat gecmedi, kurbanlığını alan bizim bahçeye geldiler, yaklaşık 15–20 kurban oldu. Babamı çağırdım.
Bizim bahçe 50–60 payam ağacı, ceviz, armut, erik ağaçlarıyla dolu genişti. Önce büyük bir çukur kazılıp, hemen yakınına ateş yakıldı. Çocuklar renk renk giyinmiş etrafa neşe saçıyorlar, kadınları bayram telaşı, erkekleri kurban telaşı sarmış, serin bir sonbahar sabahında herkesin yüzü gülüyordu. Küçükler büyüklerin ellerini öpüyor, büyükler gururla onları sevindirmek için ne gerekiyorsa yapıyorlardı. Derken birisi;
—Hafız geliyor. hadin bakalım, Allah kabul etsin keselim kurbanları.
Kurbanlar tek tek çukurun dibine yıkılıp, hafızın tekbir ve dualarıyla kesildi. Kesilen bir kenara bırakılıp, diğerine geçiliyordu.

Kesilen kurbanların içinde kimsesi olmayan yaşlı teyzelerin, eşi yurt dışında veya dışarıda olan ablaların, yaşlı amcaların kurbanları da vardı. Kellesi düşürülen her kurbanın başına genç veya, bu iş den anlayanlar hemen yüzmeye koyuldular. Yüzülen koç ya da teke, keçi neyse payam ağacının dalına asılıyor, babam içlerini temizleyip bende ona yardım ediyordum.

Ortaya iki tane post serildi, her kurbanın sağ ön budu üstüne atıldı. Boş da kalanlar bu etlerden ateş de kızartıp, yüzücülere servis yapıyordu. Ön sağ budu alınan kurbanlar doğruca sahibinin evine taşınıyordu. Bütün kurbanlar tamam olunca; deriler tuzlanıp bir kenara konuldu, ortada herkesin kurbanından alınan butlar parçalanıp üstüne çörek otu serpildi.

Mahallenin en yaşlısı amcalardan biri biraz et ayırıp, bisikleti olan bir genç ile Jandarma Karakoluna yolladı, üç parça da kesmeyen komşuların evine yollandı. Sordu;
—Bildiğiniz duyduğunuz var mı, kesemeyen komşumuz kalmış mıdır? Kimseden cevap gelmedi.
-Dağıtın o zaman..dedi.
Her evden gelen çocukların, teyzelerin amcaların tepsi ya da sepetine etlerden eşit dağıtıldı.
Kurban derileri belediyenin elemanları aracılığıyla Türk Hava Kurumu’na verildi. Bir kaç tanesi mahalle mescidi için ayrıldı. Herkes dağıldı.

Son yıllarda yaşadığım en güzel bayramlardan biriydi. Aradan yıllar geçti, geçen yıl gittiğim aynı yer, kestiğim aynı yer, eskiden eser yok. Herkes kendi halinde; kim kesti kim kesmedi bilmek imkânsız, sokakların bahçelerin çoğu ıssız, en acısı da bayramların tadı yok babasız. Meğer yaşadığım son bayrammış.


4–12–2007 Muharrem Karaoğlan

Sizlerde unutamadığınız bayramları paylaşırsanız sevinirim.


En son MUKO tarafından Cum Oca 29, 2010 10:47 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
topraginsesi
ÜYE
ÜYE


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 40


MesajTarih: Sal Arl 04, 2007 10:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her geçen yıl o eski bayramdan kalan izlerde yok olup gitmekte can dostum.Oysa bizler özlemekteyiz o bayramları.İşte yine o bayramlardan biri daha yaklaşıyor.Bizler gün saymakta sılaya kavuşmanın özlemiyle yanmaktayız.Bayramları yaşatıp eskilere götüren yazınız için kutluyorum sizi kaleminizi yüreğinizi. sevgiyle mutlu bayramlara can dost.
Nuri Gökgöz
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maviboncuk
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Jan 12, 2005
Mesajlar: 118


MesajTarih: Çrş Arl 05, 2007 8:40 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yazı gerçekten çok etkileyici,insanın içi sımsıcak oluyor okuyunca.biz dışarda büyüyenler eski bayramları pek bilmeyiz,büyüklerimizin anlattıkları kadar anca.Türkiye''ye geleli bende biraz biraz yaşıyorum o bayram havasını ama büyüklerimizin anlattığı gibi olmuyo artık,sanki eskiden birlik beraber daha çokmuş.yavaş yavaş geleneklerimizi bitiriyoruz malesef....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
hüzün
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Nov 03, 2007
Mesajlar: 242


