ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31956

27
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

46246484

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

921

· Dün

8181


Acipayam.com :: Başlığı Görüntüle - ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUARI AÇILMALI MIDIR ?
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUARI AÇILMALI MIDIR ?

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Acıpayam kültürü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Prş May 24, 2007 11:44 am    Mesaj konusu: ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUARI AÇILMALI MIDIR ? Alıntıyla Cevap Ver

ACIPAYAM’DA BELEDİYE KONSERVATUARI NEDEN KURULMALIDIR ?

Bilindiği gibi günümüzde “Bilgisayar teknolojisi” sonucu; internet ortamının yararları yanında, geleneksel kültür ve sanat değerlerimizin yozlaşmasını hızlandıran olumsuz etkileri de görülmektedir. Gelenekselliğini korumada zorlanan kültür ve sanat ürünlerinin aslının bozulmadan yaşatılması; Ancak, devlet kurumları ve halkın işbirliği ile gerçekleşir. Son yıllarda yaygınlaşan İnternet ortamı ile yazılı ve görsel basında yer alan hiç istemediğimiz görüntülerden, her yaştaki insanımız; Çocuk, Genç ve Yetişkinler, olumsuz yönde etkilenmektedir. Sözünü ettiğimiz kültür kirliliğinden daha az etkilenmek için; Üniversitelerimize, Bakanlıklarımıza, Yerel Yönetimlerimize vb. her türlü kamu kurumlarımıza, Sivil toplum örgütlerimize önemli görevler düşmektedir.

Yurdumuzda birçok ilimizde kurulan Üniversitelerin bünyesinde Müzik, Tiyatro, Halk Dansları, Resim ve El Sanatları vb. benzer Türk ve Dünya Sanatı dallarında eğitim-öğretim veren “Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Bölümü -Müzik Ana Sanat Dalları- ayrıca, Konservatuarlar bulunmaktadır. Bu Eğitim kurumlarından, her yıl binlerce sanatçı adayı, müzisyen, öğretmen, araştırmacı, uzman ve bilim adamı yetişmektedir.

Ülkemizde, “Müzik öğretmeni” olarak göreve atanamadığı için büyük şehirlere giderek gece kulüplerinde çalışan, yüzlerce yetenekli genç öğretmenlerimiz vardır. Barlarda, gece kulüplerinde kalitesiz müzik yapan; Bir parça ekmek uğruna, geleneksel Türk Kültür ve Sanatından ödün vermek zorunda kalan müzisyenlerimiz yalnız ve çaresiz bırakılamaz. Özellikle büyük şehirlerimizde “Popüler kültür yutturmacası” ile açılan ve daha çok yoz müziklerin icra edildiği bu yerlerde, sanat eserlerini icra etmek oldukça zordur. Bugün için, yozlaşmanın az görüldüğü yerler olarak; Köy ve kasabalarımızı örnek verebiliriz. Birçok Köy ve Belediyemiz, “Yerel Kültürünü” sahip çıkmaktadır.

Kültür ve Sanat değerleri bir toplumun aynasıdır. Bu Ayna’da önce kendimizi görmemiz, bulunduğumuz yeri tespit etmemiz gerekir. En yakın çevremizdeki kültür sanat hareketlerine karşı ilgisiz kalmayalım. Eğitimde yakından-uzağa bir ilkedir. Önce çevremizde yaşanan kültür ve sanat olaylarını iyi izlemeli, iyi araştırmalı, çocuklarımıza ve gençlerimize en doğrusunu öğretmeliyiz.

Sanatsal anlamda; Yerel’den Ulusal’a; Ulusal’dan Evrensel’e giden yol, köylerden başlar. Yerel bütünlük olmadan evrensel olunamaz. Yerel kültürlerin yozlaşmadan yaşatılması, araştırılması, derlenmesi, arşivlenmesi için, özellikle Belediyelerimize büyük görevler düşmektedir. Köy gençlerinin de, çok iyi bir müzik eğitimi alabilmeleri için yakın çevresinde bulunan ve halka hizmet verebilecek kurum olarak; Okullarımızdan sonra Halk Eğitim Merkezlerimiz ve Yerel Yönetimlerimiz akla gelmelidir. Geleneksel kültürümüzün doğru biçimde yaşatılabilmesi için gerekli ortamı Belediyelerimiz daha kolaylıkla yaratabilirler. Halkımızla bütünleşme konusunda; Boşta kalan genç öğretmen adaylarından yararlanma anlamında, yerel yönetimlere yeni bir fırsat doğmuştur.

Yaklaşık 10 yıldır öğretmen fazlası nedeniyle, Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen kadrolarına atanamayan genç, dinamik ve yetenekli Müzik, Beden Eğitimi ve Resim öğretmenlerimizden yararlanmak için, birçok il ve ilçemizde olduğu gibi Acıpayam’da da biran önce Konservatuar açılmalıdır. Söz konusu Konservatuar’da Kurs Öğretmeni, Usta öğretici veya uzman bulmak bugün için zor değildir. Milli Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliğine uygun, Konservatuar’da açılan, “Kültürel ve Sanatsal Kurslar” için görevlendirilen öğretmenler; Kurslar süresince “Ders ücretli” olarak çalışacağı için; Yerel Yönetim için herhangi bir kadro sıkıntısı da yaratmayacaktır.


ACIPAYAM’LI BİLİM ADAMLARI, SANATÇILAR
VE UZMANLAR BİRLİK OLMALIDIR :


Bilim, sanat ve kültürle ilgili çalışan dostlar; her türlü siyasetten uzak kalarak, yöre kültürümüzü en yücelere çıkarmak, yozlaşmadan gelecek nesillere taşımak için bir araya gelmek zorundayız. Bu da çok zor olmasa gerek. Yeter ki birbirimizi doğru anlayayım, “Yunus Emre”nin hoşgörü penceresinden görmeye çalışalım. Halk Kültürü ile yakından ilgili, Acıpayam’lılar olarak; çeşitli nedenlerle çoğu zaman bir araya gelemiyoruz. Kısa süreli birlikte olduğumuz zamanlar ise, “Ben şunu yaptım, sen şunu yapamadın” söylemleriyle hep kendimizi övüyor, karşımızdakini yeriyoruz. “Yaptım” dediklerimizin çoğu hem bireysel, hem de “Sözde yapılmış çalışmalar” olarak kalmıştır. Acıpayam için “Yaptık” dediğimiz zaman daha çok şeyi başardığımız görülecektir

Acıpayam Halk Kültürü ile ilgili çalışma yapan hemşehrilerimizin, birbiriyle tanışması için İnternet’in güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Acıpayam’ı seven dostlar; Acıpayam Kaymakamlığı, Acıpayam Belediye Başkanlığı ve Acıpayam Com İnternet Sitelerinin sayfalarında kısaca kendilerinden söz ettikten sonra; bugüne kadar yaptıklarını, bundan sonra yapmayı planladıklarını bizlerle paylaşırlarsa birbirimizi daha iyi tanır ve anlarız. Acıpayam Halk Kültürüyle ilgili her türlü bilgiyi “İnternet”i kullanan kişilerle paylaşarak memleketimiz için büyük önemli hizmetler yapmış oluruz.

Yeri gelmişken belirteyim; “Acıpayam.Com” sitesi kurucularını, yöneticilerini burada anmadan geçemiyeceğim. Kültür ve Sanat olayları ile Türk ve Dünya Basın -Yayın Organlarını güncel olarak izlemek çok güzel… Bu çok yararlı İnternet hizmetini insanlık alemine sunan, başta, Site Sahibi, Kurucusu; Mustafa Ünal olmak üzere; Baş Editör Emin Okkaya’ya, diğer yöneticilerine, yazarlarına ve katkısı olan bütün üyelerine içtenlikle kutlarım ….

Acıpayam’da Devlet organlarımızın yapması gereken hizmeti, bir avuç kültürsever omuzunda taşıyor. Oysa ki, Yerel Yönetimler, Halk Eğitim Merkezleri, ciddi araştırma yapan kişileri bir araya getirebilir, bölgesel kültürünü “İnternet ortamı”nda dünyaya tanıtabilir. Birçok İlçenin “İnternet Siteleri”ni incelediğimizde ve değerlendirdiğimizde; Çok kapsamlı ve güncellenebilen, dinamik siteler olduğunu görebiliyoruz. Acıpayam için bunu söylemek zor. Ne yazık ki; Geleneksel kültürümüzle, tarihimizle hiçbir ilgisi olmayan, bilimsel temeli bulunmayan bilgilerin bu sitelerde yer aldığını görüyoruz. Kaynağı belli olmayan, kimin tarafından hazırlandığı bilinmeyen bu tür bilgiler, izleyen halkımızı yanıltır ve kültürümüzü yozlaştırır.

Bir Ulusun Basın-Yayın Organları, İnternet Siteleri, o milletin aynasıdır. O aynada kendimizi “Olduğumuz gibi” görebilmek için, devlet kurumlarının resmi olarak açtığı “İnternet Siteleri” bir komisyon tarafından hazırlanmalı ve Site yönetimindeki kişiler, alanının uzmanı, bilgisine güvenilir kişilerden seçilmelidir. Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilmeyen hiçbir yayın İnternet’te yer almamalıdır.

Türk Kültür ve Sanatının “İnternet ortamı”nda yer almasıyla ortaya çıkabilecek yanlışların düzeltilmesinin zor oluşu, hatta mümkün olmayışı, kısa zamanda dünyaya yayılması; Söz konusu değerlendirme kurullarının önemini belirtmemize yetecektir. Bir yöre ile ilgili bir bilgiler, eğer yanlış ve eksik yaygınlaşırsa, hiç istemediğimiz kültürel yozlaşmayı, kendi elimizle gerçekleştirmiş oluruz. İnternet sitelerindeki bilgilerin doğru kaynaklardan aktarılması “Yozlaşma” endişelerimizi azaltır.

Her ilde yayınlanan “İl Yıllıkları” hazırlanırken bile “Yayın Komitesi” kurulur, bu yıllıklar, güvenilir birer başvuru kaynağı, ansiklopedik sözlük gibi değer taşırdı. Hatta, TRT Kurumu Yayınlarında görevli prodüktörler, herhangi bir yöre ile ilgili program hazırlayacağı zaman, bilimselliğini güvendiği üniversite yayını kaynakların dışında; ilk başvurduğu kaynak, “İl yıllıkları” olurdu. Şimdi hangi kaynaklardan yararlandıklarını bilmiyorum. İnternet ortamında yer alan birçok bilginin doğruluğunu inanmayan bir kişiyim. Devlet Yayın organlarını nasıl güvenle izleyip çocuklarımıza ve gençlere tavsiye edebiliyorsak, devlet kurumlarımızın “İnternet Sitelerini” de o gözle bakmamız gerekir. Ne yazık ki, bazı il ve ilçelerimizde tanıtım amacıyla açılan siteler; çok basit ve bilimsel yanı hep tartışılabilecek, derme-çatma bilgilerle doludur.

Hiç zorunluluk olmadığı halde; Birçok yerel derginin, gazetenin bile “Yayın Kurulları” oluşturduğunu görüyoruz. Bu durum, bir ilke olarak “Özdenetim” anlayışı ve sonucunu getiriyorsa; devletin her yayını “Kültürel ve sanatsal yozlaşma” endişesi ve kaygısını taşıması gerekir. Kültürel yozlaşmalarının önüne geçilebilmesi ve her türlü yayının insanlara doğru ulaşması için hassasiyet göstermeye mecburuz. Devletimizin yasalarında yer alan “Koruyuculuk” ilkeleri, sadece satır aralarında kalmamalı, toplumun her bireyi üstüne düşen görevi yerine getirmeli, yanlışlar eleştirilmeli doğrular her zaman alkışlanmalıdır. Bir milleti yok etmek, çökertmek istiyorsanız önce “Müziğini yok ediniz” gibi sinsice bir anlayışın, gerçekleşmesini isteyen bazı çevrelerin (Milletlerin) olduğunu biliyoruz. Bunun için “Geleneksel Türk Kültür ve Sanatını” toplum olarak sahip çıkmak, aslını yaşatmak zorundayız.

Acıpayam’da Halk Kültürü Araştırma ve Eğitim Kurumu Derneği olarak“Bağlama Kursu” açtık. Ancak, ilgi çok az idi. Katılımın çok az oluşu karşısında yönetim olarak bir değerlendirme yaptık. Kültür ve Sanata karşı yoğun ilginin olduğunu düşündüğümüz Acıpayam’da böyle bir sonuç bizleri önce hayrete düşürdü. Bu durumu, birkaç nedene bağladık ve bunlardan en önemlisi de halkımızın ekonomik durumunun çok kötü olduğu gerçeği idi. Ekonominin iyiye gitmeyişinden kaynaklandığını düşünmek endişelerimizi biraz olsun azaltıyor. Halkımızın ekonomisinin bir gün önce düzelmesi refah seviyemizin yükselmesi ve kültürümüzün parçası olan “Bağlama”mıza ilginin artmasını dilemekten başka yapılacak bir şey yok …

Acıpayam merkezinden umudumuzu kestik ve Alaattin’de, Halk Eğitim Merkezi tarafından, “Bağlama Kursu” açılacağını duyurduk. Bir süre bekledikten sonra “Hiç başvuru olmadığını” görünce, araştırdık, “Vatandaşımızın Bağlama alabilecek parası olmadığı için, çocuklarını kursa göndermek istemediği” anlaşıldı. 1950’li - 1960’lı yıllarda hemen hemen, her evde bir “Bağlama” olan Acıpayam’da son yıllarda; Gençlerin ve yetişkinlerin kendi kültürümüze karşı ilgisinin azaldığını görmek ve sadece ekonomik nedenlere dayandırmak doğru değil belki ama, sonuç çok acı....

Bunları sizle anlatırken, çocukluk günlerimi hatırlıyorum. Fakir bir ailenin çocuğu olduğum için, babam bana bir Bağlama alamamıştı. Köyümüzün kahvehanelerinde ayakkabı boyacılığı yaparak biriktirdiğim para ile 35 liraya babamdan gizlice kendim bir Bağlama aldım ve Bağ-bostan beklerken kendi kendime Bağlama çalmasını öğrendim. O günlerden bugünlere, günümüz gençliği ile aynı kaderi paylaşmak çok acı… Babasının parası olmadığı için “Bağlama Kursu”na gidemeyen bir gençlik…Çok yazık ….

