ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31316

21
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

44332205

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

18992

· Dün

8532


Acipayam.com :: Başlığı Görüntüle - SILA BÜLBÜLLERİ-3
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

SILA BÜLBÜLLERİ-3
Sayfa Önceki  1, 2, 3
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Şiir Mani
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Gülten TELLİOĞLU
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Feb 19, 2010
Mesajlar: 24


MesajTarih: Prş Arl 16, 2010 12:01 pm    Mesaj konusu: ACI ŞERBET Alıntıyla Cevap Ver



Bende yetiştim baba Muharrem amca ile senin şiirine.Sevgi selamlarımla.

ACI ŞERBET

Kahrıma açıldı, yelkenler fora,
Vuslat diyarından, geçmedi yolum.
Vurdu yerden yere, fırtına bora,
Yine şiddetinden, kaçmadı salım.

Yüreğime derin, sızılar çöktü,
Taze fidanları, kökünden söktü,
Acı şerbetini, başımdan döktü,
Kana kana aşkı, içmedi dilim.

Kaldırıp başımı, yıldıza baktım,
Şafak sökümünde, ateşi yaktım,
Savruldu yüreğim, çöllere aktım,
Kurudu dallarım, açmadı gülüm.

Dilhanî’yim şiir, yere düşürdü,
Gözümden yüreğe, sevda aşırdı,
Çektiğim çileler, sabrı taşırdı,
Karıştım ummana, uçmadı külüm.

15.12.201 Gülten Tellioğlu (Dilhanî)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Gülten TELLİOĞLU
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Feb 19, 2010
Mesajlar: 24


MesajTarih: Prş Arl 16, 2010 12:11 pm    Mesaj konusu: OKUDUM ROMANI Alıntıyla Cevap Ver

Bu şiirimde Muharrem Karaoğlan amcamın "Kitap Misali" şiirine naziiredir.Sevgi ve selamlarımla.

OKUDUM ROMANI

Uzandı yollarım, turna iline,
Okuyunca gördüm, tasam içinde.
Bin türlü ah-u zar, dolmuş diline,
Kelimeler ağlar, yaşam içinde.

Nice aşklar girmiş, geçen zamana,
İçli nefesinden, çıkan amana,
Yanarken bakın, tüten dumana,
Narları gizlenmiş, susam içinde.

En derin ummana, Yunus’ la dalmış,
Mecnun’ dan Leyla’ya, selamın salmış,
Yazdığı romanı, yarıda kalmış
Sermayesi durur, kasam içinde.

Aklı kesmez bazen, olup biteni,
Üzülür görünce, dertten yiteni,
Onlar sormasa da, arar gideni,
Okudum romanı, sızım içinde.

29.11.2010 Gülten Tellioğlu
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Arl 16, 2010 8:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çok teşekkür ederim.Değerli abim ve Gülten.Yüreğinize sağlık.
Bir kaç defa okudum şiirlerinizi,gönül pınarlarından süzülüp gelen su gibi,içtim;Serinledim,Gururlandım.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Arl 17, 2010 11:10 pm    Mesaj konusu: TADİLAT Alıntıyla Cevap Ver

TADİLAT

Yüz bini geçen araba,tekler,
Motoru yağ yakar,ister tamirat,
Yaşı elli olan kul,belli eder,
Ötesi,berisi...biraz tadilat.

Önce göz kenarı olur,kaz ayağı,
Sonra saçlar renk atar,kar beyazı,
Dizler yeyince,azıcık ayazı,
Keklik gibi seker...biraz tadilat.

Tansiyon,şeker...çıkar birer,birer,
Mide,kolesterol,hep inat eder,
Her geçen günde,geriye gider,
Abi,emmi,dede...biraz tadilat.

Beden yorgun,beyin oldukça olgun,
Nerde elma gibi,al yanakların..
Bir öte,bir geri der ayakların,
Ah ile,vah ile...biraz tadilat.

Her şeyin garantisi,servisi var,
İnsan eskisine,umut doktorlar,
Benim yetkili servisim,sevdalar,
Aşk ile,meşk ile...biraz tadilat.


17-12-2010
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pzr Arl 19, 2010 12:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

HAZIR YOLCULAR

Bir bak telli turnam, bekliyor avcı.
Sıla bülbülüne, kafes alalım.
Sucumuza ceza, ekliyor savcı,
Sıla bağlarında, nefes kalalım.

Gel hele Muharrem, otur yanıma,
İnleyen sazınla, cansın canıma,
Şiirler dökerek, yaslı han’ıma,
Miras bırakıpta, afiş olalım.

Yaş kemale erdi, yakındır vakit,
Evlatlar okuyup, bulunca nakit,
Dostlarla el ele, yapınca akit,
Birlik olalım da, ofis bulalım.

Bedenler yorulmuş, titrer ayaklar,
Kalemler susunca, tutmaz uyaklar,
Kazmalar kazarken, taşım ayıklar,
Uzanıp toprağa, nefis dolalım.

Işığı elinde, Hızır kolcular,
İlâhi âleme, hazır yolcular,
Boşalan zarfları, kazır pulcular,
Yalan dünyadan bir, nüfus silelim.

19.12.2010 Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
benim dünyam
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Aug 03, 2010
Mesajlar: 1


MesajTarih: Pzr Arl 19, 2010 7:18 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

http://www.facebook.com/notes.php?id=100000599425802



bu linktede benim notlarım adı altında kendimce güzel sizlerce beyeninizi beklediğim şiir vb var ( BEN OZAN BEKİR ÇABUK
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Arl 19, 2010 8:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ozan Bekir Çabuk kardeşim..Öncelikle sitemize hoşgeldiniz.Şiirlerinizi ve yazılarınızı buradan bizlerle paylaşırsanız seviniriz.

Selam ve muhabbetle.

Muharrem Karaoğlan(MUKO)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Gülten TELLİOĞLU
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Feb 19, 2010
Mesajlar: 24


MesajTarih: Sal Arl 21, 2010 7:15 am    Mesaj konusu: GELDİ SIRAM Alıntıyla Cevap Ver


Bu şiirim Muharrem amcamın "Tadilat" değerli babam Nuri Gökgöz'ün "Hazır Yolcular" isimli şiirlerine nazire olarak yazılmıştır.Her ikisinide kutluyor ellerinden öpüyorum.Sevgilerimle

Aştım otuz yaşı, boşuna her iş,
Son zaman olmadı, huzurla aram.
Sağlık gitti elden, bitiyor yarış
Tadilat tamirat, geçirmez yaram.

Bir ülkü edindim, sevdalı oldum,
Başıma taç yaptım, çileyi buldum,
Uğrunda yıllarca sararıp soldum
Hedefti Kızılelma, ah buram buram.

Ne sırlar gizledim, sığmaz içime,
Haramı katmadım, helal geçime,
Aldırış etmedi, kimse göçüme,
Beni bitiriyor, çekildi daram.

Kurudu ağacım, meyve vermedi,
Gözyaşından başka, bir şey sermedi,
Ağladım sessizce, kimse görmedi,
Çalıyor saatler, tükendi sürem.

Gün gelecek toprak olacak beden,
Hiç kimse olmadı sözümden şadan,
Doğru bildiğimi, ettiler nadan,
Dilhanî’ yim gelir, benimde sıram.

20.12.2010 Gülten Tellioğlu
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Oca 01, 2011 11:21 pm    Mesaj konusu: KİM AĞLAYACAK? Alıntıyla Cevap Ver



KİM AĞLAYACAK?


Ne anam kaldı,ne babam..yalnızım,
Eşim,dostum,kardeşim uzak bana,
Çöl ortasında,ağaç kadar ıssızım,
Ölünce kim ağlayacak,kim bana?

Cenazem gelince,bir gün kapıya,
Beni candan seven,herkes ağlaya,
Ardımdan İhlas,Fatiha okuya,
Ölünce kim ağlayacak,kim bana?

Ne memlekete sığdım,ne gurbete,
Rüya gibi gezdim,bastığım yerde,
Vakit dolup da,giderken ahrete,
Ölünce kim ağlayacak,kim bana?

Türküler yaktığım,canlar duyar mı?
Mısralar dizdiğim,güller açar mı?
Giderken salımdan,dostlar tutar mı?
Ölünce kim ağlayacak,kim bana?

Göçebe kuşlar gibi,hep dolandım,
Konduğum dallarda,gülle donandım,
Kanadı kırık,bir telli turnaydım,
Ölünce kim ağlayacak,kim bana?..

1-1-2011 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pzr Oca 02, 2011 6:08 pm    Mesaj konusu: Re: KİM AĞLAYACAK? Alıntıyla Cevap Ver

NE MUTLU SANA


Ana baba dünyaya gelmek için basamak
Onlardan hayır dua aldınsa ne mutlu sana
Eşin, dostun, kardeşle bir arada yaşamak
Bedava iyilik ettinse ne mutlu sana

Kim girebilir yüce Mevla ile arana
Şunu bil ağlayabilirsen kendine ağla
Ardından beklediğin bir İhlas, Fatiha ya
Hayırlı evlat bıraktınsa ne mutlu sana

Gurbeti uzakta arama senin içinde
Yaratanın emri bu, yanar yürek içinde
Ömrün tasın dolup huzurunda diz çökünce
Gülistan bağına yattınsa ne mutlu sana


Bir hoş seda bırakmak ne de güzel dünyada
Yazar melekler hepsini sağında solunda
Sonsuz yolculuğa çekip giderken yanında
Sevaplarını götürdünse ne mutlu sana

BİLAL TEKİN
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Oca 02, 2011 6:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İnşaallah can dost..Yüreğine sağlık..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pts Oca 03, 2011 2:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

TOPRAĞIN SESİ DOLANIR ELBET

Öyle içli içli, sitemler dökme,
Dostların kıymeti, bilinir elbet.
Kaldır o başını, erkenden çökme,
Yürekten sevince, gelinir elbet.

Ölmeden tabuta, koyma bendini,
Değişse de dünya, bozma fendini,
Zayıf değilsin ki, zorla kendini,
Azimle ayakta, kalınır elbet.

Göçmen kuşlarıyız, diyarlar mekân,
Alından ter diye, ömürdür akan,
Kuruyacak bir gün, damarda ki kan,
Hâkk emri gelince, ölünür elbet.

Yazdığın dizeler, dillerde erir,
Rüzgârlar esince, teller ses verir,
Turnamın özünde, kaybolmuş sürur,
Sözlerin notaya, alınır elbet.

Yanarım bilirsin, dertli özümle,
Kalkarım her sabah, titrek dizimle,
Bir kahve içimi, özlü sözümle,
Toprağın Sesi, dolanır elbet.

01.01.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)

Sürur: Sevinç
Fent: Düzen
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pts Oca 03, 2011 9:19 pm    Mesaj konusu: SEVDAM BENİM Alıntıyla Cevap Ver

SEVDAM BENİM

Kılçık gibi saplanır boğazıma
Yutkundukça kanatır sevdam benim
Feryatlarım dizilir boğazıma
Çırpındıkça acıtır sevdam benim

Dikilir dağlar karşıma yol vermez
Elimi uzatsam yâre dal vermez
Yanar bağrım söndürmeye yel vermez
Küllendikçe azıtır sevdam benim

Kandil olup yanar yürekte yağım
Bir tek seni ister gönül otağım
Kan kırmızı açar gülistan bağım
Şahlandıkça kurutur sevdam benim

Koşardım ardın sıra gel desen yar
Üşür gönlüm sensiz fayda etmez har
Yetmez mi sana çektiğim bunca zar
Söylendikçe ağlatır sevdam benim

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Cum Oca 07, 2011 8:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

SEVDAM BENİM

Koşardım ardın sıra gel desen yar
Üşür gönlüm sensiz fayda etmez har
Yetmez mi sana çektiğim bunca zar
Söylendikçe ağlatır sevdam benim

BİLAL TEKİN(SIRLI SES)


Bu şiir Sırlı Sesim Bilal Tekin kardeşimin şiirine nazire olarak yazılmıştır.

CEMRELERLE İNEN SEVDAMIZ OLSUN


Kuşkanatlarıyla, uçarken sözler,
Gönlümüze konan, sevdamız olsun.
Karanlık gecede, noktalı gözler,
Sılamıza yanan, sevdamız olsun.

Geçtiğimiz o yollar bata bata,
Yiğide destan olsun kıta kıta,
Kalbe giden yolda, şahlanan ata,
Hasretiyle binen, sevdamız olsun.

Takvime düşünce, mevsim oku’ su,
İklim iklim dolar, aşkın dokusu,
Eserken rüzgârla, payam kokusu,
Toprağıma sinen, sevdamız olsun.

Yüklü arılarla, dolarmış kovan,
Sapından başağı, alırmış düven,
Eriyen karları, salarken tavan,
Cemrelerle inen, sevdamız olsun.