MesajTarih: Çrş Arl 05, 2007 10:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazdığınız bu güzel yazıyla bende çocukluğumdaki bayramları aynen anlattığınız gibi bire bir yaşadım .Eski bayramlardan eser yok .Haklısınız .Ama kaldığı kadarıyla, eskilerdende birşeyler katmaya çalışarak unutulmasına engel olalım.Bizler o bayramlardaki anılarımızı yazıyor, anlatıyoruz. Peki ya çocuklarımız? Büyük şehirlerde köylerimizde şu anki yaşanan bayramlar kadarı bile yaşanmıyor.Sadece bayramlara kıyas değil, şöyle çocukluğumla kendi çocuklarımın yaşantısını karşılaştırdığım zaman kendimi çok şanslı görüyorum.Köyde büyümek birçok konuda avantajmışta farkında değilmişiz.eski tadı olmasada yinede bayramlarda gidelim ölmüşlerimizi ,topraklarımızı geride kalanlarımızı ziyaret edelim.Ben her bayram gidiyorum....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
hayellerimveaşkım
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 03, 2007
Mesajlar: 185


MesajTarih: Çrş Arl 12, 2007 12:20 am    Mesaj konusu: gelenek ve görenekler Alıntıyla Cevap Ver

ŞİMDİ ÇOCUK OLMAK İSTERDİM. 8-10 YAŞLARINDA ÖZLEM DUYDUN BU YAŞLARIMA. AMA ŞİMDİ DERKEN YAŞADIĞIM GÜNLERİ GERİ DÖNMEK İSTERDİM. RADYO VE SİYAH TELEVİZYONUN OLDUĞU GÜNLERDİ BUNLAR . BAYRAM GÜNÜNE İPLE ÇEKERDİM. ARİFE GÜGNÜNDEN BELLİ OLURDU BAYRAMIN GELDİĞİ . MEŞURDU ACIPAYAMIN SALI PAZARI . HELE BİR DE KARAHÜYÜK' KÖYÜNÜN HAYVAN PAZARI. YOKTU CEVREDE VEYA İLLERDE BÖYLESİNE CANLI VE KALABALIK PAZAR YERİ GÖRMEDİM. BAYRAM HAFTASINDA ALINAN İLİKLİ PAPUCLAR VEYA LASTİK PAPUÇLAR YASTIĞIMIN BAŞ UCUNA KOYARDIM BAYRAM SABAHI GİYİLECEK DİYE.
KÖYÜMÜZDE ÇÖREK MEYDANI VARDI. ARİFE GÜNÜ MAHALLENİN ÇOCUKLARIYLA BERABER ÇÖREK TOPLAYACAĞIZ DİYE BİRBİRİMİZLE İTTİŞİR VE KAKIŞIRDIK. KİM FAZLA TOPLADI DİYE DE YARIŞIRDIK.BAYRAM SABAHI ERKEN KALKIP BAYRAM NAMAZINA KOŞARDIK. NAMAZDAN HEMEN SONRA DA DIŞARIDA BÜYÜK BİR İNSAN TOLULUĞU , VE ÇEMBERİ OLUŞURDU. ÖNCE BÜYÜKLER GEÇERDİ SIRAYA SONRA BİZLER, HERKESLE BAYRAMLAŞIRDIK. EV EV MAHALLE MAHALLE DOLAŞIRDIK. EL ÖPLER İÇİN. KİMİ ÇEBİNDEN ÇIKARIRDI 5 KRŞU, KİMİ ŞEKER İKRAM EDERDİ. ŞİMDİKİ ÇOÇUKLAR BÖYLEMİ? AİLENİN YETİŞTİRMESİ. ÇEVRENİN ETKİSİ GELİŞEN TEKNOLOJI NEDENİYLE ÖRF VE ADETLERİMİZDEN UZAK KALIYORLAR. YETİŞEN NESİL İLERİDE ŞİMDİKİ GÜNLERİNİ ARAYACAK GİBİ .BELKİDE. İLKOKULU UCARI KYDE OKUDUM .MEZUN OLDUKTAN SONRA BANA DENİZLİ'YE TERZİLİĞE GÖNDERDİLER. OYSA OKUMAK İSTİYORDUM. BİR YILIM ÖYLE GEÇTİ. AĞLADIM., BAĞIRDIM OKULA GİDECEĞİM DİYE. İKİNCİ YIL AKRABA TAHSİN ÜNLÜ (ÖĞRETMEN) VELİM OLDU . VE KAYIT YAPTIRTIM. ACIPAYAM ORTA OKULU VE LİSEYE ORADA BİTİRDİM . 1982 YILINDA TİCARET LİSESİNDEN MEZUN OLDUM. ALLAHIMA ŞÜKÜRLER OLSUN . YİYECEK EKMEYİMİZ VARMIŞ . ŞİMDİ BİR BANKADA ÇALIŞIYORUM. BU GÜNLERE GETİREN CENABI ALLAHA ŞÜKÜRLER OLSUN. ANAMA , BABAMA , ABİM HULKİ ÜNLÜ YE . EMEĞİ GEÇEN SAYIN HOCALARIMA ( ORTA OKULDA MÜDÜRÜMÜZ HAMZA BEY'E TARİH ÖĞRETMENİ İRFAN BEY E , MATEMATİK ÖĞRETMENİ OSMAN HOCAMA , OSMAN ERDOĞAN HOCAMA , LİSEDE MÜDÜRÜMÜZ ÖMER LÜTFİ GÜNDOĞAN A, SAADETTİN ÖĞRETMENİME MATEMATİK ÖĞRETMENİ MEHMET ALİ HOCAMA , VE AKLIMA GELMEYEN HOCALARIMA ŞÜKRANLARIMA SUNAR, ELLERİNDEN ÖPERİM. ) İŞTE BÖYLE . ÇOÇUKLUK , GENÇLİK YAŞ İLERLEDİKCE GERİYE ÖZLEM ARTIYOR. GALİBA. HER GEÇEN GÜNÜ İYİ DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR. BENCE. HEPİNİZE SEVGİ VE SAYGILAR SUNARIM.