Acıpayam merkezinde oturanların ekonomisi köy ve kasabalarımıza göre daha iyi olmalı ki, çocuklarına "Bağlama" alabildiler. Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Atatürk İlköğretim Okulu ve Osman Manisalı İlköğretim Okullarında toplam 150’ye yakın öğrenciye (2007 yılı, Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarında) Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce Bağlama Kursları açıldı. Onlarca öğrenci başarılı oldu ve Halk Eğitim Merkezi Müdürümüz Sayın Halil Tekin tarafından sertifikaları verildi. Söz konusu kurslara, Gelecek yıllarda ilginin daha da artacağına inanıyoruz ve tekrar açılmasını diliyoruz.


ACIPAYAMLI’LAR NEDEN BİRLİKTE OLAMIYORUZ ?

Üniversitelerimizde Öğretim Üyesi ve Öğretim görevlisi olarak çalışan, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Radyo ve TV. İle TRT Radyo ve Televizyonlarında, Yöre Halk Kültürümüzle ilgili çalışma yapan Acıpayam’lı yüzlerce kişi biliyorum; Ancak, çoğu ile yakından tanışma, görüşme imkanımız olamadı. Umarım, Konservatuar çalışmalarımızı sürdürürken veya daha sonra bunu gerçekleştirebiliriz. Bizden öncekilerin yapamadığını yapar ve yöremiz için bir araya geliriz. Bu konuda; Belediye Konservatuarı kuruluşu ve çalışmalarının bir adım olmasını diliyoruz.

Daha açık ifade edeyim; özellikle sanatçı hemşehriler olarak bir türlü, bir araya gelemiyoruz, güç birliği, elbirliği yapamıyoruz. Bizden öncekiler öyleydi çünkü …. Bizim kuşağa; Sanatsal dayanışma, destek anlamında yardımcı olamadılar, bizleri sahip çıkamadılar, bununla ilgili anlatmak istediğim çok örnek var .. konuyu açmak, uzatmak istemiyorum. Birbirine sahip çıkmamak, yardımcı olamamak, kendisinden başkasını beğenmemek, yapılacak güzellikleri engellemeye çalışmak gibi meziyetler; kanımca biz Egeli’lere özgü bir durum. Birçok konuda da, ne yazık ki böyle….

Karadeniz’lilerde, Doğulu’larda, Güney-Doğulu’larda her alanda bir dayanışma, kaynaşma birbirine destek olma gibi örnekleri görebiliyoruz da; Egelilerde dayanışma, bütünleşme, birlikte hareket etme, kolektif çalışma ve hemşehricilik duygusu fazlaca görülmüyor. Bu durum bizim genlerimizden kaynaklanıyor sanırım; “Çok bireysel ve bağımsız çalışmak; etrafındaki yapılan güzellikleri görmemek veya görmezlikten gelmek, kendisinden sonra gelecek gençlerin elinden tutmamak” vb. birçok örnek …
Anlatmaya çalıştığım konu ile ilgili bir saptama;
Ege Zeybek Oyunlarında görülen figürler, çok şeyler anlatıyor bence.. Bakınız, Orta Anadolu bölgesinin birçok yöresinde oynanan halaylarındaki kenetlenmeyi, Doğu ve Güney Doğu Anadolu halaylarında ele-ele, kol-kola gösterilen dayanışmayı, verilmek istenen mesajları zeybeklerde göremiyoruz. Karadeniz bölgesi horonlarındaki, coşkuyu, kıvraklığı, kaynaşmayı, el ele tutuşmayı, omuz omuza dayanışmayı hiç göremiyoruz.

Bunların nedenini hiç düşündünüz mü ? Ege Bölgesinde, Zeybek Oyunlarını oynayan oyuncular; Kahramanlık, mertlik ve yiğitlik ifadeleri yanında; ağır adımlarla, sakin ve oldukça yavaş, kuruntulu, vakur, kendini beğenmişlik sanki üst düzeyde… Kasıla kasıla, gerneşe gerneşe, etraftaki diğer efelere karşı üstünlük gösterileri… Alçak dağları ben yarattım, bu dağların kralı benim, en güçlü, en zengin benim der gibi …

Sosyal statü kazanmış edalarla, “Efece” sergilenen, Zeybek oyunu gösterilerinde kendini çok üstün görme motifleri en üst seviyede görülmektedir. Etraftaki değer efelere, zeybek ve kızanlara karşı, küçümser tavırların yoğun hissedildiği bir gösteridir zeybek oyunları. Daire -Halka- biçiminde oyunun sonunda bir araya gelişleri de olmasa; Güçleri birleştirme ve dayanışma kültüründen çok uzak bir yansıma olarak düşünebiliriz. Allah’tan, Zeybek oyunları, “Efeler” oyunu bitirirken, omuz omuza, biraya gelip hep bir ağızdan “Hey” diyerek bir güç gösterisi yapmaktadırlar. Zeybek oyunlarının en çok sevdiğim figürü işte burası. Keşke bu figürleri, toplumsal dayanışma biçimi anlamda, daha sık görebilsek… Benim için bu bir özlem tabi ki. Umarım bir gün gerçekleşir.


TANIŞALIM, ACIPAYAM İÇİN GÜZELLİKLERİ PAYLAŞALIM !...

Biz Egeli’lerde kıskançlık biraz daha mı fazla nedir !... Şahsım adına belirteyim; Ben hiçbir kimseyi kıskanmam. Kendimden başka hiçbir kimseyle yarışım falan da yoktur. Ama çalışmalarını, şahsiyetini örnek aldığım birkaç sanatçı vardır. Bunlardan birisi de “Talip Özkan”dır. Kültür ve Sanatla ilgili bütün hemşehrilerimi, küçük büyük, hepsini, sevgiyle, saygıyla kucaklamak isterim.
Acıpayam Halk Kültürü adına yapılan her yararlı çalışmayı; “Her güzelliği birlikte paylaşalım çoğalsın… Sorunları yine birlikte çözelim azalsın”. Yüz yüze tanışmadığım hemşehrilerimle umarım bir gün, biraya geliriz. Her türlü zorlukları birlikte göğüsleriz. Uzaktan da olsa, çalışmalarını her zaman takdirle izlediğim sanatçı dostlarla görüşmek, tanışmadıklarımla bir araya gelmek, benim için mutlulukların en büyüğü olacaktır.

Acıpayam Halk Müziği ve Oyunlarıyla, daha geniş alanda -Teke Yöresi Halk Kültürüyle ilgili- çalışma yapan, Bilim adamı, Araştırmacı, Uzman ve Sanatçı dostlara, bütün hemşehrilerime sesleniyorum. Elinizde, arşivinizde folklorla ilgili ne kadar eseriniz varsa; Kurulmasını arzu ettiğimiz “Belediye Konservatuarı Arşivi”ne kazandıralım. Hiç değilse, sanatsal anlamda; dayanışma içinde olalım. Şahsım olarak; Halk Kültürüyle ilgili Özel Arşiv ve Kütüphanemde bulunan bütün eserlerimi buraya bağışlamak istiyorum. Acıpayam için böyle bir kampanya başlatabiliriz. Acıpayam halkımıza, çocuklarımıza ve gençlerimize bırakabilceğimiz en değerli miras, yapabileceğimiz en büyük hizmet bu olsa gerektir.

Bugün için öncelikli hedefimiz; Acıpayam halk kültürü ve sanatının zenginliğini, gerçek gücünü ortaya çıkarmaktır. Daha sonra ise; Pamukkale Üniversitemizin bünyesinde, Acıpayam’da bir “Türk Müziği Devlet Konservatuarı”nın biran önce kurulmasını heyecanla, özlemle bekleyeceğiz.
Ancak, ömrümüz buna yeter mi ? Bilemiyorum … Sevgi ve Saygılarımla ...


MANSUR KAYMAK
THM Sanatçısı - Müzik Uzmanı


En son MANSUR tarafından Pts Hzr 25, 2007 8:01 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
SakirErez
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Jan 06, 2007
Mesajlar: 18


MesajTarih: Prş May 24, 2007 7:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Acıpayam'a Belediye Konservatuvarı açılmalıdır.Çünkü zengin bir folklora sahip Acıpam'a ve ona bağlı olarak Girenize bu yakışırr.Böyle bir çalışmaya girecekleri şimdiden kutlarım.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
SONAY
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Sep 29, 2006
Mesajlar: 529


MesajTarih: Prş Hzr 21, 2007 1:53 am    Mesaj konusu: Re: ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUARI AÇILMALI MIDIR ? Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Acıpayamlı'lar "Acıpayam Belediye Konservatuvarı"nın kurulması ile ilgili oylamaya katılalım lütfen ...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
SONAY
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Sep 29, 2006
Mesajlar: 529


MesajTarih: Cmt Hzr 23, 2007 1:02 pm    Mesaj konusu: Acıpaya Belediye Konservatuvarı İçin "Oylama" Alıntıyla Cevap Ver

Acıpayam Belediye Konservatuvarı kuruluşu ile ilgili "Oylama"ya katılmanızı bekliyoruz.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Cmt Hzr 23, 2007 9:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sadece ilçe kültürünü araştırmaya yönelik bir konservatuar kurulmalımıdır sorunsalı aslında gereksiz gibi durmaktadır ilk bakışta.Çünkü il konservatuarı zaten bunları araştırması gereken kuruluştur.Denizli'de de hali hazırda kurulmuş bir konservatuar vardır.Birçok değerli, teknik olarak donanımlı hocaları bünyesinde barındırmaktadır.Diğer illerimizden farklı olarak Denizli kültürü özellikle referans alınacak olan yegane kaynak olan TRT arşivlerinde,Acıpayam ve Özay Gönlüm merkezli olarak bulunmaktadır.Dolayısıyla ben pek gerek görmüyorum.Üstteki yazdıklarımda birkaç yıl içinde bulunduğum Denizli konservatuarında gördüklerim ve THM-TSM ile ciddi ilgilenen biri olarak düşündüklerimdir yanlış anlaşılmasın.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
SONAY
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Sep 29, 2006
Mesajlar: 529


MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 4:15 am    Mesaj konusu: ? Alıntıyla Cevap Ver

8O Denizli Belediye Konservatuarı yeterli mi dediniz?
Çok ilginç! :?

Sürekli Denizli'ye gidip gelmek lazım o zaman...

Ayrıca, Halk kültürürünün merkezi Acıpayam değil mi?
Neden kurulmasın ki burda Belediye konservatuarı?


En son SONAY tarafından Pzr Hzr 24, 2007 10:32 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 4:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sayın Maresaldesaxe !...

Lütfen araştırmalarımızı, yazdıklarımızı ve bu sayfalarda yazacaklarımızı daha iyi okuyun (tekrar tekrar) o zaman daha iyi anlarsınız. Sanırım konuyu, iyi anlayamamışsınız. Sizin görüşünüze saygı duymakla birlikte, konuyu biraz daha ayrıntılı olarak yazmak gerektiğine inanıyorum. Konservatuar duyurusunu okuyunca sadece Acıpayam Halk Kültürünü araştıracak bir kurum olacağını anlamış olabilirsiniz. Acıpayam Belediye Konservatuarı, çalışma alanları ve öğretim kadrosuyla çok kapsamlı bir kültür, sanat ve müzik eğitimi kurumu olacaktır.

Acıpayam Belediye Konservatuarı gerekli değil diyorsunuz. Bence gereklidir; Hem de çok gereklidir. “Denizli Belediye Konservatuarı” var diye başka ilçelerde açılamaz mı ? Ayrıca, Belediye Konservatuarları diploma veren kurumlar değildir. Belli bir yaş grubu için, Devlet Müzik Okullarına hazırlık gibi düşünülebilir.

Belediye Konservatuarları; Çocuklarımızı ve gençlerimizi sosyal etkinliklere yönlendirmek, çalgı eğitimi vermek, halk oyunlarımızı öğretmek, birlikte iş yapabilme becerilerini geliştirmek amacıyla; Halk Eğitimi Merkezi ve Belediye Başkanlığının denetiminde açılan ücretsiz kurslardır. (Bazı kurslarda; Çok cüz’i ücret alınabilir) Ayrıca, yetişkinlerimizin boş zamanlarını değerlendirmesi için sunulan güzel bir fırsattır.

Belediye Konservatuarları; Milli Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliğine uygun, Halk Eğitim Merkezlerinde açılan Kurslar gibi faaliyetlerini sürdürürler. Belirli dönemlerde kursa katılan ve başarılı olan kişilere “Sertifika” verilir.


Acıpayam Belediye Konservatuarı kurulduğunda;
Halk Kültürü alan araştırma çalışmalarının yanısıra,


1. Çeşitli Kurslar (Acıpayam Halk Oyunları Kursu, Bağlama, K.Kemane, Sipsi, Gitar, Keman Kursu vs.)
2. Türk Halk Müziği Çocuk Korosu,
3. Türk Halk Müziği Gençler ve Yetişkinler Korosu,
4. Acıpayam Halk Oyunları Çocuk Topluluğu,
5. Acıpayam Halk Oyunları Yetiştinler Topluluğu,
6. Türk El Sanatları Araştırmaları, Kurs ve Sergi Çalışmaları, Maddi Kültür (Etnografya) Müzesi,
7. Egeli Halk Ozanları Topluluğu kurulacak,
8. Halk Tiyatrosu Topluluğu oluşturulacaktır.
9. Yapılan araştırma ve derlemeler; Kitap, Dergi ve Gezetelerde yayınlanacaktır.

Acıpayam Halk Oyunlarını; Ordan burdan öğrenen, yöre oyun figürlerini doğru dürüst bilmeyen, iki elini havaya kaldırdığı zaman, oyun oynadığını zanneden hocalarla (öğreticilerle) değil; Acıpayam yöresinin Halk Müziğini ve Halk Oyunlarını çok iyi bilen, araştırma yapan ve yöreden yetişen gerçek efeler, öğretmenler ve uzmanlar öğretecektir.

Konservatuarda yetiştirilen çocuk ve gençlerden oluşturulan söz konusu Korolar ve Topluluklar ile Acıpayam Yöresi Türk Halk Müziği ve Oyunlarımız Yurt içinde ve dışında gerçek biçimiyle, en güzel ve en doğru şekliyle tanıtılacak, yozlaştırılmadan sunulacak, çeşitli konser ve gösteriler yapılacaktır.

Türk Halk Müziği ile veya TSM ile ciddi olarak ilgilendiğinizden söz ediyorsunuz. Ancak, Acıpayam deyince sadece Özay Gönlüm akla gelmez. Özay ağabey çok değerli çalışmalar yapmış bir sanatçımız idi. Hem kendisi tanındı, hem de Acıpayam şivesiyle türkülerimizi, kültürümüzü dünyaya tanıttı. (Allah rahmet eylesin).