06.01.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Cum Oca 07, 2011 9:11 pm    Mesaj konusu: YEDİM Alıntıyla Cevap Ver

Toprağımın sesine cevap
YEDİM


Bir bülbül iken sıla bağında
Gülistan bağlarından diken yedim
Aşkım tutuşurken yürek yağında
Gülistan bağlarından sürgün yedim.

Yazdım sayfa sayfa destanlarımı
Giymişim ateşten fistanlarımı
Duymadı o yar afakanlarımı
Gülistan bağlarından nâ-dân yedim

Ayazda kaldım poyraza yenildim
Bahar derken seherlerde yoğruldum
Şunu bil yar ben bir sende duruldum
Gülistan bağlarından hazan yedim

Derman aradım gezdim kovan, kovan
Sensin gonca gülüm gönlüme lokman
Yaramı sarmaya durunca divan
Gülistan bağlarından nâzan yedim

BİLAL TEKİN (SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Cum Oca 14, 2011 11:26 pm    Mesaj konusu: BU ARALAR Alıntıyla Cevap Ver

BU ARALAR

Karardı gözlerim yollarına baka, baka
Mah yüzlü yarim nerelerdesin bu aralar
Sarardı yüzlerim aşk elinde yana, yana
Çıbana döndü sen gelmeyince bu yaralar

Uzak olsa da koşardım yolun yetişmeye
Bülbül olurum gül sinelerde ötüşmeye
Lokman ararım bu dert elinde yatışmaya
Takat bırakmaz gönlüme giren bu saralar

Bir tek sözün değil mi hançer gibi dağlayan
Bir çift gözün değil mi köle gibi bağlayan
Bu garibin değil mi ardın sıra ağlayan
Yer gök inletir yüreğimdeki bu naralar

Düğüm, düğüm çözülür ayak bağlarım naçar
Sana ferman demeye Hüma kuşlarım uçar
Ey nazlı yar bir gelsen gülistanlarım açar
Hiç gelmez oldun sıladan yana bu sıralar


Çekil hey yüce dağlar yarimi bir göreydim
Bir kuru canım kaldı yollarına sereydim
Biçare hallerime merheminden süreydim
Yakar bitirir yürek yağımı bu çıralar

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pzr Oca 16, 2011 4:59 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kutlarım Sırlı Sesim.Kalemler ne hoş çağlamış.

SÖNDÜ GÖZLERİMİN FERİ

Sitemli gözlerimle, baktım şöyle maziye,
Değişen çok şey olmuş, deva bulmam orada.
Anılar arasında, bulduğum bir yazıya,
Silsen de iz bırakır, gönül durmaz burada.

Süzülünce göklerden, kurnalara akardım,
Sere serpe uzanıp, turnalara bakardım,
Dilimden döküleni notalara yakardım.
Nefeslerim kesildi, sessiz kaldım şurada.

Sukutun gömlekleri, dar geliyor bünyeye,
Değer vermezdim asla, kolumdaki künyeye
Aşikâr dertler vurdu, geldiğimde dünyaya,
Sormayın ahvalimi, garip kaldım kara’da.

Yalnızlığa dokunur, dinlediğim bu şarkı,
Hep tersine döndürdü, anladım felek çarkı,
Yıllar oldu bezmişim, geçmeden yaşım kırkı,
Fırtınalar koparken, , yetimliğim dara’da.

Baharları beklerken, mevsimler hazan oldu,
Gençliğimin geçtiği, dağlar karlarla doldu,
Arıların konduğu, gonca güllerim soldu,
Söndü artık hasretten, gözlerimin feri’de.

15.01.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Elvan Ersoy
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Mar 27, 2010
Mesajlar: 14


MesajTarih: Çrş Oca 19, 2011 9:47 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

NURI HOCAM YÜREGINIZE EMEGINIZE SAGLIK BU SITE SAYESINDE SIZLERI TANIMAKTAN ONUR DUYUYORUM
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pts Oca 24, 2011 11:51 pm    Mesaj konusu: FANİ DÜNYA Alıntıyla Cevap Ver

FANİ DÜNYA



Davacı değilim gönlüme taht kuran yardan,
Buna tanıklık etsen ne çıkar fani dünya
Mahkum oldumsa sana ne fark eder ki zindan
Beni unutup gitsen ne çıkar fani dünya

Sana beni sev demem, sevsen emin değilim
Bendeki sevdayı ben çekerim ben bilirim
Bu uğurda ne akılem nede serseriyim
Beni pazarda satsan ne çıkar fani dünya

Her dem senle dolu arş ile arzın arası
Ben varda yok oldum yar geldi hiçlik sırası
Varlıkta yanar yoklukta üşür aşk çırası
Beni üstünden atsan ne çıkar fani dünya

Sitem etmem çilehanelerin sahibi var
Aşk elinde yana, yana pişmenin sebebi var
Birler ceminde dizin çökmenin edebi var
Bana huriler tutsan ne çıkar fani dünya

Adsız geldiysem Allahın kulu demezler mi
Atsız gittiysem yılanla çıyan yemezler mi
Sevdim diyorsam aşk şarabında yumazlar mı
Beni çiğnesen yutsan ne çıkar fani dünya

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
topraginsesi
ÜYE
ÜYE


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 40


MesajTarih: Cmt Oca 29, 2011 10:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Teşekkürler Sırlı Sesim.Harikaydı kalem ve yürek sesin.


BEZDİREN YALAN DÜNYA

Dostlarım ağlar şimdi, oturmuş bağlarıma,
Ezadan bıkmaz mısın, dertleri salan dünya?
Baharı hazan edip, kar yığdın dağlarıma,
Nedir bizden isteğin, mertleri alan dünya?

Sevdiğin belli değil, aşikâr sevmediğin,
Hangi insan kaldı ki, başından savmadığın,
Dertler ile yıkıp da, kimler kaldı dövmediğin,
Yaren gibi görünüp, tokadı çalan dünya.

Yapraklar dökülünce, içime acı çöker,
Rüzgârların ıslığı, ruhuma hüzün çeker,
Daralıyor zamanım, yaş üstüne yaş akar
Acıyla doldurduğum, ömrüme kalan dünya.

Dönüp baktım arkama, neleri yitirmişim,
Düşe kalka yürüyüp, yılları götürmüşüm,
Ellerim semada ne dualar bitirmişim,
Çelimsiz varlığımın, izini silen dünya.

Bir gün elbet bitecek, ömrümün altın çağı,
Eriyor hasretlerle, gönlümün koca dağı,
Işıl ışıl umutla, aradım yeri göğü,
Bu toprağın Sesini, bezdiren yalan dünya.

16.01.2011 nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)

HÜZÜN KIZIMIN KALEMİ

Sağlam bastıkça ayağımı kaydırdın
Yerden yere vurmalara doymadın dünya
Vuslata eremedim günleri saydırdın
Hasretle geçti ömrüm güldürmedin dünya

Hüzün
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
topraginsesi
ÜYE
ÜYE


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 40


MesajTarih: Çrş Şub 02, 2011 5:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DÜŞÜNÜRÜM

Siyah önlüğüm, deri,beyaz yakam,
Sıfır numara kafam, çok üşürüm,
Sol cebimde üzüm, sağımda ayva,
Okul yolunda, beni düşünürüm..

Muharrem Karaoğlan

Bu şiirim bir telli turnam Muharrem Karaoğlan’ ın şiirine nazire olarak yazılmıştır.

ÖZLEDİM

Döküldü gözümden, yaşanan yıllar,
Bende senin gibi, yaşı özledim.
Ortadan kaybolmuş, aşınan yollar,
Takılıp düştüğüm, taşı özledim.

Bak yine geliyor, çocuklar mutlu,
Sen sazlı söylerdin, onlarsa ud’lu,
Haşhaşlı, soğanlı, bazen de otlu,
Ocaklarda pişen, aşı özledim.

Az mı yaramazdım, yapardım hile,
Yalanı uydurmak, kolaydı dile,
Aldığım karneyi, verince ele,
Yüzüme sert bakan, kaşı özledim.

Ağlardım gizlice, lise çağında,
Ana baba uzak, sıla bağında,
Gam ile dolunca, gönül dağında,
Özümü bulduğum, kuşu özledim.

Yüreğimde nice, hayalim vardı,
Gurbetlik dediğim, her yanı sardı,
Elden ne gelirdi, çileler vurdu,
Çocukken kurduğum, düşü özledim.

28.01.2011 Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)


HÜZÜN KIZIMIN KALEMİ

Elimde bezbebeğim, tel tokalarım
Evcilik oynadığım arkadaşlarım
Anmaya doyamadığım akranlarım
Bıraktığım gibi mi hasret kaldıklarım

Hüzün
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Şub 10, 2011 2:54 pm    Mesaj konusu: BOŞLUK Alıntıyla Cevap Ver

BOŞLUK


Ayaklarımız, yere bassa bile,
Bastığımız yeri, taşıyan boşluk,
Et ile kemik yığını, bedene,
Ruh denilen, boşluk verir hoşluk.

İçini doldururuz,ince,ince,
Bazen akıl ile,bazen haince,
Dolu testi, bir gün boşa düşünce;
Terk-i diyar olur,ölümdür boşluk..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Şub 10, 2011 2:57 pm    Mesaj konusu: MASAL Alıntıyla Cevap Ver

MASAL

Gizlisi,saklısı olmaz sevdanın,
Herkese beyan olur,behemehal,
Tadı,tuzu onda yalan dünyanın,
Sevmek ne güzel şey,gerisi masal.

Kah istiridye kabuğunda inci,
Kah Kaf dağına olursun, mülteci,
Düşersin aşağı,alır bilinci;
Sevmek ne güzel şey,gerisi masal.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
topraginsesi
ÜYE
ÜYE


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 40


MesajTarih: Cmt Şub 12, 2011 11:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

BOŞLUK

Ayaklarımız, yere bassa bile,
Bastığımız yeri, taşıyan boşluk,
Et ile kemik yığını, bedene,
Ruh denilen, boşluk verir hoşluk.

İçini doldururuz,ince,ince,
Bazen akıl ile,bazen haince,
Dolu testi, bir gün boşa düşünce;
Terk-i diyar olur,ölümdür boşluk..

Muharrem Karaoğlan

Yüreğine sağlık can öksüz kalmasın dizeler.

DOLMAYA GÖRSÜN.

Manayı görmeyen göz ağlar durur,
İnsan bu acizdir dalmaya görsün.
Düşüne düşüne, yaş tende kurur,
Sebepler içinde, bulmaya görsün.

Veda yolculuğu, açılar katar,
Dostların elinde, kıbleye yatar.
Uzanan kürekler, yorganın atar,
Üstüne topraklar, dolmaya görsün.

Nuri Gökgöz( Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Cmt Şub 12, 2011 11:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MASAL

Gizlisi, saklısı olmaz sevdanın,
Herkese beyan olur, behemehal,
Tadı,tuzu onda yalan dünyanın,
Sevmek ne güzel şey, gerisi masal.

Kah istiridye kabuğunda inci,
Kah Kaf dağına olursun, mülteci,
Düşersin aşağı,alır bilinci;
Sevmek ne güzel şey, gerisi masal.

Muharrem Karaoğlan

Yüreğine sağlık can öksüz kalmasın dizeler.

DEYİVER GİTSİN

Yalan dünyanın yalan günü işte,
Yaşanan masaldı, deyiver gitsin.
Sararan yapraklar, dökülmüş kışta,
Ağacın dalını, eyiver gitsin,

Ayağın takılmasın, kirli ağlara,
Alev alev olmuş, narlı bağlara,
Tepeye varınca, karlı dağlara,
Dertlerin üstünden, kayıver gitsin.

Yüreğe saplanan, ateşli oksa,
Ya görmediklerin, olandan çoksa
Bunca derdi çekecek sabır yoksa,
Ruhunu teninden soyuver gitsin.

Nuri Gökgöz( Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Şub 13, 2011 12:52 am    Mesaj konusu: YA MUHAMMED, Alıntıyla Cevap Ver



YA MUHAMMED,

Kuran’ı müjdeleyen, ya Resulallah,
Ne güzel şey, senin ümmetin olmak,
Aydınlık, hidayet bahşetti Allah,
Seni sevmek demek, mutluluk demek.

“Elbette sen, âlemlere rahmetsin”,
Abdullah oğlu, bizim gibi kulsun,
Amina’dan doğma, aydınlık nursun,
Seni sevmek demek, inanmak demek.

Mevlid gecesi, nurlandı kâinat,
Ne güzel söyler, Vesile tün necat,
Süleyman Çelebi, eder salâvat,
Seni sevmek demek, selamet demek.

Bu gece, kabir azabı hafifler,
Melekler, gökyüzünden yere iner,
Boş çevrilmez, Hak’ka açılan eller,
Seni sevmek demek, saadet demek.