hayellerimveaşkım
akınünlü
12/12/2007
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Oca 29, 2010 10:24 pm    Mesaj konusu: NAZAR Alıntıyla Cevap Ver

NAZAR

Nazar,inancımızda vardır.Nazar ile ilgili söylenen çok söz duymuşsunuzdur.
Bizim yöremizde 60-70 li yıllarda nazar değmesin diye vatandaş kendince önlem alırdı.

Diyelim ki bir komşuya yeni doğmuş bebekle oturmaya gittiniz.Yediniz içtiniz tam evinize gideceğiniz zaman, evden bir tasa testiden su doldurulup,herkes sağ elinin serçe parmağını batırır,en yaşlı kişi"maşaallah" diyerek bebeğin yüzüne çalar.

Eve geldiniz,Ana başım ağrıyor falan dediniz."Nazarr" der,teşhisi koyar.Kalk gidiyoruz der..Gidersiniz "kurşun döken nene" ye.Başınızın üstüne bir tülbent,ateşin üstünde tava yada tenekede eritilen kurşun soğuk suyla şekil alır.
Şekilli kurşunu tülbente döküp"Gelmiş,geçmiş olsun" diye bir de dua okunur.Nazarın geçer.Şekillere dayanarak,kahve falına bakar gibi yorumda yapar hani.

Kına gecesine gidecek gelinlik kızlara,taze karanfili ipe dizerler,arasınada bir Tümlük altın asarlar, nazardan saklarmış.

Bir başka yol;Elduran otu diye kurumuş otu,tavada yada ocakta tüttürürler.Nazara iyi gelirmiş.

Bağa,bostana nazar değmesin diye,kuru kafa (inek kafası) tarlanın girişine sopaya takılır.

Evlerin girişine İğde dalının asılma sebebi de nazar içindir.

Bir başka yol,bilen birine giidip Nazar Duası okutmaktır.

Ne diyelim,Allah nazardan saklasın.Bildiğiniz geleneklerimizden sizlerde anlatın.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Oca 29, 2010 10:40 pm    Mesaj konusu: SİBEK NEDİR? Alıntıyla Cevap Ver

SİBEK NEDİR?

Eskiden bizim yörede bebelerin asla pişiği olmazdı.Tertemiz yatar,tertemiz kalkardı.Hadi canım demeyin.
Üstelik ne bez,ne de şimdiki gibi kağıt bezler vardı.Gündüzleri Amerikan bezinden yapılan çocuk bezleri hariç tabi.Acaba neden?

Bizim ebelerimiz,ninelerimiz o kadar akıllı bir yol bulmuşlar ki..Şimdi bile yok.
Bizim meşhur renkli yörük beşiklerinin diğer beşiklerden bir ayrıcalığı vardır.

a)Rengarenktir.b)Sallamaya müsaittir.c)Sibek yeri vardır.

O da ne?Diyenleriniz var gibi.Anlatayım.

Sibek kiremitten çiçek saksısına benzer,"lazımlık" beşiğin ortasına takılma yeri vardır.Birde "Sibeklik" kız, ve erkek bebekler için ayrıdır.

Pazara gidince "sibeklik ver" dedin mi.Kızmı,oğlanmı sorarlar.Sibeklik bebeğin idarını sibeğe ulaştıran kanallı bir ahşap boru.Bebek yatırılır.
Bebeğin yatağının ortası da sibeğe uygun dikilmişdir.Bebeğin üstü kuşakla,sağa sola kıpraşmayacak şekilde sarılır.Üstüne de kök boyalı, yün haba(kilim) örtülür.

Sonra ne olur?Bebek sabah uyandığında sibeği alınır,ılık suyla silinir,pudra varsa dökülür.Ne sivilce,ne pişik..tertemiz.

Şimdiki anneler ekmek parasıyle beraber,çocuk bezi(bir kullanımlık)parası ayırmak zorundalar..Üstelik bizim ninelerimizin yaptığı kadar da sağlıklı değil.

Asil bir kültürümüz var,vesselam.(Devam edecez...)


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yonetim
SİTE KURUCU
SİTE KURUCU


Kayıt: Apr 03, 2004
Mesajlar: 121


MesajTarih: Cmt Oca 30, 2010 1:55 pm    Mesaj konusu: Re: SİBEK NEDİR? Alıntıyla Cevap Ver

bilgilendirme için teşekkürler hocam.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:  

  
Seçenekler:
Son Mesajı Alıntı Yap
 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Acıpayam kültürü Tüm saatler GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz
Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group



Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.