Bugün; Acıpayam'dan yetişen onlar'ca Ses ve Saz Sanatçısı, TRT Kurumu ve Kültür Bakanlığı Devlet THM Korolarında görev yapmakta ve yöremizin kültürünü tanıtmaktadırlar. Bizim yöre o kadar zengindir ki, daha nice değerli sanatçılar Özay Gönlüm'ler, Talip Özkan'lar yetişecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Yeter ki, çocuklarımızın, gençlerimizin önü açılsın, ellerinden tutulsun. Daha açıkcası; sahip çıkılsın, desteklensin...

"Acıpayam Belediye Konservatuarı" kurulursa; öğretim kadrosu bizler gibi kendini sanat ve kültüre adayan başta sevgili ağabeyimiz TRT Sanatçısı Talip Özkan olmak üzere; TRT Sanatçıları, Şinasi Uslu, Halil Yüreğilli, Ulaş Kurtuluş Ünlü vb. gibi değerli sanatçıların desteği ile oluşturulacak THM Koroları ve Halk Topluluklarının çalışmaları; Onların desteği ile yürütülecektir. Konservatuar’ın kurulmasıyla birlikte; Halk Müziği ve Oyunları çalışmalarının yanısıra; geleneksel kültür değerlerimiz bilimsel yöntemlerle araştırılacak, derlenecek, değerlendirilecek ve arşivlenecektir.

“Denizli Belediye Konservatuarı”na kardeş bir kurum olarak, “Acıpayam Belediye Konservatuarı” neden olmasın ? Denizli Belediye Konservatuarı; Zamanın Belediye Başkanı Sayın Ziya Tıkıroğlu tarafından kurulan köklü bir Kültür, Sanat ve Müzik yuvasıdır. Binlerce çocuk, genç ve yetişkine müzik eğitimi verilmektedir. Yıllardır başarılı çalışmalarıyla Denizli bölgesini dünyaya tanıtmaktadır. Her yıl, geleneksel olarak “Uluslar arası Halk Oyunları Festivalleri” düzenleyerek bu alandaki başarısını da kanıtlamıştır. Eğer, Acıpayam Belediye Konservatuarı kurulacak olursa “Denizli Belediye Konservatuarına her zaman destek verecektir.

Acıpayam ve çevresinden yetişen; TRT Kurumu’nda uzun yıllar Ses ve Saz sanatçısı olarak görev yapmış ve halen çalışmakta olan birçok değerli sanatçımız vardır. Ülkemiz dışında yaşayan bazı ünlü sanatçılarımız ile yurdumuzun birçok yöresinde müzik ve geleneksel kültürümüzle ilgili etkin çalışmalar yapan, Üniversitelerimizin ilgili birimlerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Korolarında görevli olan, üstün bilgi, kültür ve sanatsal donanıma sahip sanatçı dostlarımızın, büyüklerimizin birikiminden, sanatsal gücünden, deneyimlerinden yararlanmak gerekmektedir.

Değerli Belediye Başkanımız Sayın Sefer Demir’in, Acıpayam Kültür ve Sanatı adına, çok önemli bir misyonu üstleneceğine ve bunu gerçekleştireceğine inanıyoruz.

Bizler, kendisine ve yönetimine her zaman, her türlü katkıya, özverili çalışmaya hazır olduğumuzu bildirmek isteriz.


TRT KURUMUNDA (ÇALIŞAN/EMEKLİ) ACIPAYAM’LI SANATÇILAR :
(THM Ses ve Saz Sanatçıları – Mahalli Sanatçılar)


1. Talip Özkan (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Koro Şefi - Acıpayam)
2. Şinasi Uslu (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Mahalli Sanatçı - Acıpayam)
3. Halil Yüreğilli (THM Saz Sanatçısı - Acıpayam)
4. Bayram Kuzu (THM Ses Sanatçısı - Mahalli Sanatçı - K.işi - Alaattin Ksb)
5. Mansur Kaymak (THM Uzmanı - Mahalli Sanatçı - Kaynak Kişi - Alaattin)
6. Celal Vural (THM Saz Sanatçısı - Devlet Korosu Şefi - Alaattin Kasabası)
7. Hakan Akmaz (THM Sanatçısı - Acıpayam - Gümüş Köyü)
8. Ulaş Kurtuluş Ünlü (THM Sanatçısı - Acıpayam)
9. Hüseyin Kök (THM Mahalli Sanatçı - Mahalli Sanatçı - K.Kişi - Acıpayam)
10. Süleyman Uğur (THM Mahalli Sanatçı - Mahalli S.- K. Kişi - Gümüş K)
11. Ali Aran (Aşık Ali - THM Halk Ozanı - Acıpayam - Kaynak Kişi -Yeniköy)
12. Nihat Sönmez (Ozan Nihat - THM Halk Ozanı - Acıpayam - Gölcük)
13. Bahattin Karnak (THM Mahalli Sanatçı - Acıpayam - Gölcük Kasabası)
14. Hasan Hüseyin Kural (THM Mahalli Sanatçı - Kaynak Kişi - Acıpayam)
15. Kadriye Kaymak (THM Mahalli Sanatçı - K.Kişi - Acıpayam - Alaattin


TRT KURUMUNDA THM KAYNAK KİŞİLER :
(Kendisinden Türkü / Halk Ezgisi Derlenen Kişiler)


1. Ahmet Yamacı (THM Kaynak Kişi - Burdur - Tefenni)
2. Talip Özkan (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
3. Şinasi Uslu (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
4. Bayram Kuzu (THM Kaynak Kişi - Alaattin Kasabası)
5. Mansur Kaymak (THM Kaynak Kişi - Acıpayam – Alaattin Kasabası)
6. Mehmet Yılmaz (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Kırca Köyü)
7. Halit Güler (THM Kaynak - Acıpayam - Kırca Köyü)
8. Burhan Acımaz (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Alaattin Kasabası)
9. Veli Acımaz (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Alaattin Kasabası)
10. Kadriye Kaymak (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Alaattin Kasabası)
11. Hüseyin Gezer (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Alaattin Kasabası)
12. Hasan Aydoğdu (Cıngı Hasan) (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
13. İbrahim Usta (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
14. İsmet Kural (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
15. İsmet Soyluer (THM Kaynak Kişi - Acıpayam)
16. Osman Acar (Paşa Osman) (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Kelekçi)
17. Hüseyin Aktekin (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Dedebağı)
18. Habip Orcun (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Dedebağı)
19. İbrahim Abay (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Çiftlik)
20. Abdurrahman Güney (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Gölcük)
21. Halil İbrahim Koç (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Olukbaşı)
22. Mehmet Aysel (THM Kaynak Kişi - Acıpayam - Benlik)


ACIPAYAM’LI DİĞER THM KAYNAK KİŞİLER / SANATÇILAR :
(Türküsü / Halk Ezgisi, TRT Kurumu THM Rep. Henüz Alınmayan)


1. Mehmet Hüsünbeyi (THM Kaynak Kişi -Mahalli Sanatçı -Acıpayam)
2. Çetin Hüsünbeyi (THM Kaynak Kişi - Mahalli Sanatçı - Acıpayam)
3. Ramazan Ünay (THM Kaynak Kişi - Mahalli Sanatçı - Acıpayam - Gölcük)
4. Mehmet Söyleyici (THM Kaynak Kişi - Mahalli Sanatçı - Akalan)
5. Enver Gürsu (THM Kaynak Kişi - Mahalli Sanatçı - Alaattin)
6. Şerif Tutkopar (THM Kaynak Kişi - Mahalli Sanatçı - Akalan)
7. Kadir Kaymak (THM Kaynak Kişi - Müzik Öğretmeni-Acıpayam -Alaattin)
8. Mehmet Maden (THM Kaynak Kişi - Dedebağı Kasabası)
9. Burhan İçkin (THM Kabak Kemane ve Üçtelli Usta İcracısı)
10. Mehmet Şakır (THM Kaynak Kişi - Hisar)


ACIPAYAM TÜRKÜLERİNİ / HALK EZGİLERİNİ DERLEYENLER :

1. Muzaffer Sarısözen (TRT Yurttan Sesler Korolarının Kurucusu)
2. Ahmet Yamacı (TRT İstanbul Radyosu Yurttan Sesler Korosu Şefi)
3. Mustafa Hoşsu (TRT İzmir Radyosu Yurttan Sesler Korosu Şefi)
4. Nida Tüfekçi (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
5. Talip Özkan (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
6. Özay Gönlüm (THM Ses ve Saz Sanatçısı)
7. Durmuş Yazıcıoğlu (THM Ses Sanatçısı - Koro Şefi)
8. İsmet Akyol (THM Ses Sanatçısı)
9. Hamdi Özbay (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
10. Salih Urhan (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
11. Nihat Kaya (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
12. Şinasi Uslu (THM Saz Sanatçısı - Mahalli Sanatçı)
13. Halil Yüreğilli (THM Saz Sanatçısı)
14. Mansur Kaymak (THM Uzmanı - Mahalli Sanatçı)
15. Celal Vural (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
16. TRT Müzik Dai. Bşk. - TRT Ankara Radyosu
17. TRT İstanbul Radyosu - TRT İzmir Radyosu


ACIPAYAM TÜRKÜLERİNİ / HALK EZGİLERİNİ NOTALAYANLAR :

1. Muzaffer Sarısözen (TRT Yurttan Sesler Korolarının Kurucusu)
2. Ahmet Yamacı (TRT İstanbul Radyosu Yurttan Sesler Korosu Şefi)
3. Mustafa Hoşsu (TRT İzmir Radyosu Yurttan Sesler Korosu Şefi)
4. Nida Tüfekçi (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
5. Talip Özkan (THM Ses ve Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
6. Özay Gönlüm (THM Ses ve Saz Sanatçısı)
7. Durmuş Yazıcıoğlu (THM Ses Sanatçısı - Koro Şefi)
8. İsmet Akyol (THM Ses Sanatçısı)
9. Hamdi Özbay (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
10. Salih Urhan (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
11. Nihat Kaya (THM Saz Sanatçısı - Koro Şefi)
12. Sadettin Gürhan (THM Saz Sanatçısı)
13. Halil Yüreğilli (THM Saz Sanatçısı)
14. Mansur Kaymak (THM Uzmanı - Mahalli Sanatçı)


En son MANSUR tarafından Pzr Hzr 24, 2007 1:00 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 10:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İlk yazdığınız metinde bilgi alınabilecek bir durum yoktu.Müzik öğretmenlerinin atanamamasından,gençliğin popüler kültürle yetişme tarzından,Ege,Denizli,Acıpayam...vs gibi yöre insanlarının kaynaşamama durumlarından bahsedilmiş asıl konu olan Acıpayam'a konservatuar açılması durumu hakkında çok göze batan bir değerlendirme yapılmamış.İkinci yazınız daha doyurucu ve açık olmakla birlikte böyle bir konservatuar kurulumu yapılacaksa -ki hala "çok" gerekli görmüyorum- bunu okullar ve halk eğitim merkezleri ittifakı ile yapılması çok daha uygun olacaktır.Çünkü sizinde belirttiğiniz üzere okullar ve halk eğitim merkezleri ile müşterek açılan kurslarda çok sayıda insanımızın katılma oranı,diğer açılan kurslara katılımın çok az ya da hiç olmaması durumuna göre tercih sebebi olmalıdır.Ayrıca Acıpayam deyince sadece Özay Gönlüm'ün akla geldiğinden ya da salt Özay Gönlüm odaklı bir yapı olduğundan değil,Denizli kültürünün Acıpayam merkezli,Acıpayam'ın da Özay Gönlüm merkezli bir durum olduğundan bahsettim.Bu Denizli'nin Acıpayam'dan,Acıpayam'ın da Özay Gönlüm'den ibaret olduğu anlamına gelmemekle beraber arşivleme,derleme,notaya alma gibi konularda çalışan daha genel bir ifade ile THM ve kültürümüz için en küçük emeği olan tüm hocalara minneti başta şahsınız olmak üzere bir borç bilirim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Pts Hzr 25, 2007 9:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Dostum MUKO,

"Acıpayam Belediye Konservatuarı" kuruluşuyla ilgili görüşlerimizi destekleyen zat-ı alinize ve herkese teşekkürler ...
Ancak, Sitemizin Üyelerine sanırım ulaşamıyoruz. Dikkatlerini çekemiyoruz. ilgilenen, "Oylama"ya katılan fazla yok gibi. Şu ana kadar 171 kişi açıklamalarımızı görüntülemiş veya okumuş, 11 kişi "Oy" kullanmış, 9 kişi "Acıpayam Belediye Konservatuarı" açılmalıdır, 2 kişi ise "Açılmasına gerek yoktur" şeklinde görüşlerini belirtmiştir. Oylamaya katılanlara çok teşekkür ediyoruz.

Türkiye'de Musiki Cemiyetleri, Kültür Sanat Kurumları, devletimizden hiçbir bir destek görmediği için çok sıkıntılar yaşamakta, zor zar ayakta durmaktadırlar. Sadece, "Kamu yarına hizmet veren dernekler statüsü"ne kavuşmuş olan dernekler, devletimiz tarafından maddi anlamda desteklenmektedir. Halkımız, bu durumu tabii ki bilmiyor ve bütün derneklere devletin para yardımı yaptığını düşünüyor. Açılan kursların ücretsiz olmasını istiyor. Kültür-Kur derneğimizde haftada 2 saat "Bağlama Dersi" veriyoruz. Karşılığında 2,5 + 2,5 = 5 YTL ücreti alamıyoruz. 4 öğrenci ile de bu iş yürümüyor.

Birçok derneğin karşılaştığı zorluklar gibi; "Kültü-Kur" Halk Kültürü Araştırma ve Eğitim Kurumu / Derneğimizde aynı şekilde kiramızı, elektrik ve su giderlerimizi dahi karşılamakta zorlanıyoruz. Halkımızın ekonomik durumu kötü. Onun için ayda 1 YTL olan Üye aidatlarını bile veremiyor. Çok komik, ama gerçek...

Kültürsever halkımızın maddi-manevi katkısını bekliyoruz. Durum böyle devam ederse 1997 yılında, bir grup kültürsever ve sanatçı dostumuzla kurduğumuz derneğimizi ne yazık ki, kapatmak zorunda kalacağız.
Bu vesile ile derneğimizin adresini veriyoruz ve kültürsever dostları kahvemizi içmeye davet ediyoruz.