Hıra dağında, güvercinler gibi,
Sur eyledi müşrike, örümceği,
“Oku” diye başlar, Allah’ın emri,
Seni sevmek demek,okumak demek,


Alahümme Salli Ala Seyidine Muhammedin,
Ve Ala,ali Seyyidina Muhammed.

13-02-2011 Muharrem Karaoğlan

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pzr Şub 13, 2011 8:20 pm    Mesaj konusu: Re: YA MUHAMMED, Alıntıyla Cevap Ver

YA RESULALLAH

Günahkârım, ellerimi açtım gökyüzüne

Avuç avuç gönlüme yağsan ya Resulallah

Mahcubum nasıl bakayım o nurlu yüzüne

Kimsesizim bendimi sarsan ya Resulallah



Ne olur nurlu yollarına beni de çağır

Zifiri karanlık kalbimin aynası sağır

İki cihanda sensizliğin bedeli ağır

Taşa dönmüş gönlümü yarsan ya Resulallah



Taze bir filiz misali çıkarken topraktan

Azrail hasadını toplar geçirir oraktan

Ömrüm bitip geçecekken son duraktan

Kaybolduğum meçhulden alsan ya Resulallah



Seni sevemeyen gönül harap beden bitap

Aşka eremeyen ameli ne yazsın kitap

Münker Nekir kabirde bana edince hitap

Gönlün bir köşesine yazsan ya Resulallah



Bir yanımda nur bir yanımda kor yönüm şaşar

İnsanlık oluk, oluk mahşer gününde taşar

Çılgın, bir o kadar mecnun sağa sola koşar

Kurt bozmuş sürülerde bulsan ya Resulallah



Heyhat! El aman! Benden kaçtı beni doğuran

Çırılçıplak kızgın güneştir bizi yoğuran

Yüzleşme korkusudur yürekleri soğuran

Hesap yerinde benle kalsan ya Resulallah



Ah! Kıldan ince kılıçtan keskindir yolları

Solumda nar, irin sağımda Tuğba dalları

Şefaat et ya Resulallah aciz kulları

Cennetine beni de koysan ya Resulallah



BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Şub 13, 2011 8:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

http://www.herkesdinlesin.com/bir_telli_turna


Bilal Tekin kardeşimin bu güzel şiirini "ilahi" formatında acizane besteledim.İndirmek veya dinlemek isterseniz.Yukardaki Linkten alabilirsiniz.

Seninle gurur duyuyoruz.Değerli kardeşim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pzr Şub 13, 2011 9:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MÜJDENE HASRET

Âlemlere rahmet, benim efendim,
Kurtuluşu sende, ermeye geldim.
Zalim nefsim ile, gafil tükendim,
Günahı vebali, sermeye geldim.

Mü’minler yoluna, dergâh kurarım,
Rahmanın adında, lütuf ararım,
Şefaat-i cennete, sebep sorarım
Müjdene hasreti, dermeye geldim.

Doğudan batıya tebliğ savruldu,
Kisra sarayında putlar devrildi,
Gözler o kutlu doğuma çevrildi,

O nurlu yüzünü, görmeye geldim.
Rahmet güneşiyle, hikmetler geldi,
Zifir karanlıklar, nurunla doldu,
Hatem-ül enbiya, adını buldu,
Ravzana yüzümü, sürmeye geldim.

Seni anlatmaya cümleler yetmez
İmanlı kalplerde, sevgin hiç bitmez,
Nefsiyle bakan göz, bir adım gitmez,
Kanayan yaramı, sarmaya geldim.

13.02.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)

Hatem-ül enbiya: Son Peygamber
Ravzana: Çimeni ağacı bol olan bahçe

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
serdem09
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Aug 20, 2005
Mesajlar: 35


MesajTarih: Pzr Şub 13, 2011 10:09 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

Her iki gönül dostunu kutluyorum. Selamlar.
_________________
salih erdem
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
topraginsesi
ÜYE
ÜYE


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 40


MesajTarih: Cum Şub 18, 2011 8:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GELİR DİYE BEKLERİM

Nedendir çözemedim, gülmedi kara bahtım,
Küsmüşüm kaderime, sana değildi ahtım,
Elbet doğrulacaktır, yıkılan gönül tahtım,
…Her güneş batışında, günüme gün eklerim,
…Yeni şafak vaktinde, gelir diye beklerim.

Bilmem ki bu dünyanın, hırsı hıncı bana mı?
Zalimlerin kılıcı, hep zulümden yana mı?
Şu gözlerimden akan, Sakarya mı, Tuna mı?
…Yıllardır isyanımı, gözlerimle oklarım,
…Toz duman çekilince, gelir diye beklerim

Yüreğimdeki derdi, kimler bilsin söyleyin,
Garip halime çare, kimler bulsun söyleyin,
Yürüdüğüm yollardan, kimler gelsin söyleyin,
…Rüzgârların sesinde, sevda yeli koklarım,
…Yola ışık vuranda, gelir diye beklerim.

Olmadık hayallerle, boşa vefa aramışım,
Muhabbet demlerinde, saçını taramışım,
Nazar ile baktığım, gönlünden ıramışım,
…Gülistanda sararan, güllerimi saklarım,
…Arza cemre düşünde, gelir diye beklerim.

Nuri Gökgöz ( Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pzr Mar 06, 2011 1:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DOST BAĞININ GÜLLERİ

Her bahar gelişinde, karlar düze akarken,
Açılır birer birer, dost bağının gülleri.
Yeşeren ağaçlarda, gözler bize bakarken,
İçilir birer birer, dost bağının gölleri.

Şu yalancı dünyanın, karlı dağları yaman,
Açıp ellerimizi, Yüce Mevla’ya aman,
Derken; hava su toprak, cemre düştüğü zaman,
Seçilir birer birer, dost bağının dalları.

Yeşerip filiz olur, toprağımda darılar,
Dört bir yanı kaplıyor, kırmızıyla sarılar,
Uçuşurken kelebek, çiçeklerde arılar,
Biçilir birer birer, dost bağının balları.

Uzak gideceklerin, sınırlıdır kotası,
Dokunan parmaklarda, yazılıdır notası,
Özlem dolu duyguyla, görününce rotası,
Göçülür birer birer, dost bağının illeri.

Sevdamız sılamızdır, aramam üçü beşi,
Kokuyor buram buram, bulunmaz asla eşi,
Dertli dağın ardında, yanarken o ateşi,
Saçılır birer birer, dost bağının külleri.

06.03.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Sal Mar 08, 2011 6:25 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YUNUS YOLU YÜRÜSÜN

Onlar birer çiçektir, gonca gonca baharda,
Su bekleyen gülleri, soldurmayın dostlarım.
Karanlığın ardında, bekler iken seherde,
Sevgi yerine kini, doldurmayın dostlarım.

Zulmün resmi çizilmiş, korku hâkim gözlerde,
Dinmeyen nefretlerle, bezenmiş o yüzlerde,
Sevda yolu bekleyip, akort tutan sazlarda,
Ağıt ağıt türküler, çaldırmayın dostlarım.

Bıkmasınlar hayattan, görsünler doya doya,
Tüketmesinler ömrü, kahırlar yiye yiye,
Kıymayınız onlara, töredir diye diye,
Sevda yüklü gençlere, saldırmayın dostlarım.

İnsafla bakarsanız, yürekler olmaz dargın,
Çektikleri sıkıntı, zaten ağlatır her gün,
Onca çileye rağmen, hayatı yine sürgün,
Hüzünler deryasına, daldırmayın dostlarım.

Sebat’ı bırakıp da, hırs’ı zulme dökmeyin,
Dikiş bilmiyorsanız, yapılanı sökmeyin,
Mutluluğun üstüne, duvar gibi çökmeyin,
Huzuru elinizden, aldırmayın dostlarım.

Ahreti düşünün, heba olmasın kullar,
21. yüzyılda, arş’a çıkarken el’ler,
Güzelliği bırakıp, zılgıt çekmesin diller,
Zalimi kendinize, güldürmeyin dostlarım.

Söyleyin şimdi canlar, onca zulüm revamı
Hoşgörüde bulunur, sevgilerin kıvamı,
Yunus yolu yürüsün, neslimizin devamı,
Kalbinizi nefs ile, öldürmeyin dostlarım.


O8 Mart 2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Sal Nis 05, 2011 10:46 pm    Mesaj konusu: GÖRÜYORMUSUN Alıntıyla Cevap Ver

GÖRÜYORMUSUN

Biliyor musun hey yar! ne çok istedim seni
Uçurtmamın ipini eline dolamayı
Kapılarak rüzgara aşkınla dans etmeyi
Buluttan yağmur sağıp çölünü sulamayı


O zaman belki çıkar sakladığın güllerin
Dokunsa da dikenin, dalında bülbül öter
Bahara hazırlanır beslediğin güzlerin
Bu aşığı ağlatan bestende matem biter


Duyuyor musun hey yar! ayazlı nefesimi
Söyledi mi halimi bana şahit yıldızlar
Yanardağın esiri alevli kafesimi
Gecelere terk etti vefasız gündüzler


Seni doğurmuyorsa ufuk zindandan farksız
Değişmez ha sabır taşı ha musalla taşı
İşlemiyor ki zaman nasılsa düzen çarksız
Eridi bitti ömrüm dumanlı dağlar başı


Gidiyor musun hey yar! beni de al yanına
Kahrında hoş lutfunda buna şikayet etmem
İster vezir istersen bir köle et hanına
Yanarım mahşere dek aşkın harında bitmem


Sensiz cennet zulümdür işin sonu hasretlik
Ezelden ebede (BEN) aramışım boşuna
Yarim sensizliğin iki yakası uzletlik
Oysa bir tek sen vardın yaşanmışlık aşina

Görüyor musun hey yar! aynamda cemalini
Senden aldım bitmeyen cevheri hazinemi
Sırlıses ersen bir gün meyvende kemalini
Yazar Levh-i Mahfuza belki de esamemi


BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pts Nis 11, 2011 11:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DESEM GELİRMİSİN Kİ?

Açıldım ummanlara, dalga dalga ararım,
Derinlere DAL desem, bilmem dalar mısın ki?
Kuruyan dut dalında, saza teller sararım,
Türküleri ÇAL desem, bilmem çalar mısın ki?

Nağmelere işlenen, sevgi yüklü sözlerle,
Filizlerde bal olup, bahar bakan gözlerle,
Takılıp bulutlara, damla damla özlerle,
Peteklere GEL desem, bilmem gelir misin ki?

Yanardağlar kaynıyor, yüreğimi yakarak,
Çıkıp gelsen diyorum, dört yanına bakarak,
Sılanın bağlarından, oluk oluk akarak,
Yüreğime DOL desem, bilmem dolar mısın ki?

Zalimleri kollayıp, yetim hakkı yemeden,
Usulünce söyleyip, kolayı zor demeden,
Sıradağlar misali, yığınlaşmış kümeden,
Dertlerimi BİL desem, bilmem bilir misin ki?

Sonbahar rüzgârları, kuru yaprak sermişken,
Buğulanmış gözlerin, akan yaşı görmüşken,
Vuslatın çevresine, setlerini örmüşken,
Duvarları DEL desem, bilmem deler misin ki?

Zulmetlerin kökünü, temelinden biçecek,
Dost meclisinde “ar”, şerbetini içecek,
Muhabbet denizinden, temizlenip geçecek,
Yarınları BÖL desem, bilmem böler misin ki?

Tersine çeviremem, bahtımdaki karayı,
Benlik belası denen, ruhumdaki darayı,
Şu canıma kasteden, Avaz avaz narayı,
Deryalara SAL desem, bilmem salar mısın ki?

Toprağın Sesi der, gördüm himmeti kolunda,
Yaratana sığınan, iman dolu solunda,
Sabır sükunet ile, yüce Mevla yolunda,
Hasret ile KAL desem, bilmem kalır mısın ki?

09.04.1011 Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Nis 14, 2011 9:11 am    Mesaj konusu: KUZİNE SOBASI Alıntıyla Cevap Ver



KUZİNE SOBASI

Evim kuş yuvası,kerpiç yapısı,
Altı odun damı,kiremit çatısı,
Anam sağ olsa,tüterdi bacası,
Ahh..Anacığımın kuzine sobası…

Soba üstünde, topraktan tencere,
Mavi renk çaydanlık,kaynar her gece,
Sofra kurulur,doyardık gönlünce,
Ahh..Anacığımın kuzine sobası…

Ekmeği,aşı,damağımda tadı,
Halil İbrahim bereketi vardı,
Bir heybeden,yedi çocuk doyardı
Ahh..Babacığımın kuzine sobası…

Önce babam,sonra da anam öldü,
Kapılar kapandı,ocağım söndü,
Yaşadığım günler,işte o gündü,
Ahh..Evimizin kuzine sobası..

Dünya,üç günlükmüş şunun şurası..

14-04-2011 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Prş Nis 14, 2011 12:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ahh be nefesimin Sesi can kardeşim Muharrem. Yüreğine sağlık.

Sevgilerimle.

YETİM KALDI ŞİMDİ TÜTEN BACALAR

Dört duvar arası, ata ocağı,
Sessiz kaldı şimdi, öten bacalar.
Sarardı bizleri, ana kucağı,
Yetim kaldı şimdi, tüten bacalar.

Toprak tencerede, derin ağlıyor,
Küllenen közlerde, kolun bağlıyor,
Yüreği yaralı, hüzün dağlıyor,
Boğucu dumanı, yutan bacalar.

Sofraydı canlara, kokan aşıyla,
Okşardı bizleri, gülen kaşıyla,
Haberdi dostlara, isli taşıyla,
Leyleği yuvada, tutan bacalar.

Son veda gününde, eller sıkılmış,
Gidenin ardından, ağıt yakılmış,
Dağılmış aile, ocak yıkılmış,
Toprakla bir olmuş, yatan bacalar.

Duyun bu sesleri beyler ağalar.

14.04.2011 Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Sal Nis 19, 2011 3:00 pm    Mesaj konusu: SEÇİM Alıntıyla Cevap Ver

SEÇİM

“Egemenlik;kayıtsız şartsız milletin”
Demokrasi,Cumhuriyet; ziynetim.
Huzur bulması için,bu devletin;
İstikbalin çiçekli yolu,seçim..

Çok partili,çok seçenekli imkan,
Vaatler çok büyük,ile de insan,
Sandıkla baş başa kaldığın an,
Özgürlüğün çiçekli yolu,seçim.

Kimi dünya verir,kimi ahiret,
Gözünü dört aç,sendedir keramet,
Kimse,kimseye veremez bir senet,
Asaletin çiçekli yolu, seçim..

Asıl olan millet,seçilen vekil,
Seçen sensin,seçtiğin sana kefil,
Geçmişten ders alıp,avlanma gafil,
Akıbetin çiçekli yolu, seçim.

Karda yürü,iz belli etme sakın,
Herkesi dinle,sen kisveni takın,
Eğrisi,doğrusu;oy kadar yakın,
İstikbalin çiçekli yolu, seçim.

Bir oy,bir dünya değiştirir belki,
Millet olmanın,orda fazileti,
Sen oy vermezsen,seni kim duyar ki,
Vatandaşın,duyulan sesi seçim..

Sandıklardan çıkar,milli irade,
Millet için karar verir,mecliste,
Seçme,seçilme hakkı, dört senede,
Demokrasinin asfalt yolu,seçim.

Güzel günlere,aziz memleketim..

19-04-2011 Muharrem Karaoğlan


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Sal May 03, 2011 11:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MECLİS

Aydınlık yüzde, kükreyen dille,
Doksan bir yıl önce, kuruldu meclis.
Yedi bölgemize, açılan elle,
Başkent Ankara’ da, sarıldı meclis.

Yattılar sipere, vuranlar için,
Hain tuzakları, kuranlar için,
Türklüğün dalını, kıranlar için,
Serhat boylarına, serildi meclis.

Uyanın küçükler, yarınlar sizin,
Açılan ufukta, görülür izin,
Üflensin nefesler, parlasın közün,
Bu yüzden sizlere, verildi meclis.

Samsun’ un bağrında, gülen dalgada,
Çınarlar altında, koyu gölgede,
Sınırı çizilmiş, yedi bölgede,
Gelecek yıllara, karıldı meclis.

Yunus’un sözüyle, sevdaya akıp,
Ferhat’ın közüyle, ateşi yakıp,
Mevlana gözüyle, ülkeye bakıp,
Tüm kötülüklere, gerildi meclis.

Kayalar içinde, sırlı ağlarda,
Bülbülü bekleyen, harlı bağlarda,
Bendine sığmayan, narlı dağlarda,
Ağardı tan yeri, görüldü meclis.

Toprağın sesiyim, böyle der kalem,
Kurulan pazarda, dolunca filem,
Ağlayan yürekten, gidince elem,
Yüce Milletime, verildi meclis.

Sıla bağlarında seni beklemekteyim.

Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr May 22, 2011 12:00 pm    Mesaj konusu: ERKİN EFE Alıntıyla Cevap Ver



ERKİN EFE

Ömrümün hazan mevsiminde, dalım,
Sen doğunca,yeşerdi yapraklarım,
Çiçek açtım; Sen, balımda nektarım;
Erkin Efe’m,istikbalim,torunum…

Yumuk,yumuk gözlerin,masum bakar,
Minik,minik ellerin,nazenin tutar,
Kucağıma alınca,amber kokar;
Erkin Efe’m,gözbebeğim,torunum…

Aslım sen,neslim sen; Muharrem deden,
Çok tatlısın çok; Şekerden, şerbetten,
Umudum sensin,gelecek günlerden;
Erkin Efe’m,ciğer parem,torunum…

22-05-2011
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pts May 23, 2011 6:08 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sıla bağının topraklarında açan taze fidanlar ve o fidanların açtığı goncalar. Karanlık gökyüzünün parlayan yıldızları olur onlar. Sende onlardan birisin işte Erkin Efe’miz. Dinle şimdi Nuri Amcanı. Bakalım senin için neler söylemişiz.

HOŞ GELDİN SEFA GELDİN

Koşup oynayacaksın,
Hoş geldin sefa geldin.
Taşıp kaynayacaksın,
Hoş geldin sefa geldin.

Yazdığımız bu sözle,
Taşıdığın o özle,
Bekliyordun dört gözle,
Hoş geldin sefa geldin.

Turnaya torun oldun,
Sazında terin buldun,
Sılaya gülen kuldun,
Hoş geldin sefa geldin.

Toprağın Sesi der ki,
Bizleri öğle sar ki,
Dilinde hüzzam şarkı
Hoş geldin sefa geldin.

Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pts Hzr 20, 2011 9:08 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şiirler dostluğun yeşeren yaprakları ve açan çiçekleridir.

NEDEN SUSAR Kİ DİLLER

Suçsuz elde kelepçe, dinmez ağlıyor gözler,
Söyleyin şimdi bize, neden pusar ki iller?
Soğuk duvar ardında, yürek dağlıyor sözler,
Söyleyin şimdi bize, neden susar ki diller?

Kara bulut içinde, uçan kuşum yorulmuş,
Yaralı bedeninden, ince hesap sorulmuş,
Özgürlük yollarında, kanlı divan kurulmuş,
Sevgi diye nefreti, neden kusar ki kullar?

Yüce Mevla’m bizlere, cemreleri saçarken,
Dertli göçmen kuşları, sılasına göçerken,
Taze bahar dalları, yaprak verip açarken,
Bülbülüne ah edip, neden küser ki güller?

Toprağın Sesi derki, suyun salmıyor dere,
Son nefesi verirken, sevdayı sermiş yere,
Titriyor ince beden, ipler açıyor bere,
Candan kolu sararken, neden asar ki eller?

Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Tem 24, 2011 12:15 pm    Mesaj konusu: DİKKAT ARIZA VAR! Alıntıyla Cevap Ver



DİKKAT ARIZA VAR!

Eski tas,eski hamam değil artık,
Düzene uymadı,gitti taş duvar,
İnancım yerinde,kafamda kırık,
Altında kaldım,dikkat arıza var!

Ben eski ben değilim; Asimile,
Her şey,yalan dolan,helalde hülle,
Firenim tutmaz, söverim rastgele,
Serseri oldum,dikkat arıza var!

Doğru bildiklerim,eğildi gitti,
Eyüp sabrı vardı,tükendi bitti,
Çatladım,patladım,canıma yetti,
Pervane oldum,dikkat arıza var!

Armudun sapı,üzümünde çöpü,
Derken,nafile doldurdum ben küpü,
Küp çatladı artık, kötüyüm,kötü,
Biçare kaldım,dikkat arıza var!

Söz gümüş ise,sükutum altındır,
Riyasız sevmek,hep felaketimdir.
Yalnızlık,yazılmış kara bahtımdır,
Divane oldum,dikkat arıza var!

Aklı selim iken,akıldan olduk,
Dünya kostak olmuş,kafamda kontak,
Kaçıyorum kendimden,panik atak..
Firari oldum,dikkat arıza var!

24,07-2011 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Sal Tem 26, 2011 8:53 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GİRMEK YASAKTIR

Yazmış telli turnam, anlatmış derdi,
Bundan gayrisini, sormak yasaktır.
Dertli dertli çalıp, söylerken Ferdi,
Ağlayan mazlumu, vurmak yasaktır.

Bezmiş yaşamaktan, halinden belli,
Yaşını sorarsan, kırk dokuz elli,
Dokunma garibe, kafası yelli,
Gönül kapısından, girmek yasaktır.

Yolu Yunus bildi, doğru yürüdü,
Çileli dağlarda, karlar kürüdü,
Sırlı nefesinden, duman bürüdü,
Kıymet bilmeyeni, sarmak yasaktır.

Şu yalan dünyada, ömrü biterken,
İğde dallarında, turnam öterken,
Mecnun çöllerinde, aklı yiterken,
Günahı önüne, sermek yasaktır.

Sözleri hep derstir, anlamak lazım,
Davul kar eylemez, nerde o kazım,
Geline söylenir, sen anla kızım,
Çalmayan saati, kurmak yasaktır.

Toprağın sesi der, takılın ize,
Hayırlı dualar, düşüyor size,
İki deli olduk, bakmayın bize,
Şekersiz unları, karmak yasaktır.

25.07.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Sal Tem 26, 2011 10:42 pm    Mesaj konusu: SIVALI EVLER.. Alıntıyla Cevap Ver



SIVALI EVLER..

Malın sahibi,mülkün sahibi kim?
Sıvalı evlerin,dökülmüş anam.
Bakarken,yaşla doldu gözlerim,
Kapıların aralı kalmış anam.

Perdenin çiçeği,salkım salkımdır,
Havlun hayatta,hala asılıdır.
Ocak başında közler karalıdır,
Tencerenin kapağı kalmış anam.

Gurbet kuşların kanatlandı geldi,
Kanadımız kırıldı,hasret değdi,
Kilitli kapın,boynumuzu eğdi,
Çiçeklerin dikeni kalmış anam.

Bahçendeki ağaçlar yeşermiş,
Bize yolla diye,meyve vermiş,
Tembih mi ettiydin,hep kurt,kuş yemiş,
Payamların dalları kalmış anam.

Çiçekli bahçenin gülleri solmuş,
Deve dikeni,güle kardeş olmuş,
Çorabın teki de,çoktan kurumuş,
Unuttuğun, asılı kalmış anam.

Gün akşam olmadan kavuştuk sana,
Dualar ile,yalvardık Allah’a…
Göz yaşları değdi,mezar taşına,
Mermerinde hatırı kalmış anam.

Parayla gurbeti satın aldık,dedin,
Kara gözlüm,okuyup gitmeseydin,
Hiç vurmadın ama,keşke dövseydin,
Ellerinin kokusu kalmış anam..

Son nefesine yetişemedim ben,
Her seferinde kuş olup gelen ben,
Dizinde yatmaya doyamadım ben,
Yüreğimde acısı kalmış anam..

Ruhun şad olsun..

Muharrem Karaoğlan
25-07-2011/Yeşilyuva
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Çrş Tem 27, 2011 9:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Nefesimin sesi can kardeşimin yürek sesini dile getirdim. Kendisine armağan olsun.

GÜLMÜYOR ŞİMDİ

Çekerken nefesi, sıla yolunda,
Anamın kokusu, DOLMUYOR artık.
Yazdığım mektuplar, zarflı pulunda,
Köyümde adresi, BULMUYOR artık.

Kırık ev camları, uçmuş perdeler,
Dağılmış kap kaçak, ayrı yerdeler,
Bizi büyütenler, şimdi nerdeler,
Aklımın saati, ÇALMIYOR artık.

Yavruyu bekleyen, toprağı tavlı,
Tellere takılmış, uzanan havlu,
Yıkılmış payamlar, kurumuş avlu,
Dalında bülbüller, KALMIYOR artık.

Gelen neşeleri, dertler itiyor,
Ana baba kardeş, tek tek yitiyor,
Sayılı gün işte, ömür bitiyor,
Gözlerim yaşını, SALMIYOR artık.

“Bakarsan bağ olur”, anam söylerdi,
Gelenle gidenle, selam eylerdi,
Yalnız hanesinde, bilmem neylerdi,
Nasırlı elleri, SİLMİYOR artık.

Gurbet ellerinde, türkü ünledim.
Dersimi almadan, öğüt dinledim,
Sahteymiş sevgiler, çok geç anladım,
Kimse kadir kıymet, BİLMİYOR artık.