Acıpayam. Com Kurucumuz Sayın Mustafa Ünal ve Sayın Emin Okkaya beyefendiler, kahvemizi içmeye gelmediler. Hala kendilerini bekliyoruz. (Adresimiz; Çarşı Caddesi, No; 10, Kat: 1, Acıpayam Kaymakamlığı yakınında - Tel: 0542 380 18 80)

Ücretsiz açtığımız okul kurslarında ise; ilgi çok fazla "Acıpayam Cumhuriyet İlköğretim Okulu"nda Halk Eğitim Merkezimiz ücretsiz olarak “Bağlama Kursu” açtı ve büyük ilgi gördü. Elliden fazla öğrencimiz kursa katıldı. Çocuklarımızı iki grup yaparak haftanın dört günü öğleden sonra; Sonay Kaymak ile birlikte çalıştırdık. Çocuklarımız 4 ayda, 20'ye yakın türküyü çalmasını öğrendi.

Kurs sonunda "Acıpayam Belediyesi Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi"nde iki ayrı gün konser verdik. Halkımızın büyük ilgisini gören konserimizde çocuklarımız ayakta alkışlandı. Bundan güzel daha ne olabilir ki....

Belediye Konservatuarı kuruluşu ile ilgili Yönetmelik ve Ön araştırma raporu tarafımdan hazırlanarak Acıpayam Belediye Başkanlığına, resmen 11 Haziran 2007 tarihinde sunuldu. Belediye Başkanımız Sayın Sefer Demir, Yönetmeliği ve Raporu inceledikten sonra Acıpayam Belediye Meclisi'nde görüşülmek üzere sunucaklar.

Sonucu merakla beklemekteyiz. Açılma olasılığını yüksek görüyoruz. Umarım ki, kültür ve sanata duyarlı halkımızın temsilcileri, Belediye Encümen üyelerimiz, "Konservatuar'ın önemini çok iyi anlayıp olumlu oy verirler. Biran önce "Acıpayam Belediye Konservatuarı" kurulur.

Bizi destekleyen herkese teşekkürler, sevgi ve saygılar....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Pts Hzr 25, 2007 10:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Forumlar bölümünün "serbest köşe" kısmını daha çok sayıda insan takip etmektedir.Orada duyurursanız daha çok insan haberdar olabilir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Cmt Hzr 30, 2007 10:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ACIPAYAM’DA YAPILAN BAZI MÜZİK-EĞLENCE ETKİNLİKLERİ :

Geleneksel kültür ve sanatımızın önemli dallarından biri olan Türk Halk Müziği ilk başta olmak üzere; Acıpayam’da, Türk Halk Oyunları, Türk Sanat Müziği, Türk El Sanatları, Halk Tiyatrosu, Resim, Çalgı Eğitimi Kursu ve Sportif alanlarda halkımıza eğitim verilmesi, özellikle çocuk ve gençlerimizin bu alanda yetiştirilmesi gerekmektedir. Böylece; Kültürümüzden uzaklaşmalarının önüne geçilmesi için, en uygun fırsat yaratılmış olacaktır. Sürekli olarak önemini vurgulamaya çalıştığımız; Belediye Konservatuarı’nda özellikle ve öncelikle; Türk Halk Müziği ve Oyunlarıyla ilgili her türlü çalışmanın yapılması, halkımıza çeşitli kursların verilmesi gelmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda Acıpayam’da, “Yöresel Müzik Yarışması” adıyla yöresellikten uzak, sadece eğlence amaçlı “Konser ve Şenlik” benzeri bir organizasyon yapılmıştır. Müzik yarışmaları, eğlence unsurunu taşımasının yanında, bilimsel temele dayalı, eğiticilik ve öğreticilik görevi de olmalıdır. Halkımıza, bir şeyler kazandıran, yöre sanatçılarının üretkenliklerini arttıran; Kültürel, sosyal ve sanatsal anlamda çocuk ve gençlerimize sahip çıkan bir yaklaşımla; Kültür, Sanat ve Müzik etkinlikleri, yapılmalıdır. Bu türlü etkinlikler için ise, ciddi organizasyonlar gerekir. Yarışma ve vb. etkinlikler sonucunda; Çocuk ve gençlerin, ayrıca yetişkinlerin ilgilerini belirli bir yöne çekilebilmesi, ellerine rulo halinde tutuşturulan kağıda basılmış, kuru “Teşekkür ve katılım” belgeleriyle mümkün değildir.

Yarışma sonucunda, birçok kişiyi başarılı ilan etmek o an için belki katılanları mutlu edebilir, ancak burada sonuç önemlidir. Yarışma sonucunda, birçok kişiyi belli kategorilerde “Birinci”, “İkinci”, “Üçüncü” diye sıralamak yetmez. Gerçekten, halkımız arasında, yöre Halk Müziğine, yöre Halk çalgılarına karşı ilgiyi arttırmak, yöre müziklerini icra eden “Yerel Sanatçıları” teşvik etmek, yüreklendirmek, motivasyonu arttırmak istiyorsak; kuru bir teşekkürle uğurlamamak gerekir.

Bu türlü organizasyonları gerçekleştiren Komite; Başarılı olanlara; TRT Kurumu Stüdyolarında program yaptırdılar mı ? Özel Müzik yapımcıları ile görüşüp, demo kayıtlarını dinlettiler mi ? “Müzik Albümü - CD”si yaptırdılar mı ?, Yerel TV’lerde bir kereye mahsus yapılan haber amaçlı programlarda yer almakla katılanları tatmin olduğunu düşünmüyorum. Sözde “Yarışma” adıyla yapılan etkinlik için yol parası dahi bulamayan nice değerli yerel sanatçıları biliyorum, bu kişiler etkinliğe katılamadılar. Katılanlardan bazılarının ise, köylerine-evlerine dönecek yol paraları bile yoktu. Sonucu alınmayan böyle organizasyonların yararından çok zararı vardır. İleri de yapılacak, daha ciddi organizasyonlara ancak, “Kötü Örnek” olarak anımsanır.

Kurulacak Konservatuar’ın çalışma alanlarından en önemlisi, yöre Halk Müziği ve Oyunlarımıza ilgi duyan genç neslimizi, özellikle çocuk ve gençlerimizi bir araya getirip, geleneksel kültür değerlerimizi tanımalarını doğru bir şekilde öğrenmelerini ve sahip çıkmalarını sağlamaktır. Bu sahiplenme; kültür ve sanatımızı özellikle Halk türkülerimizi ve Halk oyunlarımızı, aslını koruyarak çalıp söylemek, icra etmekle olur. "Acıpayam Belediye Konservatuvarı" kurulduğunda; Çocuk ve gençlerimizin yeteneklerini pekiştirmelerine imkan verilecektir.

Böylece, çocuklarımız ve gençlerimiz; Günümüzde giderek yaygınlaşan İnternet ortamı ve kitle iletişim araçlarının olumsuz etkilerinden korunacak, birlikte iş yapabilme becerilerini geliştirmeleri için ortam yaratılacaktır. Ayrıca; Çocukluğunda ve gençliğinde yeteneklerini sergileyebilecek bir ortam bulamayan yetişkinler için, iş ve meslek dışı boş zamanlarını değerlendirmeleri sağlanacaktır.

Belediye Konservatuarında ilk iş; Türk Halk Müziği Çocuk, Gençlik ve Yetişkinler Koroları kurulmalı, Türk Halk Oyunları Topluluklarının oluşturulmalı; Belli bir amaca hizmet eden “Yarışma ve Şenlikler” düzenlenmelidir. Kurulacak Belediye Konservatuarı amacına uygun yapılacak yarışmayı, her yıl geleneksel olarak sürdürmeli, konservatuara öğrenci seçmelerini, bu şekilde gerçekleştirmelidir. Kurslar sonucunda her yıl yapılacak seçmelerde Bir sonraki yılın öğrencileri tespit edilmeli ve korolar oluşturulmalıdır.

Her çalışma yılı sonunda çok başarılı olan kursiyerler için;Ulusal TV.Kanallarında yer alabilmeleri için girişimlerde bulunulmalı,ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtabilecek organizasyonlar yapmalıdır.Bu işin uzmanları tarafından doğru bir eğitim-öğretim verilerek çalıştırılan korolar ve topluluklar ile yılda en az bir kere; Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Programlarına katılmak, “Acıpayam Belediye Konservatuarı Türk Halk Müziği Koroları ve Oyun Toplulukları” adıyla, TRT dışındaki TV. ve Radyolarda konser ve gösteriler yapmak çalışmalara olan ilgiyi arttıracak; Böylece, Acıpayam için çok önemli bir tanıtım hizmeti gerçekleştirilmiş olacaktır.

“Acıpayam Belediye Konservatuvarı”nın kurulmasıyla birlikte; Önce ilçe merkezimize en uzak köylerimizden başlamak üzere, geleneksel kültür değerlerimiz bilimsel yöntemlerle araştırılmalı, derlenmeli, en doğru biçimiyle gelecek nesillere, aktarılmalı ve arşivlenmelidir.

Acıpayam ve çevresinden yetişen; TRT Kurumu’nda uzun yıllar Ses ve Saz sanatçısı olarak görev yapmış ve halen çalışmakta olan birçok değerli sanatçımız vardır. Ülkemiz dışında yaşayan bazı ünlü sanatçılarımız ile yurdumuzun birçok yöresinde müzik ve geleneksel kültürümüzle ilgili etkin çalışmalar yapan, Üniversitelerimizin ilgili birimlerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Korolarında görevli olan, üstün bilgi, kültür ve sanatsal donanıma sahip sanatçı dostlarımızın, büyüklerimizin birikiminden, sanatsal gücünden, deneyimlerinden yararlanmak gerekmektedir.

Yöremizden çıkıp Anadolu’nun dört bir yanında, çeşitli kamu kuruluşlarında ve eğitim öğretim kurumlarında görev yapan bilim adamlarımızın; Acıpayam’la ilgili çalışmalarını ortaya koymaları için, zemin hazırlanmalıdır. Bununla ilgili zaman zaman “Bilimsel Kongre, Sempozyum ve Seminerler” düzenlemek gerekir. Acıpayam ve ülkemiz dışında yaşamını sürdüren; Halk Bilimi Araştırmacısı, Halk Bilimi Uzmanı, Sanatçı ve Bilim adamlarımızı, halkımızla sık sık buluşturmalı; Kısa aralıklarla da olsa, ilçemize davet edilip Konservatuarda, Konser, Konferans ve Gösteri yapmaları sağlanmalı, ayrıca misafir öğretmen olarak da görev verilmelidir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mrzeren
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Jul 13, 2005
Mesajlar: 114


MesajTarih: Pzr Tem 01, 2007 6:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Acıpayam'a bir konservatuvar açılması, tartışma götürmeyecek kadar güzel ve faydalı bir girişim olur. Bu uzun vadede Acıpayamlı gençlerin yeteneklerini değerlendirmelerini sağlar. Eskiden düğün sanatçıları hep dışarıdan getirilirken, özellikle son yıllarda kendi ilçemizden yetişen gençler güzel örnekler sergilemektedirler. Bu da ilçemizde aslında çok sayıda yetenekli genç olduğunu göstermektedir.

Hem şu an ilçemizde Mansur KAYMAK gibi değerli bir usta varken, niye bu avantajımızı sonuna kadar kullanmayalım. Bu girişim aynı zamanda Acıpayam'ı bir cazibe merkezi yapabilir. Çünkü çevre ilçelerin hiçbirinde böyle bir merkez yok. Ticari anlamda bir merkez olamadık, hiç olmazsa hocamız burdayken sanatı deneyelim ve destekleyelim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Pts Tem 02, 2007 2:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Dostum Mrzeren ! ...

Sizlere çok ihtiyacımız var. Bizleri, onurlandıran, destekleyen, yüreklendiren, güç veren, çalışma azmimizi daha da körükyeyen, içten, samimi düşünce ve duygularınız için çok çok teşekkürler...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Tem 02, 2007 11:05 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mansur bey kardeşim,çalışmalarınızı anlatan yazınızı okudum çok duygulandım.Gercekten tebrik ederim.İnşaallah hedefe ulaşırsınız,bizimde gönlümüzde yatan böyle bir kuruluşun memleketimizde olmasıdır.Verdiğiniz öneri inşaallah,Belediye Meclisinde kabul görürse bir kültür sevdalısı olarak mutlu oluruz.Senin gibi değerli bir kardeşimizin bu işlerle uğraşmasından gönül vermesinden dolayı da gurur duyuyorum.
Bende sanatsal işlerle çok uğraştım.
Diyeceksinizki; bu kadar uğraştınız ne kazandınız?
Maddi olarak hiç bir şey.yüzlerce öğrencim şu anda Türkiye'nin dört bir yanında Sağlık Kurumlarında çalışıyorlar,içlerinde Avukat olan doktor olan Müdür olan bir çok insan var.Ama hiç biri boş gezenin boş kalfası değil.Onlardan aldığım gurur bana yetip artıyor,yeniden işe başlasam emekli olana kadar yine aynı işlerle canla başla uğraşırım.Sanat ile uğaşmak demek insanın yaratandan emaneti olan canla,ruhla uğraşmaktır.Onu nasıl işlerseniz,aşikarda o çıkar.

Adresinizi aldım,Acıpayama geldiğimde uğrayacam.
Sevgiyle kalın.

(msn adresim çalındığı için,üyelikten çıkmak zorunda kaldım,sistem tarafından otomatik olarak yazdıklarım silindi,yeniden üye oldum sizlerle görüşmeye devam)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 3:03 am    Mesaj konusu: TALİP ÖZKAN AĞABEYİMİZİ ACIPAYAM'DA GÖRMEK İSTİYORUZ Alıntıyla Cevap Ver

TALİP ÖZKAN KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİNİN AÇILIŞI :

Acıpayam’da bizim öğrencilik yıllarımızda (1960-70’li yıllarda) iyi kötü bir Sinema Salonumuz vardı, ancak buradaki Belediye binası içinde bulunan, “Sinema Salonu” muz, binanın yenilenmesi amacıyla yıkılmasından sonra; Halkımız Sinema, Tiyatro ve Konser vb. Kültür - Sanat etkinliklerinin izlenebileceği bir fiziki mekandan yoksun kalmıştır.

Eski Belediye Binasının bulunduğu yerde; Yapımına 2003 tarihinde başlanan ve 2006 yılı sonunda bitirilen Belediye Çarşısına; İçerisinde -Zemin ve bodrum katında- bulunan Havuz nedeniyle olsa gerek; “Havuzlu Çarşı” adı verildi. Mimari planını, Sayın Sefer Demir’in bizzat hazırladığı Acıpayam’ın “Havuzlu Çarşısı”nda 40 İşyeri bulunmaktadır. En üst kattaki Konser Konferans veya çeşitli etikliklerin yapılacağı salonun dışında, 2 Kafeterya yeri ayrılmıştır.