Baba mesleğini, işledi eller,
Sağlık şifa için, söyledi diller,
Köyümden ayrılıp, gezerken iller,
Körelmiş makaslar, DİLMİYOR artık.

Toprağın sesi der, melekti onlar,
Şerliği yok eden, elekti onlar,
Tenimizi saran, yelekti onlar,
Bu dünya anasız, OLMUYOR artık.

27.07.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Prş Ağu 04, 2011 9:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ATIŞIR ÂŞIKLAR TÜRKÜ DALINDA

Oturup sılamda, divan kurarak,
Atışır âşıklar, türkü DİLİNDE.
Erzurum ve Ağrı, yöre vurarak,
Atışır âşıklar, türkü İLİNDE.

Misafir ozanlar, yakmış közünü,
Durmaz Ozan Nihat, söyler sözünü,
Tanyeri parkına, sermiş özünü,
Atışır âşıklar, türkü SELİNDE.

Ozan Muhsin demiş, sılan güzelmiş,
Ozan Selahattin, bize özelmiş,
Ozan Nihat ile, diyar gezilmiş,
Atışır âşıklar, türkü YOLUNDA.

Ses verir saz teli, şiir seliyle,
Okşar yürekleri, vuran eliyle,
Söyleşir bülbüller, ozan diliyle,
Konuşur petekler, türkü BALINDA.

Toprağın sesi der, sılam bir başka,
Doyulmaz sohbete, tadı bambaşka,
Vurulup sazlara, gelince aşka,
Atışır âşıklar, türkü DALINDA.

04.08.2011 Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Ağu 15, 2011 11:28 pm    Mesaj konusu: BAYRAMI GÖRMESİNLER Alıntıyla Cevap Ver

BAYRAMI GÖRMESİNLER

Şu mübarek, Ramazan günlerinde,
Askerimi vuranlar,gülmesinler..
İftarları ölüm olsun,tez günde,
Şerefsizler,bayramı görmesinler…

Her gün şehitler gelir; Bayrak,bayrak,
Gözyaşları kan olur; Irmak,ırmak,
Yeter! Kanamasın, et ile tırnak,
İmansızlar,bayramı görmesinler…

Dini,milliyeti yoktur,terörün,
Manası yok; Caniye, hoş görünün,
Kemikleri sızlar,şehit düşenin,
Kitapsızlar,bayramı görmesinler…

Kemiğe dayanan bıçak,haine,
Girsin,yüreğinin orta yerine,
İblis asılsın! Bakalım seyrine,
Vicdansızlar,bayramı görmesinler…

15-08-2011 Muharrem Karaoğlan

(Bu gün toprağa verilen,bir yüzbaşı ve iki askerim şahadetine ithafen,
Ruhları şad olsun)


En son MUKO tarafından Cum Ağu 19, 2011 11:39 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Prş Ağu 18, 2011 9:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GÖZÜ KÖR OLSUN

İftar sofrasına, acı sarıp da,
Masalar kuranın, gözü kör olsun.
Günahsız dağlarda, pusu kurup da,
Mehmet’i vuranın, gözü kör olsun.

İşlemeli mendil, yaslı cebinde,
Alacağı nefes, vardı kepinde,
Bunu düşünmeden, kaya dibinde,
Kalleşçe duranın, gözü kör olsun.

Acımazlar mı hiç, gençlik yaşına?
Engerek yılanı, katıp aşına,
Yetim bebelerle, garip başına,
Matemi saranın, gözü kör olsun.

Tertemiz yüreğe, sinsice akıp,
Dost diye görünüp, haince bakıp,
Özgürlük diyerek, kurşunu sıkıp,
Birliği kıranın, gözü kör olsun.

18.08.2011 Nuri GÖKGÖZ

Vatan Bize; Eşi Benzeri Olmayan Bir Yardır. Bizlerse; O Vatana Birer Kurbanız.
Ruhları Şad Olsun)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Ağu 19, 2011 11:38 am    Mesaj konusu: BİZİM ASKER Alıntıyla Cevap Ver

BİZİM ASKER

Yıllardır kanayan yaramız,terör,
Göğsünü siper eden,bizim asker..
Söz biter,bıçak kemiğe değer,
Bayrağa sarılan can,bizim asker..

İstikbal,istiklal uğruna seçim,
Vatan bir,bayrak hür diyen;Kardeşim.
Açılmaz,vazgeçilmez tek bir rejim;
Cumhuriyetin bekçisi,bizim asker..

Yedi bölgede,seksen bir vilayet,
Vatan diyerek, nöbet tutar Mehmet.
Damarlarındaki kanda,keramet,
Milletin göz bebeği,bizim asker…

Ezelden,ebede asker milletiz,
Yediden yetmişe birer neferiz,
Bir ölür,binlerce kişi doğarız,
Bayrağın ay yıldızı,bizim asker…

19-08-2011 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Pts Ağu 22, 2011 9:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

CENNET IRMAĞINDA YÜZENDİR MEHMET

Vatan sevdasıdır, korkmaz ölümden,
Dağlarda destanı, yazandır Mehmet.
Can verir sır vermez, yılmaz zulümden,
Haine mezarı, kazandır Mehmet.

Ardımdan ağlama, yazar kalemi,
Bülbülü andırır, dinle kelamı,
Kurbandır toprağa, çakar selamı,
Elinde sazıyla, ozandır Mehmet.

Kınalı kuzular, mektup yakarken,
Çileli analar, yolun bakarken,
Yüklü bulutlardan, damla akarken,
Dökülen yaşları, süzendir Mehmet.

Sıla bağlarında, yeşil dalıyla,
Buram buram kokan, sevda balıyla,
Derin hülyalarda, giden salıyla,
Cennet ırmağında, yüzendir Mehmet.

22.08.2011 Nuri GÖKGÖZ ( Toprağın Sesi)

Mehmetler Vatan Yolunda ardına bakmadan yürüyen yıldızlardır. En Büyük Sevdaları topraktır. Geceleri Kayan Yıldızları görürseniz Biliniz ki Mehmetler Toprağa akmaktadır. Onlara duasız bırakmayın. Ruhları şad olsun. Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Cmt Ağu 27, 2011 11:29 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

EFENDİM

Hançer mi değdi gönlüme ağlasam duyan olmaz
Ahu zarım gelmez dile, zorda kaldım efendim
Hicranlar doldu elime toplasam sayan olmaz
Efkarlarım gitmez güle, darda kaldım efendim

Bu kalp hep seni arzular günden güne yanıyor
Bağrıma bastım kokladım söyle neden kanıyor
Söyleyemem bu derdimi herkes deli sanıyor
Yangınımı satmaz çöle, narda kaldım efendim

Uykuya salarım gözü rüyama gelsen diye
Sehere bağlarım özü bülbüle gülsen diye
Şafağa çevirdim yüzü geceyi delsen diye
Göz yaşlarım akmaz göle, zarda kaldım efendim

Çıbana dönen yaram var, ne sarmaya lokman var
Bir tek sendedir dermanı başka tabip bakman yar
Senden kalan mirasımdır tenim fazla yakman har
Sönmez ateş bakmaz yele, ar’da kaldım efendim

Biliyorum bendesin ama neden görmez gözlerim
Her yanım senle doluyken bomboş kalır ellerim
Git demem! bende kal yine ben bir sende gülerim
Hasretlerim batmaz küle, nurda kaldım efendim

Söyle sırlıses sevdanın diplerinde yandın mı
Aşkın şarabından içip tatlarına kandın mı
Kirli aynaların silip zemzemlerinde yundun mu
Nedametini katmaz sala derde kaldım efendim

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Çrş Eyl 07, 2011 6:56 am    Mesaj konusu: EYLÜL Alıntıyla Cevap Ver


EYLÜL

Geçti yaz bahar ayları,mevsim sonbahar,
Sevdalara,hüzünlere göz kırpar Eylül…
Alıp gider beni maziye,hatıralar,
Beni gurbet ellere, yollayan Eylül.

Gazel gibi yerlere düşüp,çiğnenmeden,
İte,uğursuza asla boyun eğmeden,
Turna olup, sıla bağlarından geçmeden,
Kanadımı, kollarımı, yolduran Eylül.

Ayrılığın,hasretin adı soyadı Eylül,
Efkarın,isyanın Feryadın sesi Eylül,
İnadına yeniden doğuşumdur Eylül,
Beni derin sevdalara, daldıran Eylül.

Bir çizik çektim aylara,kalanı Eylül.

7-9-2011
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Prş Eyl 08, 2011 9:54 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AĞLAYAN PAYAM DALINDAN BAK YAVAŞ YAVAŞ

Eylül; dilinde tuttuğun, sırlı közleri,
Sılamın sevda yoluna, DÖK yavaş yavaş.
Telli turnamın sesinden, duyup sözleri,
Salkım söğüt dallarını, BÜK yavaş yavaş.

Vefasız diyerek bakma, biz can kuluna,
Koşup geliriz bilirsin, açık koluna,
Acıpayam’ a uzanan, ata yoluna,
Birer birer lambaları, YAK yavaş yavaş.

Toprağın sesi böyle der, yazdım karneye
Dolsun diye tas bıraktım, akan kurnaya,
Yeni baştan doğmak için, gelen turnaya,
Ağlayan payam dalından, BAK yavaş yavaş.

08.09.2011 Nuri Gökgöz( Toprağın Sesi)

Çizgiler çok şey anlatır, ne hoşsun Behlül…

(Behlül : Hayırsever, iyi adam)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Eyl 19, 2011 6:00 pm    Mesaj konusu: FELEK Alıntıyla Cevap Ver

FELEK

Biraz serseri,azıcıkda deliydim,
Kalan aklım,başımdan çıktı gari.
Anamın guzusu,köyün gülüydüm,
Zalım felek gurbete,attı gari.

Deve dikeni gibi,battım sanki,
Düşman kesildi,zalımın fendi,
Sıla diye çıktım,gurbetin kendi,
Kahpe felek bağrına,bastı gari.

Elimde bir sazım,dilimde avazım,
Mecnun misali çöllerde yalnızım,
Tükendi sabrım, her yanımda sızım,
Zalım felek,Leylayı sattı gari.

İlmi,irfanı aradım kitapdan,
Hiç dönmedim,doğru bildiğim yoldan,
Peşimi bırakmaz,sardı dört koldan,
Kahpe felek, canıma yetti gari.

Heyhat! Ne anam kaldı,ne de babam,
Hayat ne acıymış,kapandı yuvam,
Burnumda tüter,acılı tarhanam,
Kahpe felek üstüme,çöktü gari.

Göbek adım Adem,adım Muharrem,
Memleket Acıpayam,çoktur badem,
Gurbette koymayın,yetince vadem,
Zalım felek,ümidim kesti gari.

19-09-2011
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Nuri Gökgöz
ELMAS ÜYE
ELMAS ÜYE


Kayıt: Jul 15, 2004
Mesajlar: 893


MesajTarih: Prş Eyl 22, 2011 6:04 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

BÜKÜK BOYUNLARLA KALAN BİZ OLDUK

Umuda yükselen, bahar dalında,
Sonbahar gelmeden, SOLAN biz olduk.
Sılaya uzanan, gurbet yolunda,
Bekleyen tirene, DOLAN biz olduk.

Yıkık bacalardan, çıkan dumana,
İnleyen nefesle, vurup kemana,
Anılarda kalan, geçen zamana,
Buğulu gözlerle, DALAN biz olduk.

Ferhat’ın dağında, kuzu güderken,
Yüce Mevla’mıza, dua ederken,
Sevdiğimiz canlar, bir bir giderken,
Saflarda namazı, KILAN biz olduk.

Mevla’ ya yönelen, nurlu yüzlerle,
Sılayı arayan, harlı gözlerle,
Şiire dökülen, narlı sözlerle,
Gurbet türküsünü, ÇALAN biz olduk.

Çürüyen dirsekle, bilgi sürerek,
Sıralı taşlarla, hasret örerek,
Ağlayan yüzlerde, yaşı görerek,
Akan damlaları, SİLEN biz olduk.

Toprağın Sesiyim, varıp ardından,
Vuslat saatini, kurup ardından,
Bir telli turnayla, durup ardından,
Bükük boyunlarla, KALAN biz olduk.