Kafeterya için ayrılan bu alanlardan birisini; açılmasını önerdiğimiz “Acıpayam Belediye Konservatuarı” için çok uygun bir fiziki mekan olarak düşünmekteyiz. Çarşıdaki işyerlerinin büyük bir kısmı halkımıza satılarak güzel bir İş Merkezi haline getirildi. En üst katın yarısı ise; Kültür ve Sanat hareketlerine ayrılarak çok güzel bir konser ve konferans salonu yaptırıldı. Bu muhteşem salona, “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi” adı verildi.


TALİP ÖZKAN KİMDİR ?

Talip Özkan 1938 yılında Denizli’nin Acıpayam ilçesinde doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Acıpayam’da, Lise öğrenimini Denizli’de tamamladı. 1960’lı yılların gençleri olarak; Başta Şinasi Uslu, Bayram Kuzu ağabeylerim olmak üzere, bizlere ışık tutan, yön veren ve ardından sürükleyen Talip Özkan; Acıpayam Türk Halk Kültürüne, Halk Müziğine gönlünü, kalbini, tüm yaşamını veren, dünyaca ünlü THM Ses ve Saz Sanatçımızdan, Bilim Adamlarımızdan biridir….

Acıpayam Kültür ve Sanatına, Türk Halk Müziğine çok önemli hizmetleri oldu. Uzun yıllar; TRT Ankara, İstanbul ve İzmir Radyo ve Televizyonlarında çalıştı, THM Saz Sanatçısı, Ses Sanatçısı ve Koro Şefi olarak çok önemli görevlerde bulundu. Özellikle yöre türkülerimizden, “Ağır Zeybek Havalarını”, “Gurbet Havalarını”, “Avşar Beyleri Havalarını”,“Ümmügız Havalarını” ve “Teke Havaları”nı, TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kazandırdı.

“Talip Özkan” adını; Bırakalım, Salonlara, Sokaklara Caddelere, Parklara verilmesine; Dağlara taşlara bile sığmayacak kadar büyük bir değerdir. Sadece Acıpayam’ın değil; Denizli’nin, hatta Ege’nin en güzel mekanlarına adı verilmesi gereken bir kişiliktir. Kısa adı “Kültür-Kur” Halk Kültürü Araştırma ve Eğitim Kurumu/Derneği Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte önce, Kaymakamımız Sayın Numan Hatipoğlu’nu, sonra, Belediye Başkanımız Sayın Sefer Demir’e yaptığımız bir ziyarette, kendilerine şunu arz etmiştik;

“Acıpayam’da yaşayan hemşehrilerimiz için, çok önemli bir kültür sanat yapısının “Konser ve Konferans Salonu”nun adının; “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi” olması dileğimizi iletmiş, bu sanat yapısına; O’nun adına yakışır bulduğumuzu belirtmiştik. Sevinçle belirteyim ki; dileğimiz yerine getirildi. Acıpayam’da son yıllarda yapılan ve bugün için en güzel ve tek sanatsal yapısı olan, “Havuzlu Çarşı”nın en üst katındaki Konser Salonuna, Talip Özkan’ın adının verilmiş olması; halkımızı ve bizleri sonsuz derece mutlu etmiştir.

Bunun için; Belediye Başkanımız Sayın Sefer Demir’e binlerce kez teşekkürler. Böylece, sayelerinde; Acıpayam “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi”ne kavuşmuş oldu. Acıpayam’da; bundan böyle, Halk Kültürü Araştırma ve Derleme çalışmaları ile Kültürel ve Sanatsal olayların oldukça yoğun yaşanacağına, salonun hiç boş kalmayacağına inanmaktayız. Çünkü, Acıpayam halkımız, yıllardır özlemini duyduğu böyle bir muhteşem yapıya sonunda kavuşmuş oldu. Belediye Başkanlığımız tarafından, halkın hizmetine sunulan, geleceğin bu tarihi eserine “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi” adını veren; Böylece, “Kadirbilirlik” örneği sergileyen başta, Acıpayam Belediye Başkanımız Sayın Sefer Demir olmak üzere; Belediye Encümen Üyelerine, emeği geçen herkese, ayrı ayrı teşekkür borcumuz vardır. Halkımız adına, kendilerini içten duygularla kutluyor ve teşekkür ediyoruz….

Talip Özkan’ın bu konularla yakın zamanda hiç haberi olmadı, ta ki, açılışın yapılacağı günlere bir hafta kalıncaya kadar. 2006 yılının bitmesine bir hafta vardı ki, günlerden bir gün; Önce, Talip ağabeyimin İzmir’de oturan saygıdeğer eşi Birsen hanıma telefon açtım ve durumu ilettim. Talip ağabeyimle ile görüşmek, müjde vermek isteğimi belirttim. Birsen abla çok mutlu oldu ve Talip Özkan’ın Fransa’da olduğunu söyledi ve telefonla görüşebileceğimizi ifade etti.

Ben de zaten Talip ağabeyimin sesini de çok özlediğimi, telefonla da olsa, bir süre özlem giderebileceğimi ve müjdeyi kendisine verebileceğimi düşündüğümü söyledim, böylece telefon görüşmemizi noktaladık. Özkan Ailesini, Acıpayam’da misafir etmekle çok mutlu olacağımızı ifade ettiğimde ise; “Memnuniyetle ziyaret edeceklerini” belirttiler ve halkımıza teşekkür ettiler.

Talip ağabeyimi hemen aradım ve adının “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi”olarak Acıpayam’da yaşatılmak istendiğini söylediğimde; Buruk bir sevinç ifadesiyle; Bu inceliği, Nezaketi düşünen, şahsıma karşı ilgi gösteren herkese, dernek yönetiminize, çok özlediğim dostlarıma ve saygıdeğer halkımıza, adımın yaşatılması için önerinizi hiç tereddütsüz kabul eden ve Belediye Encümen kararını alan Sayın Sefer Demir’e içten teşekkürlerimi iletirim” demiştir.

“Adının verildiği konser salonunda, yakın zamanda Acıpayam halkımıza bir konser verebilir misin ?” diye kendisine sorduğumda; “Davetiniz için çok teşekkür ederim, ne demek, seve seve gelirim, yalnız bugünlerde sağlık nedeniyle Türkiye’ye gelmem biraz zor gibi, 2007 yılı Ağustos, Eylül aylarında neden olmasın, dostlarımla, arkadaşlarımla, sizlerle özlem gideririz. Konser de veririz.” demiştir. Bir süre daha telefonda sohbet ettikten sonra vedalaştık. Ne kadar çok mutlu olduğunu, konuşma sesinden anlamıştım. Acıpayamlı hemşehrilerine selam ve sevgilerini iletmemi istedi, ben de selam ve sevgilerini hemen sizlere iletiyorum dostlar …


TALİP ÖZKAN’A ÇOK İHTİYACIMIZ VAR

Burada özellikle vurgulamak istediğim konu şudur; Sanata, Sanatçıya önem veren, saygı duyan Acıpayamlı sevgili dostlara seslenmek istiyorum. Birkaç sözcükle ifadesini bulan “Marifet iltifata tabidir.” deyimi çok şeyleri anlatır. Ayrıca, “Kültür ve Sanat ilgi görmediği yerden uzaklaşır” diye bir söz biliriz. Sanat ve Sanatçıya gereken değer verilmezse, Sanat da, Sanatçı da bulunduğu ortamdan uzaklaşır. Sanatçılar çok hassastır, duygusaldır, biraz da alıngan olurlar. Değerli Sanatçı Talip Özkan’ın; TRT Kurumunda çalıştığı yıllarda arkadaşlarından, yetkililerden ve hemşehrilerinden gereken ilgiyi göremediğini düşünüyorum. …

Türkiye’den ayrılıp, Fransa’nın Paris şehrine yerleşmesinin nedenlerinden birkaçını sıralayacak olursam; Bence sanat çevresinin kendisine karşı; Yani onun bilgi birikimine, engin deneyimine, başarılı çalışmalarına karşı olan aşırı kıskançlıkların, çekememezliklerin hat safhaya ulaşmış olması sayılabilir. Bu türlü kıskançlıkların birçok örneği vardır. Başarıların bir şekilde örtbas edilmesi, az yeteneklilerin ön plana çıkmasını kolaylaştırıverir. Kimi sanatçılar ve bazı çevreler “Meyveli ağaç taşlanır” misali kendisini Türkiye’de de, Avrupa’da da çok üzdüler, bunu uzaktan da olda anlayabiliyorum. Ancak, O bunları hiç hak etmemiştir. Ne kadar üzülse de, hep “Kulak ardı” etmeye çalışmış, mücadeleci tavrından hiç vazgeçmemiştir.

Talip Özkan, 1977 yılından beri yaşamını Fransa’nın başkenti Paris’te sürdürmektedir. Türkiye’de yaşadığı yıllarda ve bugün için Avrupa’da, başarılı çalışmalarıyla kendisini kabul ettiren, dünyaca ünlü sanatçılarımızdan biridir. Biz hemşehrileri ve sanatçı kardeşleri olarak; O’nun mücadeleci tavrını, sanatsal yaşam tarzını hep benimsedik, destekledik, başarılarıyla her zaman gurur duyduk. Bundan böyle de, O’nun yolunu izlemeye devam edeceğiz. ….

Kitle iletişim araçlarının olumlu yada olumsuz etkileri; birçok alanda olduğu gibi kültürel ve sanatsal çalışmalarda da görülmektedir. Türkiye’de son zamanlarda özel TV. ile Radyoların da yayın hayatımıza girmesinden sonra; Gerçek Sanat ve Sanatçı kavramı, anlaşılmaz derecede ucuz ifade edilmeye, tartışılmaya başlamıştır. Bir anda, akşamdan-sabaha, kendini sanatçı olarak takdim eden bazı kişiler; “Sözüm ona sanatçılar (!) ” ile, denetimsiz yapılan sanat ürünleri ister istemez ucuzlatılmıştır. Sonuç olarak; zaman zaman görülen yozlaşmayı hızlandırmıştır. Kültür ve Sanatla ilgili gerçek sanatçı sayısı günümüzde nüfusumuza oranla çok sayılmaz….

Üniversitelerimizin bünyesinde kurulan “Güzel Sanatlar Müzik Bölümleri”nin sayıları çoğaldıkça, nitelikli araştırmacı, uzman ve sanatçı adayları yetiştikçe, son yıllarda adeta ucuzlatılarak, sanatın kıyısından, kenarından geçenlere atfedilen, iki kavram; gerçek değerini, yakışan ifadesini bulacaktır. Gerçek Sanat ve Sanatçılarımızın hak ettiği saygıyı kazanabilmesi için; Bakanlıklarımıza, Üniversitelerimize ve Belediyelerimize de önemli görevler düşmektedir.

BİR TÜRLÜ MEŞHUR OLAMADIK


Buruk sevinç ifadesini şöyle açıklık getirmem gerekirse; Denizli’de, Acıpayam’da, komşu il ve ilçelerimizde yıllarca çeşitli festivaller, şenlikler yapıldı ve hala yapılmaktadır. Ne yazık ki, Özay Gönlüm ve Talip Özkan dışında çağrılmayan sanatçı nerdeyse kalmamıştır. Gelenler ceplerine parayı da doldurup gitmişlerdir. Bizim yöremizden yetişen sanatçılar ise; “Dudak ucuyla” davet edilip konser vermesi istenmektedir. Ciddi bir teklif sunulmadığı gibi, Konserden birkaç gün önce, son anda telefonla “Konsere çağırsak gelir misin” gibisinden (usulen) davet edilmekte, işin maddi yönü ise, hiç konuşulmamaktadır. Meşhur olduğunuz zaman size de ödeme yaparız. Önce ücret almadan konserlere çıkın ve meşhur olun söylemlerini yıllardır hep duyarız. Şinasi Uslu, Halil Yüreğilli, Bayram Kuzu ve Mansur Kaymak yıllardır TRT'den halkımıza seslenir ama ne hikmetse "Meşhurlar Kervanı"na bir türlü katılamazlar ve dolayısiyle ücretsiz halk konseri verirler....

Ama yabancı bir sanatçı çağrılacağı zaman işin her türlü ayrıntısı, ödenecek miktarlar, hepsi konuşulur; Konser sözleşmeleri organizatörler tarafından karşılıklı imzalanır ve böylece konserler gerçekleştirilir. Biz yöre Sanatçıları ise, “Gelmek istersen gel” kabilinden davet ediliriz ve sonuç olarak avucumuzu yalarız. Özellikle, Doğu’lu, Güneydoğ’lu, Karadeniz’li Sanatçılar ise kendi hemşehrileri tarafından sahip çıkılıyor, düğün konserlerine bile çağrılarak ihya ediliyorlar. Bizim Denizli’nin kalantorları ise malum; Kimleri çağıracaklarını çok iyi biliyorlar. Burnunun dibindeki sanatçıyı görmeyip, Ankara’dan, İstanbul’dan yöre kültürümüze uzak, kıvırtmasını iyi beceren, orasını burasını açan, Ege türküleri ağzına hiç yakışmayan sanatçıları getirirler. Yüksek konser ücreti yetmediği gibi sahnede başından dolarları da savururlar. Denizli’de buna benzer birçok zenginin özel organizasyonlarını, düğün eğlencelerini basından sizler de izlemiş, okumuş ve duymuşsunuzdur.

Bu konuda sonuç olarak; İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde düğün yapan sevgili hemşehrilerimiz olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Ancak, Denizli’nin önde gelen para babaları da dışarıdan getirdikleri “Sözüm ona” sanatçılar ile güya düğünlerinin coşkusunu arttırmaktadır. Tabii ki, Denizli’de sıradan yapılan zengin düğünlerden söz ediyorum. Konser, Festival gibi önemli etkinliklerden değil. Önemli konser ve festivallere zaten Denizli’li Sanatçıların çağrılmadığını herkes biliyor. Şimdi burada; TRT Kurumu gibi önemli kurumlarda hizmet etmiş, Denizli’li 20’den fazla ünlü, yetenekli Sanatçı var; Yöremizde yapılan hiçbir Festivale, konsere çağrıldığını sanmıyorum. Merak edenlere söz konusu sanatçı dostlarımızın telefonlarını vereyim, kendileriyle görüşsünler davet edilip edilmediklerini öğrensinler...

Başka bir örnek vereyim; Benim sevgili hemşehrilerim Alaattin’liler Avrupa’da çalışanlar her yıl yaz ayları boyunca; Alaattin’de her hafta sonu en az 10, bazen aynı hafta 15-20 düğün yapılır. Müzik Grubu olarak “Düğün Eğlencelerini” organize ettiğimizi bildikleri halde, benim başkanlığını yaptığım Kütür-Kur Derneğimizin Müzik Grubunu, yani orkestramızı çağırmazlar. Oysaki bizim Grubumuz daha zengin, daha çok sesli, Davul-Zurnası dahil büyük bir orkestra….

Çok ilginç bir durum; Yıllardır düşünüyorum, kendime de sorduğum bu soruların yanıtını bir türlü bulamıyorum. Musa Eroğlu dahil, TRT’den birçok Sanatçı Acıpayam’a gelip Alaattinde konserler verdiler, ücretlerini aldılar. Bendeniz kendimi bildim bileli yöremizde konser veriyorum ama hep ücretsiz…. Malum, “Sen Bizdensin” …… Tamam anladık da … hiç olmazsa düğünlere çağırın bari “Alatura” toplayalım. Bu konuyu burada kesmek istiyorum, yazarken sinirimden ellerim titriyor.


HEP SİTEM EDİYORUZ
BÜYÜKLERİMİZ DE, BİZ DE ÖYLEYİZ AMA, KİMSE ANLAMIYOR


Burada bir anekdot sunayım sizlere; Rahmetli Özay Gönlüm Ankara’da ne zaman görüşsek memleketimizden bahsetsek, konu festival ve şenliklere geldiğinde, hep vefasızlıktan yakınırdı. “Herkes Denizli’ye konser için çağrılıyor, katılan sanatçılara “Altın Horoz” takdim ediliyor. Bizler ise “Tahta Horoz’a bile layık görülmedik” demişti. Çağırsalar, Denizli’deki, Pamukkale’deki konserlere katılmaz mıydık. Elbetteki seve seve koşa koşa giderdik.” Demişti.

Pamukkale festivallerine; Ünlü, ünsüz birçok sanatçı yöremize gelip konserler verip gitmişlerdir. Yani , festival komiteleri, adını belirtmemize gerek olmayan “Kişiye göre önemli, yada önemsiz sanatçılar” istenildiğinde karşılıklı anlaşma yapılarak çağrılıp konser vermeleri sağlanabiliyor. Bu bir başarı ise, Hemşehri olan sanatçılarımızı getiremeyişimizi “Başarısızlık” olarak düşünmeliyiz. Yöremizde yapılan festival, şenlik ve konserlere katılan sanatçılar, bizim buraları çok sevdikleri için hiç ücret almadan gelip konser vermediler. Fazlasıyla emeğinin karşılığını alıp gittiler …..

1960’lı yıllardan itibaren Denizli Merkezi ve ilçelerinde yapılan etkinliklerde; Bendeniz başta olmak üzere, Türk Sanat Müziği Sanatçısı Yılmaz Morgül dışında ücretsiz konser veren sanatçı olduğunu düşünmüyorum. Üç yüze yakın konser içinde; Çok olsa bu sayı, üç beş kişiyi geçmez. Konser için gelen her sanatçı maddi karşılığı almadan konser vermemiştir. Yani emeklerinin karşılığını almışlardır. Benim için çok söylendiğini biliyorum, “O bizden, ne zaman çağırsak gelir, ücret de vermeyiz.” demişlerdir. Bir örnek daha vereyim;


ACIPAYAM - AKALAN KAVUN ve KARPUZ FESTİVALİ ÜZERİNE

Önceki yılların birinde, Acıpayam - Akalan festivaline davet edilmiştim. Konsere çağrılan sanatçılara 3 milyar ile 5 milyar arasında ücret ödenirken, takdiri komiteye bırakıp “Pazarlıksız” konsere çıktığımız için, ancak birkaç kavun bana verildi, iki üç tane de karpuz, Sanatçı eşim Sonay Kaymak için, otomobilimizin bagajına konuldu. Bu konuyu birkaç yerde konuştuğumuz için, Belediye Başkanının kulağına gitmiş olmalı ki, ertesi yıllar bizleri hiç çağırmadılar. Ama bu kez, başka sanatçıları doyurdular. Hoş, çağırsalardı, yine de ücret vermek istemezlerdi. Yabancı Sanatçılar için ise, kesenin ağzını açmakta ise, hiç tereddüt etmezler bizim hemşehrilerimiz…

Ayrıca, Acıpayam - Akalan halkının hangi sanatçıyı beğendiğini, beğenmediğini tespit için Başkan bey “Anket” mi yaptı bilemiyorum, sormak lazım. Birkaç Karpuz-kavun karşılığı verdiğimiz konserin ertesi yılı, bir dostumu araya koyarak; Başkan beyin konser için bizi davet edip etmeyeceklerini öğrenmek amacıyla, telefon ettirmiş, ”Bu yıl kimler var sanatçı olarak” diye sordurmuştum. Bizim adımız geçmeyince; Yöremizden “Mansur Kaymak ve Sonay Kaymak’ı çağırmayacak mısınız” diyen dostuma;Başkan şunu söylemiştir telefonda. “Akalan halkı onları beğenmemiş, onun için çağırmıyoruz.” Diye cevap vermiştir. Çoook komik doğrusu … Halka sorulduğunda “Onları İstemezük” dememişlerdir herhalde. Başkanın kendi yumurtlaması …

Oysa ki, biz sanatçılar halkın nabzını çok iyi biliriz. Seyircilerin, dinleyicilerin Sanatçıyı sevip sevmediğini, alkışlarıyla, yüz ifadeleriyle türkülere şarkılara eşliği ile hemen anlarız. Çünkü yıllardan beri sahnelerdeyiz. Coşkulu alkışlarla yaptığımız Akalan konseri bizim için önemli bir göstergedir. Halkımız sevmediği sanatçıyı alkışlamaz. Üzülerek belirteyim ki, konser ve festival komiteleri, konsere çağrılacak sanatçıları bir iki kişinin zevkine, beğenisine bırakıyor. Geçen yıl, milyarları götüren ve Fiyaskoyla sonuçlanan “Rus kızı Elena” konseri yerine; Bu yıl Acıpayam - Akalan festivali yapılırsa kimlerin çağrılacağını merak ediyoruz doğrusu …

Acıpayam Akalan Festivaline çağrılan PopStar yarışmalarının meşhurlarından “Pop Müziği Sanatçısı, Rus kızı Elena”nın bir konser için, 5 milyar lira aldığını duyunca hiç şaşırmadım. Popçular daha fazlasını hak ediyor aslında ... Ücreti bir yana, Pop Müziği hayranı kitleyi, Akalanda coşturduğunu kimler inanır acaba. Akalan halkımız, Rus kızını çok sevmiş ve onu bizden çok alkışlamış ise, Belediye Başkanı haklıdır, “Milyarlara değer bu kız, helal olsun” demiştir herhalde (!)


GELELİM ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUVARINA

Acıpayam Belediye Konservatuarı kurulduğu zaman, yöremizden bizler gibi TRT Kurumu Sınavlarını kazanacak, hatta bizlerden daha yetenekli nice sanatçıların yetişeceğine inanıyoruz. Geleceğin Acıpayam’lı Türk Halk Müziği Sanatçıları, bugünün sanatçı adaylarını yetiştirmek, boynumuzun borcu olsun…. Bir dostumuzun tespitine göre eskiden yöremizin “Düğün Çalgıcıları” çevre ilçelerden, Aydın’dan, Muğla’dan, Burdur’dan çağrılırken bugün için yöreden yetişen müzik Grupları ve Orkestralar bu işlevi görmektedir. Buradan da anlaşılıyor ki, Acıpayam çevresinde gençlerimize eğitim desteği verildiğinde, bizlerden sonra kültürümüze sahip çıkabilecek bir gençlik çığ gibi arkamızdan yetişebilir. Yöre kültür ve sanatımızın emin ellere bırakılabilmesi için; “Acıpayam Belediye Konservatuarı”mızın kuruluşu desteklenmelidir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Pzr Tem 29, 2007 11:10 pm    Mesaj konusu: ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUVARI NEDEN KURULMALI ? Alıntıyla Cevap Ver

ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUARI
KURULUŞU İÇİN YAPILMASI GEREKENLER :


Acıpayam’da, Kurumsal kimlik kazandırılarak yapılan kültür-sanat çalışmaları; Halkımızın birlik ve dayanışma içinde; Türk Halk Kültürü ve Sanatına sahip çıkmalarını sağlayacak, kültürel zenginliklerimizin tanıtılmasına büyük katkılar yapacaktır. Böylece; Kültürümüz, özellikle Türk Halk Müziği ve Oyunlarımız gelecek nesillere en doğru ve en güzel şekilde aktarılacaktır.

Son yıllarda Acıpayam ve çevresinin zengin halk kültürü birikiminin bir şekilde ortaya çıkarılmasına katkıda bulunabilecek, yeterli bilgi ve donanıma sahip gençlerimiz yetişmiş ve sayıları her geçen gün artmaktadır. Hepsi de eğitimli olan bu gençlerin ve konuya duyarlı halkımızın kültürümüze sahip çıkacağına olan inancımız tamdır. Halk Kültürümüzün doğru bir şekilde yaşanması ve yaşatılması; Acıpayam’da Kültür ve Sanatımızın halkımıza, çocuklarımıza ve gençlerimize en güzel biçimde öğretilmesi için yapılması gerekenlerden bazıları şunlardır;


1. ACIPAYAM HALK KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMA VE DERLEME ÇALIŞMALARI :

Cumhuriyet’ten-Günümüze; Geleneksel kültür ve sanat çalışmalarının araştırılıp incelenmesinde, geliştirilip yaşatılmasında; Yurdun birçok yöresinde, Bakanlıklarımız, Üniversitelerimiz, Yerel Yönetimlerimiz, konuyla ilgili Vakıf ve Derneklerimiz işbirliği yaparak önemli etkinlikler ortaya koymuşlardır. Bu türlü çalışmalar konusunda; Denizli Pamukkale Üniversitemiz, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz, İl Kültür Müdürlüğümüz ile, konuyla ilgili diğer sivil toplum örgütleri; Kültür-Sanat konularında kendini yetiştirmiş Araştırmacı, Uzman ve Sanatçılarla işbirliği yapmalıdır.

Geçmişten-günümüze yöremizde yapılan Halkbilimi araştırmalarında neler derlendiği, tespit edilmeli. Devlet Arşivleri taranmalı, incelenmeli; Önemli gazete, dergi ve kitaplarda Acıpayam ve Halk Kültürü ile ilgili yer alan konuların neler olduğu ortaya çıkarılmalıdır. Bunun için;

Acıpayam “Belediye Kültür - Sanat Araştırmaları Komisyonu” kurulmalıdır. Yapılacak basın - yayın derleme çalışmaları, “Belediye Kütüphane ve Arşivi”ne kazandırılmalı, bilim adamı araştırmacı ve uzmanların, ayrıca halkımızın hizmetine sunulmalıdır.

Bugüne kadar; Acıpayam çevre köy ve kasabalarında, çok kapsamlı halkbilimsel araştırma ve derleme çalışması yapılmamış; Halk Kongre, Sempozyum ve Seminer düzenlenmemiştir. Babamın anlattığına göre, 1940’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı “Ankara Devlet Konservatuarı Derleme Heyeti” Denizli’ye gelip araştırma derlemeler yaptıktan sonra; Burdur’a geçerken, yol üzerinde bulunan Acıpayam-Alaattin’e uğramış ve birkaç türkü derlemiştir. “Ayşem nerden geliyon ıraktan” türküsünü babamdan almışlardır. Ancak bu çalışmanın kayıtlarına henüz ulaşılamamıştır.

Acıpayam çevresinin geleneksel halk kültürü, kurulacak Konservatuar Araştırma ve Derleme Ekibince, daha fazla zaman geçirilmeden; Bilimsel metod ve yöntemlerle araştırılmalı, derlenmeli ve değerlendirilmelidir. Derlenen kültür ürünleri, Konservatuar Halk Kültürü Arşivinde koruma altına alınmalı, Acıpayam’a gelen yerli ve yabancı bilim adamı, uzman ve araştırmacıların yararlanmasına sunulmalıdır.

Bendeniz Kültür Bakanlığında “Folklor Araştırmacısı” olarak çalıştığım yıllarda, Acıpayam Yöresinde ilk kez, resmi olarak; Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığı'nca çok kapsamlı sayılmasada “Halk Kültürü Alan Araştırması” yapıldı. Bu alan araştırması, tarafımdan hazırlanıp Kültür Bakanlığına sunulan "Ön Araştırma Raporu" sonucu gerçekleştirildi.

Söz konusu alan araştırması; Önce 1 ay süreli olarak kabul edildi, daha sonra 15 güne indirildi. Araştırma için; Muğla - Fethiye yöresine de az gidilmiş olması ve Acıpayam’a olan yakınlığı münasebetiyle 1 hafta Acıpayam'da, 1 hafta da Fethiye'de olmak üzere toplam on beş gün, Teke yöresinde Halk Kültürü Alan Araştırmasını gerçekleştirdik.

Acıpayam çevresinde yaptığımız bu araştırmamızın son günü, Fethiye araştırmamızda bizlere kılavuzluk yapması düşünülen, TRT Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı Ahmet Günday da katıldı. Acıpayam Gireniz yöresi köylerinde ve Alaattin'de bizlerle oldu. Ayrıca Acıpayam - Yeniköy'de de birlikte çalıştık. Akrabalarının bir kısmı Yeniköy’de ikamet eden Ahmet Günday, burada bizlere, ekibimize güç kattı.

Ayrıca; Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Araştırmacılarından “Folklor Araştırmacısı” arkadaşım Nezahat Okay'ın araştırma bölgesinde yabancılık çekmemesi -Halkla iletişimini kolaylaştırmak- amacıyla İlkokul öğretmeni ve TRT'de Mahalli Sanatçı olan kız kardeşim Kadriye Kaymak da araştırma ekibimize katıldı. Kadın kaynak kişilerden türkü derlenmesi konusunda ekibimize, özellikle Nezahat Okay’a yardımcı oldu, kılavuzluk yaptı.

Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığının Araştırma Ekibi Başkanı; Ahmet Çakır (Halk Oyunları), Mansur Kaymak (Halk Müziği), Nezahat Okay (Kına Havaları - Kadın Türküleri), Tülay Er (Halk Mutfağı ve El Sanatları) konularında bir hafta süren folklor araştırmamızı gerçekleştirdik. 10.11.1979’da Ankara’dan hareketle başladığımız “Acıpayam Halk Kültürü Alan Araştırmamız” 18.11.1979 akşamı sona erdi.