21.09.2011 Nuri GÖKGÖZ(Toprağın Sesi)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Gülten TELLİOĞLU
ÜYE
ÜYE


Kayıt: Feb 19, 2010
Mesajlar: 24


MesajTarih: Pts Eyl 26, 2011 1:25 pm    Mesaj konusu: Re: Alıntıyla Cevap Ver

Vuslat diye diye, giydik karayı
Uyuttuk yürekte, yanan yarayı
Buluruz diyerek, belki çareyi
Umudu deryaya salan biz olduk
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pzr Ekm 16, 2011 9:08 am    Mesaj konusu: SEVGİLİM Alıntıyla Cevap Ver

SEVGİLİM

Yıllar yılı benle senin aranda
Bağ kurduk sımsıkı gizli aşikar
Aradım hep seni olsan faranda
Her buluşmamızda yandı durdu har

Kalbimin üstüne koyarım seni
Defalarca öper koklarım seni
Sebepli sebepsiz eklerim seni
Bilmem sende başka bir cazibe var

Hele seni öpüp öpüp koklamak
Ciğerlerime dek çekip bırakmak
Zehri içime zevki havaya atmak
Tabut çivilemek kalır bana kar

En kutsal görevim seni taşımak
En kötü düşmandan seni dilemek
Günde bin defa üst başım yoklamak
Senin yokluğun bana en büyük ar

Sen varsan eğer yemek içmek haram
Sen varsın ya olmasın cepte param
Sen ol yeter bozulsun dostla aram
Seninle bağımız inceden bir zar

Ciğerim sökülmüş bana vız gelir
Vücudum dökülmüş daha az gelir
Vazgeçmem senden kim dese saz gelir
Seni ölümüne sevdim ben yar

Ama sen bana hiç değer vermedin
Her zevkin ardından çekip gittin
Sen sadece çölde serap gibiydin
Geçti gitti duman kaldı bana nar

Senden ayrılmalıyım yar! tez elden
Zor olsa da atmalıyım gönülden
Özür diliyorum yıllarım senden
Körmüş görmedi gözüm hep baktı dar

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pzr Ekm 16, 2011 9:22 pm    Mesaj konusu: BENİM Alıntıyla Cevap Ver

BENİM

Neden arar gözüm başka yerlerde
Bende beni soran nadan kör benim
Bilmem neye yanar bağrımda ateş
Gerçeğe inatçı melun zor benim


Başım döner sarhoş cürüm içinde
Mahpus kalır ben’im nefsim elinde
Gizli öznem batar acır kafesinde
Güneşte ışıksız kalan dar benim


Bin bir renk boyanır riya diz boyu
Her halim sanaldır rüya düz koyu
Çamurlaşır yürek döker boz suyu
Kalpte kini örten yalan zar benim


Kilit vurulmuş kalp anlamaz aşktan
Hep menfaat bekler eşinden dosttan
Sağır duymaz misal almaz Yunustan
Mazlumu biçare kılan ar benim


Sana da çatacak bir gün nedamet
Vakit çok geç artık kaçar selamet
Dikilir hakikat sıkar azamet
Zebani elinde nalan nar benim


Ya rab tut elimi hallerim vahim
Sensin günahkarı affeden Rahim
Eritir pişmanlık yüreğim cahim
Seni kalpten tutup yolan yar benim

BİLAL TEKİN(SIRLISES)

CAHİM: çok sıcak yer
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Sal Ekm 18, 2011 7:35 pm    Mesaj konusu: YANARIM Alıntıyla Cevap Ver

YANARIM


Bin bir parçadır gecem dağılır aynam gibi
Yüreğime saplanır ey olmaz acısı var
Hüznü çalıyor bozuk plağım telim gibi
Yanağımı ıslatır silinmez karası var

Bilmez sıcaklığımı buz keser hain gece
Ben sana inat yaktım yürek yangınlarımı
Güneş doğarken biter efsun gizli bilmece
Tahammülüm ondandır getir yarınlarımı
Kesme sıcaklığımı dur etme hain gece

Geceler buz ecel buz şu yarama eker tuz
Sağım solum dört duvar mum ışığı çaresiz
İsi sıvanır cama ikimizin benzi boz
Elim düşer boşluğa gölgem büyür apansız
Geceler buz yürek buz ve ben yine uykusuz

Neden doğmaz güneşim neden gülmez gözleri
Neden gitmez kabusum kaldırın yatağımdan
Neden bitmez sancılar zonklar dişim etleri
Romatizmam azıyor çarem geçer uzağımdan
Neden ötmez horozlar delip geçmez gizleri

Hadi kapa kulağı yastığı çek üstüne
Bildiğin bütün duayı oku duysun yaratan
Sil vesveseyi kilit vur şeytanın kastına
Biri var hakikati kör gecede aratan
Kes ümitsizliğini merhemi çek üstüne

Biri var benden yakın şah damarımda tadı
Hissediyorum akar geceme oluk oluk
Tutsam tutacağım o ki sımsıcak ateşi
Git şimdi hayalimden korkum yok senden artık
Biri var benden yakın şah damarımda tadı

Şimdi pişmanım bunca zaman yalnızlığıma
Beni benden yabancı ne kadar hazin, acı
Yalan dolan altında kalıp aymazlığıma
Yığın yığın topladım etek etek günahı
Yanarım boynum bükük ya rab! Yalnızlığıma,

Bin bir düğümdür dilim susuyor aynam gibi
Yüreğime toplanır ey olmaz acısı var
Hüznü çalıyor sazım kırılmış telim gibi
Yanağımı ıslatır bilinmez narası var



BİLAL TEKİN(SIRLISES
)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Prş Ekm 20, 2011 10:00 am    Mesaj konusu: FELEK Alıntıyla Cevap Ver

FELEK

Neyin galdı söyle gahba felek
Neyin galdı de bene benden alcek

Ben heçlik makamlarını seçmişem
Buyur gel bulabiliyorsen durma al
Ben bütün yalanlarından geçmişem
Sana ait neyin varsan sorma al

Anamdan doğarken sene baktımsa
Goca tecelliye gurban oldumsa
Aşk şarabın yudum yudum içtimse
Bu serhoşu bu uğurda yorma al

Hey gidi gahba felek değirmen daşım
Bilib durun sene doyurmaz göz yaşım

Bi gün seninde hesabını soran çıkar
Bu gadar garibanı çektirdiklerinden
Bi gün mengenesinde senede sıkan çıkar
İnim inim inletir gönlünün en derin yerinden

Offffffff başım ağrıyor uyandım esrarından
Çıktım hipnozdan geçtim gerçeğin kenarından
Acıttı hakikat gurtarsın goca rab serabından
Toz pembe hayallerini heç verme al

Al neyin varısan bıktım leyladan bıktım çölden
Usandım guru guru esen !yardan! habarsız yelden
Medet beklemiştim üç gün açıp giden gülden
Yaradana giden yolda, dağları germe al


De gidi gahba felek nede seversin baş döndürmeyi
Bütün hayvani duyguları bir bir bulup çıkarmeyi


Senlen uğreşmeye gücüm yok, sene Allaha bıraktım
Goca ırabbım bilsin gari, bu acız gulun hallarını
Biliyom sen sağırsın eyiliğe, sene sevmeyi bıraktım
Goca ırabbım versin gurtulmeye Tuğba dallarını


Goca Bilal geç galma nedamet yaşını dök gari
Biyo Allah aşkını o cahil gönlüne sok gariii
Gocadın gittin yaradandan başka el amanın yok garii
Gururu kibiri bırak, toprağı hakir görme al

BİLAL TEKİN(SIRLIS
ES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pts Ekm 24, 2011 9:12 pm    Mesaj konusu: ÇOBAN KIZI Alıntıyla Cevap Ver

ÇOBAN KIZI

Görüyorum seni, mor fistanlı çoban kızı
Engin ovaların kekik kokan dağların oyası
Yağmur yemiş sinelerinden tüter sevdasının yarası
Çökelek yer ekmek arası
Bağlardan çalınmış gözüne üzüm karası
Süzülür ağzından yanık türkü
Şeker mi desem yok
Yok bu üzüm şırası

Eşlik eder ona yalçın kayalar
Meleşir kuzular, ağız birliği edercesine
Ayran içer tezek kokulu ayran
Ağzı burnu boyanır, şehirli kızların boyasından güzel
Belli kesin kaytan bıyıklı birine hayran…
Ayaz yemiş nefesi buharlanır
Ürkek bakışlım sakladım kendimi
Yüreği engin ovalar gibi geniş
Dumanlı dağlar gibi yüce
Karlı tepelerden beslenen pınar kadar katışıksız
Yanakları ala boyanır hemencik arlanır diye


Görüyorum seni mor fistanlı çoban kızı
Eşeğini dert yoldaşı etmiş, çomarı kahraman
Heybesinde çeyizi işler tabiatı motif seçmiş
Naylon ayakkabısı çamura boyanmış
Zülfü kara, kaşı kara, bahtı kara
Acele acele kavga eder davarla
Gün batımı velveleye verilir zille çanla

Görüyorum seni mor fistanlı çoban kızı
Koyunları ipe dizmiş sağıyor
Perçinlenmiş sabrı sanki sağdığı her memede
İçini aktarıyor bakraca
Üçeteği yerlerde sürünüyor
Ah…! belli ya…! her gün koyunun altı kürünüyor
Yar yoluna, aş uğruna; dağ taş ova bayır yürünüyor
Nasıl içleri acıtmasın bacaları tüten
Hayalini süsleyen koca şehir görünüyor


Görüyorum seni mor fistanlı çoban kızı
Odun isinde aş pişirir kıyılmış otlardan
Közün üstüne karalı çaydanlık sürer
Bölük pörçük ekmeği ıslar pınar suyundan
Bilmem hiç sıkılmaz mı her gün aynı oyundan
Sorsam nerden gelirsin
Hep aynı cevap koyundan
Bilirim aşar meşakkatin boyundan



Görüyorum seni mor fistanlı çoban kızı
Ayakları nasırlanmış kanıyor yürekle bir
Uykuya hazırlanır tezek kokulu közün ışığında
Hayallerini gerçeğe döndürecek en güzel rüyaya
Kınalı ellerini yıldızlara doğru kaldırır
Şahit kılar yarını belli olmayan sevdaya

BİLAL TEKİN(SIRLISES
)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pzr Ekm 30, 2011 9:09 pm    Mesaj konusu: DİYEMEDİM Alıntıyla Cevap Ver

DİYEMEDİM

Çaresizce feryadım çınlarken kulağımda
Kıpır atan gönlüme beden dar diyemedim
Gözyaşımın tuzları yakarken yanağımda
Bunca bela musibet neden var diyemedim


Gökyüzü boyanırken kapkara bulutlardan
Bıçak gibi keserken güneşi ufuklardan
Şeytan çığlık atarak dirilir kabuslardan
Takatsiz kalışıma birden dur diyemedim


Güller ağladı durdu hazan düşen ömrüne
Bayrak boynunu büktü mahzundu şehidine
Nice mazlum ah etti caniye, namerdine
Bayram havasında şölen kur diyemedim

Belki ibret içindi belki de haktan öfke
Kimine dur demekti, kimi gafile fiske
Salladı beşiğini desin kullarım keşke
Uyan uykudan bağrı elin vur diyemedim


Ne zaman koca çınar dallanıp bucaklansa
Tek vücut olup kardeş kardeşle kucaklansa
Kendi yağı tuzunda hallenip ocaklansa
Balta nacak vuranı hain yar diyemedim


Atamın huzunda yüz kızartmaktan usandım
Beşikteki bebeğin hesabından utandım
Düğümlendi boğazım sustu dilim tıkandım
Emanete hıyanet eden zor diyemedim


Dertten derde yetişti türküm asırlar boyu
Mazluma yumuşacık namerde siyah koyu
Altın yaldızla süslü tarihler yazdı soyu
Türküm şaha kalk sana uykun ar diyemedim


Kıtalara diktiğin şu kubbeler senindir
Peygamberden aldığın o övgüler senindir
Tarih kokan maniler bu türküler senindir
İlelebet yanacak kalbin har diyemedim


Hangi şiir eder ki bu derdime kifayet
Sana önderlik yapar önün ardın velayet
İyi oku çok düşün atadan kaldı vasiyet
Budur ancak kurtuluş işin kâr diyemedim

BİLAL TEKİN(SIRLISES)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BİLAL TEKİN
ALİMİNYUM ÜYE
ALİMİNYUM ÜYE


Kayıt: Feb 01, 2009
Mesajlar: 59


MesajTarih: Pts Ksm 14, 2011 10:48 pm    Mesaj konusu: NEDİR BU DERT Alıntıyla Cevap Ver

NEDİR BU DERT

Nedir bu dert durduk yere, kendi düşen nalan olmaz
Rabbim nakşetmiş sevdayı, bunda sana yalan olmaz

Mum olmak kolay mı sandın ziyasına yanmak gerek
Erisin yürek yağların, handa baki kalan olmaz

Aşk sözde değil özdedir, damakta kalır tatları
Yarıp açsan kalbi boşa, gizli yolu bulan olmaz

Hak tutuşturmuş çerağı yanar ezelden ebede
Dört mevsim açar güller, hazan olup solan olmaz

Bülbülüm gülü seversin, artar zikrin seher vakti
Gül kızarır hicabından, yakar diken yolan olmaz

Sussun artık lal olsun dil, konuşsun gönül delice
Serhoş kulun mektubunu, dikkat nazar alan olmaz

Üşür hicran beni arar, gözüm yosun yosun akar
Deli çaylarım çağlıyor, engin derya dolan olmaz

Nereye baksam sen var, batınım zahirimde sen
Çakılıdır bende sevdan, kalpten söküp çalan olmaz

Sırlıses bırak arını, haykır yare neyin varsa
Kalksın perde görsün gözün, meyden içen galan olmaz

BİLAL TEKİN(SIRLISES)

GALAN: Çok susayan
HİCAB:Allah ile kul arasında perde, utanma
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Oca 09, 2012 8:39 pm    Mesaj konusu: ÖZET Alıntıyla Cevap Ver

ÖZET

Ömür,doğum ile ölüm arası,
Hayat,sadece iki nefes ile..
Sevda,iki gözün derin yarası,
Öldürür,yaşatır,bin bir ah ile..