Bakanlığımızın ödeneği kısıtlı olduğu için, Acıpayam'da birçok köye, kasabaya gidemedik. Hatta; Acıpayam'dan Fethiye'ye geçeceğimiz günden bir gün önce, Ekip aracımızın yakıtı kalmadığı için zor anlar yaşadık. Ankara’ya telefon ettik ve Kültür Bakanlığı “Milli Folklor Araştıma Dairesi” Başkanımıza durumu ilettik. Yakıtınız bitti ise, “Fethiye’ye gitmeyin bir şekilde geriye dönün” talimatını aldık. Ancak, ekip olarak geriye dönmeyi üzerimize düşüremedik, bir yolunu bulup Fethiye’ye gitmeliydik. Nitekim de öyle oldu;

O zamanın Acıpayam Belediye Başkanı, Avukat, Sayın Muzaffer Eraydın'ın ilgisiyle Ekip otomuzun yakıt deposunu doldurduk ve Sanatçı Ahmet Günday'la birlikte; Çameli yolu üzerinden, maceralı bir yolculuktan sonra, 19 Kasım 1979 tarihinde sağ salim, Fethiye'ye ulaştık. Bu Halk Kültürü Alan Araştırmamızla ilgili anılarımın ayrıntısını ise, daha sonraki yazılarımda anlatacağım.

Hep bunları niçin yazıyorum dersiniz. Devletimizin kısıtlı imkanları ölçüsünde yapılan çalışmalara verdiği katkıyla birlikte, halkımızın da desteği gerekmektedir. Kültürel kimliğimizin ortaya konulması, sahip çıkılması ve "Kültür ürünleri"mizin yozlaşmadan, yok olmadan derlenip tesbit edilmesi için, Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, Üniversitelerimiz gibi devlet kuruluşlarımızın asli görevlerini tam yerine getirimediği yerde, diğer devlet kuruluşlarımız olan "Yerel Yönetim"lerimize yani "Belediye"lerimize de önemli görevler düşmektedir. Halkımızla içiçe olan Belediyelerimiz bu görevleri daha kolay yerine getirebilir, sahip çıkabilir diye düşünüyoruz. Halkımızla elele vererek Acıpayam'da Kültürel ve Sanatsal çalışmalarımızı, araştırma ve derlemelerimizi yoğunlaştırmalıyız.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Sal Tem 31, 2007 5:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

2. ACIPAYAM BELEDİYE KONSERVATUVARINDA
KURULMASI GEREKLİ KOROLAR VE TOPLULUKLAR İLE
ÇALGI EĞİTİMİ KURSLARI :


Çocuk, Genç ve Yetişkinlerden oluşan koro ve topluluklar ile açılması gereken diğer kurslar şunlar olabilir. Türk Halk Çalgıları Öğretimi, Türk Sanat Müziği Çalgıları Öğretimi, Türk Halk Oyunları Öğretimi, Mehter Müziği ve Bando, Çoksesli Müzik Eğitimi, Tiyatro ve Köy Seyirlik Oyunları Eğitimi, Türk El Sanatları Öğretimi, Resim Tekniği ve Sportif Hareketler (Bale–jimnastik) v.b.

3. SES VE SAZ SANATÇISI
KORO ELEMANI TESPİT ÇALIŞMALARI :
YARIŞMALAR :


Yöremizden yetişen ve adını duyuran, TRT Kurumunda görev yapan, THM Ses ve Saz Sanatçısı, Mahalli Sanatçı ve Halk Ozanlarımızın sayısı giderek artmaktadır. Yöremiz için, gurur kaynağımız olan bu Sanatçılarımıza, her yıl yenilerinin eklenmesi; geleneksel kültürümüzün nesilden nesile aktarılması, yaşatılması ve tanıtılması açısından oldukça önemlidir. Bunun için her yıl; geleneksel olarak Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı Yarışması; Yörede çalışmalarını sürdüren Amatör Ses, Mahalli Ses ve Saz Sanatçılarının (Ustalarının) tespiti için; “Yöre Ses ve Saz Sanatçısı Yarışması” yapılmalıdır.

4. TÜRK HALK MÜZİĞİ TOPLULUĞU :

Bu Toplulukları oluşturmak için; Gençler ve yetişkinler arasında her yıl yapılacak olan “Ses ve Saz Sanatçısı Yarışması”nda dereceye giren sanatçı adayları, “Sanata Teşvik Belgesi” ile ödüllendirilmeli; Sıralamada ilk otuz kişi arasında yer alan Amatör Sanatçı, Mahalli Sanatçı ve belirli yaş grubundaki gençlerden; Acıpayam Belediye Konservatuarı “Türk Halk Müziği Topluluğu” oluşturulmalıdır. Topluluğun ”Çalgı Grubu” için ayrıca, Üç telli, Bağlama, Sipsi, Kaval, Kabak Kemane ve Def - Darbuka kursları açılmalıdır.

5. TÜRK HALK MÜZİĞİ ÇOCUK TOPLULUĞU :

Acıpayam ve yakın çevresinde yaşayan ailelerin çocuklarından seçme yaparak; 10-15 Yaş grb. İlköğretim çağındaki öğrencilerimizden Acıpayam Belediye Konservatuarı “Türk Halk Müziği Çocuk Korosu” kurulmalı; Topluluğun ”Çalgı Grubu” için ayrıca, Üç telli, Bağlama, Sipsi, Kaval, Kabak Kemane ve Def - Darbuka kursları açılmalıdır.

6. TÜRK HALK OYUNLARI TOPLULUĞU :

Okullarımızda kurulan Türk Halk Oyunları Çocuk Topluluklarımız, zaman, zaman ilimizde yapılan Halk Oyunları yarışmalara katılarak, dereceler almakta, Bölge yarışmalarına katılma hakkı elde etmektedirler. Bu durum; Yöre Halk Oyunlarımıza karşı olan ilgiyi de arttırmaktadır.

Acıpayam Belediye Konservatuarı bünyesinde; özellikle ve öncelikle Acıpayamlı gençlerimizden oluşan “Acıpayam Halk Oyunları Topluluğu” oluşturulmalı;Çocuk, genç ve yetişkinlerin, yöre Halk Oyunlarımızın aslını öğrenebilmesi için; Ağır zeybek, Kıvrak Zeybek ve Teke Oyunları kursları açılmalıdır.

Kültürel ve sanatsal konuların araştırılmasında, derlenmesinde ve tanıtılmasında devlet organlarımızın sivil toplum örgütleriyle ve basın-yayın kuruluşlarıyla mutlaka iletişim içinde olmalıdır. Yurdumuzda birçok il ve ilçenin Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde yapılan Halk Oyunları çalışmaları, o bölgenin kültürünün tanıtımına önemli katkılar sağlamaktadır.

Bazı bölgelerde, yurdumuza gelen turist kafileleri bile “Halk Oyunları Toplulukları”nın gösterileriyle karşılanmaktadır. Bu türlü karşılamalar, yerli yabancı bütün turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

Bu topluluklar zaman zaman TRT Kurumu ile Özel TV kanallarında yöre kültürlerini sergilemektedirler. Ne yazık ki, bugüne kadar Acıpayam’da, ciddi bir “Halk Oyunları Topluluğu”muz kurulamamıştır.

Dolayısıyla ülkemizin birçok bölgesinde değişik dernek ve vakıfların, Üniversite Halk Oyunları Topluluklarında oynanan yöre Halk Oyunlarımız; yanlış veya eksik figürlerle, değişik müziklerle oynanmaktadır. Dolayısıyla, müdahaleci ve eleştirel tavrımızı Acıpayam’lı kültürseverler olarak ortaya koyamamaktayız.

Böyle, yöre halk oyunlarımız ve müzikleri gün geçtikçe yozlaşmakta, uyduruk müziklerle halk oyunlarımız oynatılmaktadır. Uzman çalıştırıcılar, rahmetli Özay Gönlüm’ün çevre illerimizden, Uşak Afyon ve Aydın yörelerinden derlediği, bazı kıvrak ve şen türkülere hemen figürler yazarak Denizli Halk Oyunları repertuarına almaktadırlar. Bir türküsünün belli yörelerde sevilmesi, benimsenmesi, hemen halk oyunları uydurularak, "Yöre Halk Oyunları Repertuarı"na alınmasını gerektirmez...

Yani; Yöre Halk Oyunları öğreticileri, türkü güzel, halk tarafından da sevilerek dinleniyor diye yeni oyunlar yaratması hoş değildir. "Acıpayam Yolları" türküsü, sözlerinden de anlaşılacağı üzere bir ağıttır. Geçtiğimiz yıllarda Denizli Halk Oyunları içinde televizyonlarda izlediğimde çok şaşırmıştım, bu türkünün ağıtın oyunu nerden çıktı diye tepkimi de koymuştum. Bu ağıt, halen oyun olarak öğretiliyormu okullarımızda bilmiyorum....

“Dudu gız” türküsü ise; Oyunlaştırılan başka yöreye ait başka bir Halk Oyunu örneğidir. “Bahçenizde güren var” adlı bu türkü, Yüksel Ayhan’ın Uşak’tan derlediği bir ezgidir. Türküyü Özay Gönlüm, 1960’lı yıllarda plaklara, kasetlere okumuş ve geniş kitlelere sevdirmiştir. Ancak, Denizli’li Halk Oyunu öğreticileri bu türküyü, Denizli türküsü bilerek “Oyun Repertuarlarına” almışlardır ve beş on yıldır, Denizli okullarının çoğunda öğretilmektedir.

Bu türlü yanlışlıklara birçok örnek gösterebiliriz. 1960’lı yıllarda, Talip Özkan’ın, 1970’li yıllarda Özay Gönlüm, Ahmet Günday, Hale Gür ve Mansur Kaymak’ın, 1980’li yıllarda Sümer Ezgü’nün “Cemile” türküsünü, TRT Radyo ve Televizyonlarında sıkça söylemelerinden sonra türkü çok sevilmiştir.

Dolayısıyla “Cemile Oyunu” 1970’li yıllarda “Kültür Bakanlığı Devlet Halk Dansları Topluluğu“ Teke Yöresi Oyunları repertuarına alarak “Dinar Halk Oyunları” içinde sergilemesi, sonucunda, oyun ve türkü dünyada tanınır olmuş, bilmeyenler bu sevimli halk oyunumuzu ve türkümüzü “Dinar yöresinin sanmışlardır. Aslında “Cemile” geniş bölgede “Teke yöresinde” yaygın olarak biliniyor ama, asıl kaynak Acıpayam yöresidir.

Sevgili dostum Halil Yüreğilli ilk kez İzmir’deki okullarda oyunu yöremizden öğrendiği biçimiyle öğretmiş, oyun çok sevilince önce İzmir’deki bütün folklor dernekleri oyun repertuarlarına almışlardır. Halil Yüreğilli’nin çalıştırdığı “Acıpayam Halk Oyunları Topluluğu”, Avrupa’da yapılan Halk Oyunları Yarışmasında “Dünya Birincilik Ödülü” almıştır.

Burada emeğe saygı göstermek adına; TRT Türk Halk Müziği Saz Sanatçımız, Halk Oyunları Uzmanımız, Zeybekler konusunda çok yetkin bir şahsiyet, Acıpayam’lı hemşehrimiz, sevgili dostumuz Halil Yüreğilli’yi şükranla anmak gerekir.

Acıpayam yöresi Halk Müziği ve Oyunları 3 bölgenin (Batı Akdeniz,İç Anadolu-Göller Bölgesi-Ege Bölgesi) birbirine geçiş noktası durumundadır. Üç bölgenin folklorik özelliklerini, Yöre Halk Oyunlarımızda ve Halk Ezgilerimizde, Türkülerimizde görmek mümkündür. Teke Oyunları, Kıvrak Zeybek ve Ağır Zeybek Oyunları (Sipsi Oyunları) Ümmü Gız Ağıtları,Gurbet Havaları ve Avşar Beyleri Havaları, yörede oldukça yaygındır.

Acıpayam Halk Oyunlarını; En iyi, en doğru şekilde oynayabilen, sergileyebilen, müziği, giysisi, otantik figürleri ve genel görüntüsüyle ortaya koyabilen topluluk; “Acıpayam Halk Oyunları Topluluğu” yöresinde uzman hocalar tarafından, usta öğreticilerin yönetiminde çalıştırılan ekiplerle gerçekleşir. Halk oyunları, Halk Müzikleri, Halk Çalgıları, yöre geleneklerini çok iyi bilen öğreticilerin çalıştırdığı ve yaptığı özdenetimlerle, aslına uygun olarak ortaya çıkarılır ve yaşatılır.

Bugüne dek ilçemizde, konuyla yakından ilgilenen çok fazla kişi olmadığı için; Halk Oyunları (Zeybekleri, Teke veya Sipsi oyunları) ve Halk Ezgilerimiz, Türkülerimiz çevre İl ve İlçe folklorcuları ile Halk Müziği Sanatçıları tarafından, kendi yörelerine mal edilmektedir. Yöremizin özgün oyun ve müzikleri, genç kuşaklar ve konuyu tam bilmeyen kimi kişiler tarafından, istemleri dışında da olsa, yozlaştırılmaktadır. Bu öz kültür değerlerimizin daha fazla bozulmadan derlenmesinin, doğru bir şekilde değerlendirilmesinin gerektiğine inanıyoruz.


7. TÜRK HALK OYUNLARI ÇOCUK TOPLULUĞU :

Acıpayam çevresinde yaşayan ailelerin çocuklarından seçme yaparak oluşturulan bu koro ve çalgı grubu eşliğinde; Yöre Halk Oyunlarımızı sergileyen Acıpayam Belediye Konservatuarı “Türk Halk Oyunları Çocuk Topluluğu” kurulmalı, çocuklarımız için, Ağır zeybek, Kıvrak Zeybek ve Teke Oyunları Kursları açılmalıdır.

Ulusal olmadan, evrensel olunamaz. Hiçbir sanat yaratıldığı, ilk çıkarıldığı ortamdan daha güzel icra edilemez, edilse de mutlaka icra ve tavır farkı vardır. Halk ile iç içe yaşayan ve çoğunluğu yöre insanından oluşturulan topluluklar, yöre oyunlarının ruhunu, müziksel icranın duygusunu yöre sanatçısı kadar veremez. Çok küçük yaşlarda, doğru kaynaklardan öğrenilen Halk Oyunlarımız, çocuklarımızın belleğinde daha kolay yer edeceği için, gelenekselliğinin korunması bakımından sıkıntı yaşanmaz..


8. HALK OZANLARI (AŞIKLAR) TOPLULUĞU :

Halk Ozanlarımız; Genellikle önceden bir hazırlığı olmadan -doğaçlama olarak, içinden geldiği gibi- kendi yazdığı, yarattığı şiirleri veya başka usta şairlerin, ozanların eserlerini ezgilendir ve seslendirirler yani, sazıyla çalıp söylerler. Aşıklık geleneğini, geçmişten-geleceğe, nesilden nesile, aktarırlar. Ozanlarımız, yüzyıllar boyunca, halkın sorunlarını, dertlerini, neşesini, coşkusunu, kendi aşklarını, sevdalarını dile-tele getirirler.

Çevresinde yaşanan olumlu-olumsuz olayları, hayal gücünü de katarak destan biçiminde anlatırlar. Bazıları ise, sadece şiir yazar ve okurlar, saz çalıp türkü söylemezler. Genellikle Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney-Doğu Anadolu Bölgelerimiz illerinden çok sayıda Halk Ozanı yetişmiştir. Ege Bölgesinde de, Doğu Anadolu’ya göre çok az denilebilecek sayıda “Halk Ozanı” yetişmiştir.

Acıpayam’dan çıkıp, Türkiye’ye ve Dünya’ya adını duyuran yıllarda adından çok söz ettiren, güçlü kalemi ve tezenesiyle, Ege’nin Ünlü Ozanı diyebileceğimiz “Ozan Nihat Sönmez” dostumuzla ne kadar öğünsek, gurur duysak azdır. Daha nicelerinin yöremizden yetişip bölgemizi, hatta ülkemizi dünyada temsil etmesi içten dileğimizdir...

Konservatuar kurulur kurulmaz, Acıpayam’dan yetişen Halk Ozanlarımız tespit edilmeli, bu kişilerle iletişim sağlanmalı ve Acıpayam Belediye Konservatuarı “Halk Ozanları Topluluğu” kurulmalıdır. Topluluğun alt yapısının oluşturulması ve uzun yıllar yaşaması için, her yıl geleneksel olarak “Halk Ozanları Yarışması” yapılmalıdır. Ayrıca, Çalıp-Söyleme geleneğini yaşatmak için, “Üç telli ve Bağlama” Kursları açılmalıdır.


9. ÇALGI EĞİTİMİ KURSLARI :

Yöre Halk Çalgılarımız içinde en sevimli ve ilginç olan çalgımız “Sipsi”dir. Boyundan büyük işler başarır. Uluslararası Folklor Yarışmalarına katılan, Türk Halk Çalgıları Topluluğunda yer alan Sipsi Sanatçılarımız, gittiği her ülkede izleyicilerin büyük ilgisini çekmiş, izleyenleri, dinleyenleri adeta büyülemişlerdir. Sonuç olarak yurdumuza birçok kez, “Dünya Birinciliği” getirerek dönmüşlerdir. Acıpayam-Gireniz yöresinde eskiden çok yaygın olarak kullanılan "Sipsi"yi çalanların sayısı günden güne azalmaktadır. Bu ilginç Halk Çalgımızı iyi çalan bazı sanatçılar; çırak yetiştirmemektedir.

Dolayısıyle, “Sipsi”yi iyi kullanabilenlerin sayısı, 8-10 kişiyi geçmemektedir. Acıpayam yöresinin Sipsi havalarını (Teke havalarını) çalan kişilerin çaldıkları ezgileri ve sipsileri gün geçmeden derlenmeli ve değerlendirilmelidir.


a.Tezeneli Halk Çalgılamız;
Özellikle; Bağlama Ailesi, (Cura, Bağlama, Divan Sazı),

b.Yaylı Çalgılar; (Kabak Kemane, Karadeniz Kemençesi),

c.Nefesli Çalgılar; (Sipsi, Kaval, Mey, Zurna),

d.Vurmalı Çalgılar; (Davul, Darbuka, Def, Kaşık, Zil, Kudüm,),

e.Türk Müziği Çalgıları; (Ud, Keman, Klasik Kemençe, Kanun),
(Yaylı Tanbur, Mızraplı Tanbur, Ney, Klarinet),

f.Batı Çalgıları Öğretimi; (Keman, Piyano, Org, Gitar),


10. TÜRK EL SANATLARI KURSLARI VE MADDİ KÜLTÜR MÜZESİ :

Türk El Sanatlarının, aslı korunarak (otantik özellikleri bozulmadan) yaşatılması ve üretilmesi için kurslar açılmalı, üretim sonucunda bölge halkımıza maddi katkılar getirmesi bakımından Acıpayam - Antalya yolu üzerinde satış noktaları yapılmalıdır.

Bunun için, Halk Eğitim Merkezi ile işbirliği yapılmalı ve Belediye bünyesinde “Maddi Folklor Müzesi” oluşturularak tarihi değeri olan her türlü Türk El Sanatlarımız ve Maddi Kültür ürünlerimiz bu müzede koruma altına alınarak sergilenmelidir.

Konuyla ilgili olarak, öncelikle Acıpayam merkez, çevre köy, kasaba ve beldelerimizde “Türk El Sanatları Araştırma ve Derlemeleri” yapılmalı, tanıtılması için sergiler açılmalıdır.

Acıpayam yöresinin geleneksel giyim ve kuşamlarını araştırmak, derlemek ve aslına uygun olarak üretimlerini yapmak, sergiler açarak tanıtılmasını, yaşatılmasını sağlamak gerekmektedir. Özellikle ve öncelikle Acıpayam’ın geleneksel giyim-kuşamı araştırılmalı, Halk Oyunlarımız oynanırken giyilen giysilerimiz üzerinde geniş, kapsamlı bir “Sandık Araştırması” ve derleme çalışmaları yapılmalıdır.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Sal Tem 31, 2007 9:02 am    Mesaj konusu: Re: TALİP ÖZKAN AĞABEYİMİZİ ACIPAYAM'DA GÖRMEK İSTİYORUZ Alıntıyla Cevap Ver

MANSUR demiş ki:

Türkiye’den ayrılıp, Fransa’nın Paris şehrine yerleşmesinin nedenlerinden birkaçını sıralayacak olursam; Bence sanat çevresinin kendisine karşı; Yani onun bilgi birikimine, engin deneyimine, başarılı çalışmalarına karşı olan aşırı kıskançlıkların, çekememezliklerin hat safhaya ulaşmış olması sayılabilir. Bu türlü kıskançlıkların birçok örneği vardır. Başarıların bir şekilde örtbas edilmesi, az yeteneklilerin ön plana çıkmasını kolaylaştırıverir. Kimi sanatçılar ve bazı çevreler “Meyveli ağaç taşlanır” misali kendisini Türkiye’de de, Avrupa’da da çok üzdüler, bunu uzaktan da olda anlayabiliyorum. Ancak, O bunları hiç hak etmemiştir. Ne kadar üzülse de, hep “Kulak ardı” etmeye çalışmış, mücadeleci tavrından hiç vazgeçmemiştir.

Ustat Neşet Ertaş'a ne kadar da benziyor Talip Özkan'ın durumu.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
MANSUR
BAKIR ÜYE
BAKIR ÜYE


Kayıt: Oct 06, 2006
Mesajlar: 114


MesajTarih: Sal Tem 31, 2007 11:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili dostum Maresaldesaxe;

Evet, ne yazık ki çok acı, ama gerçek… Neşet Ertaş’a olan “Sevgi Seli” gibi; Dünyaca Ünlü, THM Ses ve Saz Sanatçımız Talip Özkan'a; Türkiye'nin yeniden O’na da sahip çıkacağına, ben de yürekten inanıyorum. Biz, Türk Halk Kültürüne, Kültür-Sanat adamlarına, hele hele Talip Özkan gibi “Dünya Sanatçıları”na bu kadar ilgisiz kalamaz ve duyarsız bir millet evlatları olamayız. Ayrıca, Acıpayam’lılar, hiç duyarsız, ilgisiz olmamalıdır. “Ege’nin Tezenesi, Gerçek Efe”si Talip Özkan’ımıza sahip çıkılmalıdır. Bir gün, Türkiye’miz de, Denizli’miz de, Acıpayam’ımız da; Talip Özkan’ı bağrına basacak, hak ettiği gerçek değerini verecektir. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Bu topraklardan yetişen, O’nunla gurur duymalıyız.

Memleket hasretiyle yanıp tutuştuğunu, hemşehrileriyle yaklaşık 20 yıldır kucaklaşamamanın üzüntüsünü yaşadığını bildiğim Talip Özkan’la en son, 1989 yılında Acıpayam’daki evlerinin önünde bulunan bahçelerinde bir kanepeye oturmuş, o yıllarda “Acıpayam Lise Müdürü” olan akrabası Şahin Erdem Bey, Baki Bıyıklı ve Talip Özkan ağabeyimle çay içmiş, uzun uzun sohbet etmiştik….

İşte, O’nu ben de uzun yıllardır göremedim, çok çok özlüyorum. 1988 yılında Fransa’da yaşamakta olan ağabeyim Ali Kaymak’ın daveti üzerine Cornimont kentine gitmiştim. “Fransa’ya gidip de, Talip Özkan’ı görmeden Türkiye’ye dönmek olamazdı ve Paris’e giderek bir gece kendilerine misafir oldum, o günü hiç unutamıyorum.

Ama o gece; Ne Talip Özkan Hoca, ne de ben uyuyabildik, sabaha kadar sohbet ettik. Memleketten, benim çalışmalarımdan O’nun “Doktora”sından, öğrencilerinden, Türk Halk Müziği Usulleri konusunda hazırlamakta olduğu tez çalışmalarından söz ettik. Tabi ki, o tatlı konuşmasını, yumuşacık tezenesini, çalıp söylediği gurbet havalarımızı, avşar beylerini, teke havaları ve ümmü gız türkülerini doyamadım, doyamazdım….

Talip Özkan’ı, Acıpayam’a, “Ana-baba ocağına” özlemle bekliyoruz… Sanatçı eşim Sonay Kaymak'la birlikte biz, 05.08.2007 tarihinde “Acıpayam - Çamlık Şenliği"nde konser vereceğiz. Talip Özkan, bu konsere sanırım, özel nedenlerle katılamayacak. Ama, önümüzdeki aylarda, ömrümüz olursa (Allah nasip ederse) onun da ömrü olursa; kendi adı verilen “Talip Özkan Kültür ve Sanat Merkezi”nde Acıpayam halkımızın, Talip Özkan’dan muhteşem bir “Resital” izleyebileceğine inanıyorum. O’nu seven dostları olarak, inşallah bunu gerçekleştiririz… Hoşcakalın ...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Sal Tem 31, 2007 11:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Neşet Ertaş ile Talip Özkanı benzetmeniz hakkında bir cümle;Neşet Ustanın memleketinde 7 yıl çalışdım.Yakından bildiğim için Üstad yurt dışına tedavi amacıyla gitmiştir.Ellerinde titreme artınca Adına Türkü Yazdığı Kırşehir'li Dr.Mehmet Ali Altın tarafından tedavi maksadıyle gitmiştir.İyileşince de memlektinden ilişkisini kesmemişdir.Bozkır tezenesini yeni yetişen gençlere aktarmasını bir şekilde başarmışdır.O tezene ve onun türküleri ile çalıp söyleyen yüzlerce kişi ekmek yemekdedir. Neşet Ertaş'ı sadece Kırşehir değil,tüm iç Anadolu sahiplenmişdir.Tabi bütün Türkiye.
Yirmi dört saati müzikle içli dışlı biri olarak,Talip Özkan'dan bir Türkü deseler aklıma gelmez.Neden?Gözden ırak olan malesef gönülden de ırak oluyor.Gec de olsa böylesine değerli bir ustaya sahip çıkılması güzel bir şey.İcraat ne olur bilinmez .İnşaallah güzel olur.Mühim olan yeni Talip Özkan'ları küstürmemek.kazanmak,sahiplenmek.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Çrş Ağu 01, 2007 8:56 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MUKO demiş ki:
Neşet Ertaş ile Talip Özkanı benzetmeniz hakkında bir cümle;Neşet Ustanın memleketinde 7 yıl çalışdım.Yakından bildiğim için Üstad yurt dışına tedavi amacıyla gitmiştir.Ellerinde titreme artınca Adına Türkü Yazdığı Kırşehir'li Dr.Mehmet Ali Altın tarafından tedavi maksadıyle gitmiştir.İyileşince de memlektinden ilişkisini kesmemişdir.Bozkır tezenesini yeni yetişen gençlere aktarmasını bir şekilde başarmışdır.O tezene ve onun türküleri ile çalıp söyleyen yüzlerce kişi ekmek yemekdedir. Neşet Ertaş'ı sadece Kırşehir değil,tüm iç Anadolu sahiplenmişdir.Tabi bütün Türkiye.
Yirmi dört saati müzikle içli dışlı biri olarak,Talip Özkan'dan bir Türkü deseler aklıma gelmez.Neden?Gözden ırak olan malesef gönülden de ırak oluyor.Gec de olsa böylesine değerli bir ustaya sahip çıkılması güzel bir şey.İcraat ne olur bilinmez .İnşaallah güzel olur.Mühim olan yeni Talip Özkan'ları küstürmemek.kazanmak,sahiplenmek.

MUKO abi, bunlar görünen sebepleri ancak kendisinin o günlerde TRT'de bulunan ve kendisini çekemeyen bazı insanlara olan kırgınlıkları da yok değildir.Hastalığı zamanında zaten TRT'den bazı sebeplerden ötürü çoktan ayrılmış idi.Hastalık bir nevi vesile olmuştu.Aslen Kırşehirli ve doğma büyüme Denizlili biri olarak Talip Özkan ve Neşet Ertaş'a karşı durmuşların ya da hala duranların karşısında olmalıyız.Size ve Mansur Kaymak'a aşırı bir hassasiyetle katılıyorum.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
antikpatik
GÜMÜŞ ÜYE
GÜMÜŞ ÜYE


Kayıt: Non 0, 0000
Mesajlar: 461


MesajTarih: Çrş Ağu 01, 2007 9:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ayrıca şunu da eklemek istiyorum.Ta ki 1998 yılına kadar TRT'de bile bir türküsü çalınırken "rahmetli Neşet Ertaş'tan bir türkü" diyerek anons edildiğinde insanlar onu ölmüş bir ozamn olarak bilmekte nerde olduğu,ne yaptığı bilinememekteydi.kendisini inzivaya çekmişti.Ne zaman Bayram Bilge Toker'in Neşet ERtaş Belgeseli ve Neşet Ertaş kitabı çıktı o zamana kadar.Talip Özkan içinde müzik bağlamında bilimsel,tarihsel bir çalışma yapılırsa ben de Talip Özkan'ın kırgınlıklarını bir tarafa bırakıp asıl toprağına döneceğine,milletimizin ve hemşehrilerinin onu daha iyi tanıyacağı ve anlayacağı kanaatindeyim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:  

  
Seçenekler:
Son Mesajı Alıntı Yap
 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Acıpayam kültürü Tüm saatler GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz
Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group



Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.