İnsan,ana baba tercih edemez,
Kimisi bilseydi,doğmak istemez..
Kader,kendi yazar,kimse bilemez,
Güldürür,ağlatır bin bir vah ile..

Yaşamak için,çalışmak gerekli,
Kimi usta,çırak,kimi mektepli,
Gönlünce yaşamalı,geçen günleri,
Ayları,yılları bin bir şevk ile..

Gençlik,yaşlılık yaşanan silsile,
Evlat,torun derken tatlı bir çile..
Aşk,dünyayı tutmak için vesile,
Gezdirir,döndürür bin bir haz ile..

Dudak ile bacak arası,hesap,
Hak huzurunda verilecek cevap..
Dünya serveti,günah ile sevap,
Gülersin,ağlarsın bin bir sır ile..

Bir gün sala verilir,giden sensin,
Eller üstünde padişah,sultansın..
Beyaz bir kefen,çıkmaz hiç nefesin,
Kıbleye dönersin,bir kaç el ile...

9-01-2012 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Ekm 20, 2012 9:00 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YILLAR

Kabına sığmayan geçen yılların,
Rüzgar gibi geçti de adı kaldı.
Tarak işlemeyen siyah saçların,
Kökü yerinde durur,akı kaldı.

Dilimde türküler,gönlümde sevda,
Gençlik elden gitti,gurbet ellerde…
Anam,babam şimdi kara yerlerde,
Üstünde otlar çıktı,taşı kaldı.

Şu gelen bayram günü,gözüm yolda,
Hasret har eyledi,kara bağrımda…
Ümit yok artık,bugünde,yarında,
Çaldığım türkülerin sazı kaldı.

Bir varmış,bir yokmuş ömür dediğin,
İki evlat,iki torun eserin…
Çemberinden geçtiğim şu feleğin,
Alnımda silinmeyen izi kaldı.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Ekm 28, 2012 12:28 pm    Mesaj konusu: KIYAMET KOPACAK Alıntıyla Cevap Ver

KIYAMET KOPACAK

Takvimlerden haberi olmayanlar,
Üç günlük dünyada,doluyor müddet.
Mayalara* göre,az bir zaman var,
Gün dönümünde*,kopacak kıyamet.

Cuma Namazı bitince camide,
Gök kubbe çökecekmiş üstümüze.
Yer yüzünde kalmaz,taş taş üstünde,
Tahtaya vurun,kopacak kıyamet.

Bu dünya,bizden usanmış,iyice,
Ahiret gününe kalan Şirince*.
Kutsal ab-ı hayat,İsa inince,
Bize düşmez ki,kopacak kıyamet.

Maya’lar yazmışlar,yıllar önceden,
Savaş,ihanet kalmasın,gelmeden…
Sevdiğinize sarılın,ölmeden,
Sabah olmasın,kopacak kıyamet.

Borç,alacak,takmayın kafaya,
Yiyin,için...bırakmayın yarına,
Abdestli olun,gezin doyasıya,
Taat eyleyin,kopacak kıyamet.

Gurbetmiş,sılaymış fark etmez gayrı,
Hasret bitecek,yer yutacak canı…
Kara toprağa düşmek,kimin şansı,
Mülk Allah’ındır,kopacak kıyamet.

Kefen sevgi olsun,son nefes barış,
O gelince bitecek,sonsuz yarış…
Huzur içinde bir ölüm,yakarış,
Takdir Allah’ın,kopacak kıyamet.

Mevla’m, sevenleri ne olur affet.

28-10-2012 Muharrem Karaoğlan

*Amerikada M.s 600 de yaşayan kavimler.
*21 Aralık
*İzmir/Selçuk-Şirince Köyü
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Nis 07, 2013 3:49 pm    Mesaj konusu: MİLLİYET Alıntıyla Cevap Ver

MİLLİYET

Türk adıyla şan verdik,üç kıtaya,
Aynı tarih,aynı dil,aynı iman…
Millet olduk,renk verdik al bayrağa,
“Hür” olmanın farkına varır insan.

Üniter devlet,demokrasi,milliyet,
Egemenlik, elimizde bir senet.
Laik,sosyal,hukuk düzeni devlet,
“Güç” olmanın farkına varır insan.

Türkiye sınırı;Misak-ı Milli,
Federasyon,özerklik fikri,kirli.
Bizi bizden ayırır,birileri,
“Bir” olmanın farkına varır insan.

Sen kimsin diyene,Türk demedik mi,
Bu vatan uğruna, can vermedik mi?
Tarih tekerrür eder,görmedik mi?
“Var” olmanın farkına varır insan.

Terörle bir yere varılmaz diye,
Açılıp,saçıldık, döndük geriye.
Barış adına,kazanan rantiye,
“Yok” olmanın farkına varır insan.

Türklük gurur ve şanı yeter bize,
Kimin haddi,bunun üstünü çize.
Aslını inkar eden,haramzede,
“Türk” olmanın farkına varır insan.

20-02-2013 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Tem 12, 2013 10:20 pm    Mesaj konusu: ANKA KUŞLARI Alıntıyla Cevap Ver

ANKA KUŞLARI

Tüfek icat oldu,mertlik bozuldu,
Köroğlu’nun çıktığı dağlar bizim.
Hak söyleyen;dokuz köyden kovuldu,
Bir değil,iki değil onlar bizim.

Eline,beline,diline sahip;
Hazreti Muhammedi bildik habip,
Kuran-ı Kerim,tutunduğumuz ip,
Hak yolunda yürüyen kullar bizim.

Yunus,Mevlana,Hacı Bektaş-ı Veli,
Gönlümüzün, kutlu Alperenleri,
Ruhumuzdan dökülen dizeleri;
Söylemeyip,söyleten yoklar bizim.

Aşığın yüzünde,olmazmış riya,
Sazından,sözünden süzülür ziya,
Ehl olmayan görmez;zanneder rüya,
Kaf dağının ardında kuşlar bizim.

13-07-2013
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Tem 15, 2013 9:52 pm    Mesaj konusu: KOKU Alıntıyla Cevap Ver

KOKU

Her nesnenin kendine has kokusu,
Zamanla beyninin içine işler.
Ne kokular vardır;gönül yarası,
Mazide kalır,içine dert eyler.

Aşkın bile kimyası,ispatı var,
Aşık,maşuku kokusundan anlar.
Buram,buram tüter,çok uzun yıllar,
Burnundan girer,gönlüne taht eyler.

Bazen,sevgili,bazen ana,baba…
Gurbette tüter;burnuna,burnuna.
Memleket kokusu derler adına,
Ruhuna işler,beynine park eyler.

Sevgi,nefret,his…kokunun kaynağı,
Sevda olmasa neylersin dünyayı.
Her tadın içinde, bir aşk olmalı,
Dünyadan geçer,cennete gark eyler.


16-07-2013


En son MUKO tarafından Cmt Mar 01, 2014 10:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Mar 01, 2014 10:27 pm    Mesaj konusu: DALGA KIRAN Alıntıyla Cevap Ver

DALGA KIRAN

Fırtınalar açılır, denizlere,
Denizler, dalga dalga dalgalanır.
Siler, süpürür, gelmez dizginlere,
Dizgini ancak, dalgakıran alır.

Gemiler yanaşır bir, bir limana,
Dalganın öfkesi gelmez imana.
Kimi batar, kimi de sağa sola,
Yıkanı ancak, dalga kıran alır.

Dalga kıran icat olmadan henüz,
Nuh’u Ağrı dağına atmış deniz.
Denizin vicdanı yok ki; İmansız.
Talanı ancak, dalga kıran alır.

Hava karardı, deniz ise kızgın,
Tufan koptu, kopacak vakit yakın.
Gayrı, aklınızı başınıza alın,
Geleni ancak, dalga kıran alır.

1-3-2014
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Mar 06, 2014 8:40 pm    Mesaj konusu: GAYSAR GÜZELLEMESİ Alıntıyla Cevap Ver

GAYSAR GÜZELLEMESİ

Salına salına, gelip geçer kapımızdan,
Sokaklar mis kokardı, onun kokusundan,
Yanakları pembe, pembeydi gül yaprağından,
Bülbüller meşke dururdu onun sevdasından.

Dastarının kenarı, çiçektendir çiçekten,
Can bedenden çıkmadan geçemedim o yârden.

Üç eteği, acem şalı, üzümlü dastarı,
Kabaralı kundurası, seslerdi yolları,
Güneş gibi parlardı, yüzünün astarı,
Görenler bir ah çekerdi, onun sevdasından.

Dastarının kenarı çiçektendir, çiçekten,
Can bedenden çıkmadan geçemedim o yârden.

Halı dokurdu, ince uzun parmaklarıyla,
Papatya çiçeğinden oyalı dastarıyla,
Ben söylerdim o ağlardı, aşkın ataşıyla,
Ahrazlar dile gelirdi onun sevdasıyla.

Dastarının kenarı çiçektendir, çiçekten,
Can bedenden çıkmadan geçemedim o yârden.

Üzüm bağlarının razakı salkımı gibi,
Honaz dağının al, al yayla kirazı gibi,
İrem bahçesinin yedi veren gülü gibi,
Aşkından dile gelirdim, onun sevdasıyla.

Dastarının kenarı çiçektendir, çiçekten,
Can bedenden çıkmadan geçemedim o yârden.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Mar 07, 2014 4:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DENİZLİ

Bülbülü altın kafese koymuşlar;
Yinede ”vatanım,vatanım” demiş.
Alnımıza şu gurbeti yazmışlar,
Denizli bu dünyada en güzel yermiş.

Nasıl anlatmalı? Aşk anlatılmaz,
Denizli sevdamız, bitmez, tükenmez…
Ege’nin incisi; Denizli Şehri,
Suyuna, havasına doyum olmaz.

İzmir birinci, Denizli ikinci;
Sanayi, Turizm, tekstil merkezi…
Memleketin yüz akıdır Denizli,
Pamukkale, bize dünya mirası.

Havadan, karadan, ulaşım kolay,
Festivaller, şenlikler, müthiş olay.
Medeniyetler beşiği Denizli;
Her şehir vilayet, orası saray.

Milli mücadelede hep birlikte,
Ayak bastırmadık, yâd ellere,
Nice yiğitler çıkmış Denizli’den,
Hulusi Efendi’den, bu günlere…

Zanaata, sanata düşkün insanı,
Çalışkan, zeki… Erkeği, kadını.
Gelip gezenler, misafirimizdir,
Unutamazlar, insanın hasını.

Merkezi sayınca; On doluz ilçe,
Büyük Şehir olduk artık bu sene.
Adını yazmışız biz gönlümüze,
Memleket nire diyene; Denizli,
Denizli.

4-3-2014 Muharrem Karaoğlan[
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Mar 13, 2014 7:32 pm    Mesaj konusu: ÖLÜM OLMASIN Alıntıyla Cevap Ver

ÖLÜM OLMASIN

Her nefis,bir gün tadacak ölümü,
Emanetin emri Hak’tan olsun.
İmamla gidenler dönmüyor geri;
Mahkum,mahpushane…Ölüm olmasın.

Yasama,yürütme,yargı üçlüsü,
Demokrasinin en büyük ölçüsü.
Bir gün çıkar,kolların kelepçesi;
Hukuk,muhakeme…Ölüm olmasın.

Her can kutsaldır,Hakk’ın emaneti,
Cana kıymayın,üzmeyin milleti.
Nerde kaldı, kul olmanın hikmeti;
Din,iman,merhamet…Ölüm olmasın.

Kurt, puslu havayı sever, dalar,
Biz ağlarken düşmanımız saz çalar.
Nerde bizi biz yapan parçalar;
Vatan,millet,bayrak…Ölüm olmasın.

Ölüm Allah’tan,gelir ise gelsin;
Ayrılık olmasın.

13-03-2014 muharremkaraoglan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Şub 14, 2015 10:23 pm    Mesaj konusu: SEVGİLİ Alıntıyla Cevap Ver

SEVGİLİ

Doğduğun günden, son nefese kadar;
Özleyen, özlenendir hep sevgili,
Bitmesin istersin, sonsuza kadar,
Canından bir parçadır, sevgili.

Çocuk yaşında; Anadır, babadır,
Gençliğinde gönlünde sevdadır,
Yaş kemale erince, yoldaşındır,
Yanında bir gölgedir, sevgili.

Ana, baba olmak, kolay bilinir,
Nine, dede olmak, emek işidir,
Torun sevgisi, Son Nebi’den gelir,
Bahçende gül, goncadır sevgili.

Benim iki sevgilim; İki torun,
Saiki, paha biçilmez gururun,
Daha ötesi yok; Liyakatin, onurun,
Göğsümde bir nişandır sevgili.

Erkin Efe’me/İskender’ime.
2015-02-15 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Çrş Nis 08, 2015 6:56 pm    Mesaj konusu: PANIK ATAK Alıntıyla Cevap Ver

PANIK ATAK

Bir kuş misali; ürkek, heyecanlı,
Hop oturup, hop kalkıyor yerinde,
Durduk yerde oldum,Panik Ataklı,
Uçtum uçacam yüreğim ağzımda.

Kapıdan kovsam,bacadan giriyor,
Olur olmaz herşey,beni buluyor,
Kafamda biri,tepinip duruyor,
Öldüm ölecem,yüreğim ağzımda.

Saza vurdum olmadi, tel kırıldı,
Söze vurdum yetmedi,el darıldı,
Ey Allahım!Bu nasıl bir belaydı?
Düştüm düşecem,yüreğim ağzımda.

Doktor doktor gezdim verdiler Lustral,
Süt dökmüş kedi misali, oldum lal,
Canıma tak etti, dedim orda kal,
Geçti geçecek,yüreğim ağzımda.

Camiye gittim,imama darildım,
Kitap okudum,derinlere daldım,
Kafam gülle taşı, ben yükümü aldım,
Düştü düşecek,yüreğim ağzımda.

Düğün,cenaze,Mezarlık, , hastane.,
Pazarda geliyor,herkes üstüme,
Anlatamam,nasıl bir şey kimseye,
Çıktı Çıkacak,yüreğim ağzımda.

Bana ne diyebilsem; Kurtulacam,
Alıp başımı dağlara çıkacam,
İnat ettim seninle başa çıkacam,
Gitti gidecek,yüreğim ağzımda.

Canıma tak etti gidin ülen...

8. 4.2015 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Hzr 25, 2015 1:46 pm    Mesaj konusu: PARMAK İZİ Alıntıyla Cevap Ver

PARMAK İZİ


Dünyaya gelmeden önce yazılır,
Herkeste farkli, farkli parmak izi,
İkizi olsa da yine farklıdır
Ölsen yine değişmez parmak izi.

Insan oğlu sekilden şekle girer,
Allah için olmazsa"riya" derler,
Soz ile, amel ile görünürler,
Görsen yine değişmez parmak izi.

Siyaset, ticaret, sanat, zenaat...
İyi iyidir, kötüye şeriat,
Akıl ile etmeli hep kanaat,
Bilsen yine değişmez parmak izi.

Muharrem Karaoğlan

25-6- 2015
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Hzr 27, 2015 9:37 am    Mesaj konusu: NASIL BİLİRDİNİZ? Alıntıyla Cevap Ver

NASIL BİLİRDİNİZ?

Yeşil başlı gövel ördek,rahmetli,
Gölün suyunu siz mi içtiniz?
Telli turna dönmez,gitti gideli,
Acep gurbeti nasıl bilirdiniz?

Kara tren son seferine çıktı,
Efkarından duman arşa çaldı,
Sazın tellerinde bir name kaldı,
Acep hasreti nasıl bilirdiniz?

Din,iman dedi hacısı,hocası,
Nakit mi açılır,cennetin kapısı,
İslam,cihat diye,kardeş kavgası,
Siz Cehennemi nasıl bilirdiniz?

Ana,baba,kardeş,iyiydi; Merhum,
Dostluk,arkadaşlık bilinmez;Mefhum,
Bülbüller güle ötmez artık;Ketum,
Kara sevdayı nasıl bilirdiniz?

Vatan,Millet diye nutuk atanlar,
Kol kola geziyor,kurşun sıkanlar,
Yüzümüze bakmaz,şehit yatanlar,
Siz şahadeti nasıl bilirdiniz?

Allah’ın kulu,Muhammed ümmeti!
Uyanın uykudan,atın gafleti,
Torunlara bırakalım,emaneti,
Aziz vatanı nasıl bilirdiniz?

27.6.2015 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Tem 04, 2015 9:46 am    Mesaj konusu: BANA SURAT ASMA Alıntıyla Cevap Ver

BANA SURAT ASMA

Ne anam var,ne de babam,
Geçen ömrüm, sanki rüya
Yorgun beden,bozuk kafam,
Bana surat asma Dünya.

Elimde nasır, geçmedi,
Bendeki sabır,yetmedi,
Yol bitti,gurbet bitmedi,
Bana surat asma Dünya.

Okudum gönül dilinden,
Geçmişim,Mecnun çölünden,
Leyla, anlamaz halimden,
Bana surat asma Dünya.

Kaf dağına,yaslanmışım,
Aşk şerbetini,içmişim,
Sana bir çizik atmışım,
Bana surat asma Dünya.


4-6-2015
[b][size=18][/size][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pzr Oca 17, 2016 7:56 pm    Mesaj konusu: DİYARBAKIR Alıntıyla Cevap Ver

DİYARBAKIR

Tarihi,taşlara yazılan şehir,
Kültür, medeniyet,yüzlerce yatır,
Söyle;Bu fitne,bu ihanet nedir?
Yetsin artık, zulmetme Diyarbakır.

Kırkbir sahabe,peygamber kenti,
Gelmiş geçmiş;İslâm Medeniyeti,
Şanlı ecdadimizin emaneti,
Allah için, kahretme Diyarbakır.

Surları,köprüleri,bahçeleri,
Hanlar,Kervansaray,bedestenleri,
Türkülerin kaynağı;Dicle nehri,
Gul-i zarı soldurma Diyarbakır.

Bekir'in diyarı değil,bakırsın,
Arap,Türk,Kürt,Ermeni sen bizimsin,
İnançlar,kavimler...Bırak yaşasın,
Dünya büyük,öldürme Diyarbakır.

Müslüman,Süryani,Katolik olsun,
Kilise,Cami;Hep yanyana dursun,
Sen bu Cumhuriyetin hamurusun,
Bizi bizden koparma Diyarbakır.

Böl,parçala,yönet,gavurun derdi,
Kırk yıldır bitmedi,terör illeti,
Albayrak için, kac tane Mehmeti,
Sehit verdik,unutma Diyarbakır.

17. 01.2016 Muharrem Karaoğlan

Diyarbakır'da şehit düşen asker ve polislerimizin ruhları şad olsun.
[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cmt Mar 26, 2016 1:08 pm    Mesaj konusu: ZENGİN&FAKİR Alıntıyla Cevap Ver

ZENGİN&FAKİR

Dünyaya gözünü açtığın zaman,
Tercih hakkımız yok,hiç birimizin,
Kucaklayınca seni,anan baban,
Sayfası açılır,kaderimizin.

Fakirin yazısı,kara kalemle,
Zenginin ki yazılmaz,altın harfle,
Lâkin,herkese aynı yönde Kıble,
Cennetle,Cehennem,becerimizin.

Kimine Cennet,yasar iken başlar,
Kimini Cehennem,ölmeden haşlar,
Zengin,fakir hep beraber yaşar,
Yalan Dünya müşterek,hepimizin.

Beşikten,mezara ayırım başlar,
Zenginin masrafı, fakirden çıkar,
Çok laf,yalandır,çok mal da aşikâr,
Halini kimse bilmez,cebimizin.

Zengin para,fakir karıyla oynar,
Para kilit tutmaz,her kapıyı açar,
Takke düşer,kel görünür ki;Naçar,
Kula kulluk etmek de,nefsimizin.

Fakire yardım,Hakk 'a borç vermektir,
Yolun sonu;Yaradana gitmektir ,
Kefen,kaput bezi,ipek değildir,
Muhafızı pamuktur,gıçımizin.

Er kişi,hatun kişi niyetine,
Salın içinde,musalla taşında,
El üstünde gider,değme keyfine,
Zenginlik,fakirlikmiş ;Neyimize...

Sahib-ül Kerem,merhamet eylesin hepimize...
26.03.2016 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Mar 28, 2016 6:11 pm    Mesaj konusu: DERNEK Alıntıyla Cevap Ver

DERNEK


Birkaç güzel insan,toplanıp gelmiş,
Yaşlısı,genci...Vermişler el ele,
Gönülden kopan,neyse pişirilmiş,
"Keşkek " vesile,gönülden gönüle.


Uzak,yakın "bir" olmuşlar,Dernekte,
İzmir,Çiğli 'nin,tam orta yerinde,
Sosyal,kültürel hareket içinde,
"Dernek " vesile,gönülden gönüle.


Gelenek,görenek,her ne var ise,
Yaşasın diye,gelecek nesile,
İyi günde,kötü günde,birlikte,
"Kültür " vesile,gönülden gönüle .


Muharrem der ki;Köyün ozanıyım,
Gurbet ellerin,Telli Turnasıyım ,
Denizli,Yeşilyuva 'nın hastasıyım,
"Şiir " vesile,gönülden gönüle ..


27.3.2016 Çiğli / Izmır- Muharrem Karaoğlan
[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Mar 28, 2016 6:13 pm    Mesaj konusu: Burnumun direği sızlıyor ... Alıntıyla Cevap Ver

Burnumun direği sızlıyor ...

Ne baharın gelişinden,ne kıştan,
Cemreler kafama düştü ;Ağrıyor.
Sonuna kadar dolmuşum,hasretten,
Burnumun direği sızlıyor,babam.

Kaç zamandır,geziyorsun rüyamda,
Sekiz köşe şapkan...Heyben sırtında,
Yatağan,Acıpayam pazarında,
Burnumun direği sızlıyor,babam.

Saymadım,gurbette geçen yılları,
Özledim ;Kokunu,pabuçlarını...
Sol yanıma vurup,avuçlarımı,
Burnumun direği sızlıyor,babam.

Payam ağaçları çiçek açıyor,
Iğdeler,bahara hazırlanıyor,
Bağımız,evimiz; Öksüz,bakıyor,
Burnumun direği sızlıyor,babam.

Şimdi kapıların,kilitli durur,
Baykuşlar öter,ağaçların kurur,
Kurşun misali,hasret beni vurur,
Burnumun direği sızlıyor,babam.

28.3.2016 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Çrş Nis 13, 2016 6:02 am    Mesaj konusu: Babaların Gözyaşları. Alıntıyla Cevap Ver

Babaların Gözyaşları.

Kimi çözüm dedi,kimisi gözüm,
Dinmedi anaların gözyaşları.
Acıları tarife,yetmez sözüm,
Çözüldü,babaların gözyaşları.

Oğlu asker,polis olan;Tedirgin,
Geceler uyku tutmaz;Hep gergin.
Zengin bedelli,Şehitler fakirin,
Süzüldü,babaların gözyaşları.

Yanlış hesap,Şam 'dan geri dönüyor,
Sınırlar kevgir; İt,çakal giriyor...
Bu şerefsizleri,Âlem biliyor,
Döküldü,babaların gözyaşları.

Hazır mezarın,bayat ölüleri,*
Bunların çoğu,Ermeni dölleri.
Koparırlar,nice gonca gülleri,
Dinmedi,babaların gözyaşları.

Paralel,havuz diye,ayrı telden,
Usandık,yalan gazetelerden.
Feryad,figan; Ateş düştüğü yerden,
Bitmedi,babaların gözyaşları.

Söz,milletin diye,söz tutulmadı,
İkdidar,muhalif,farkı kalmadı.
Açılım,çözüm,adresi bulmadı,
Kanadı,babaların gözyaşları.

*Beleşçi.

Tüm asker,polis ailelerine sabır,Şehitlerimize rahmet,gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Muharrem Karaoğlan 12.04.2016[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Sal Nis 19, 2016 10:08 pm    Mesaj konusu: Ağla,Yarın Daha Kötü Olacak. Alıntıyla Cevap Ver

Ağla,Yarın Daha Kötü Olacak.

Canlılık,umut etmekle oluyor,
Öfkeden,can burnumuzdan çıkacak,
Geleceğe dair,herşey bitiyor;
Ağla,yarın daha kötü olacak.

Yarınların üstünde,sis bulutu,
Kısmet,nasip,kader...Bir avuntu.
Umut kayboldu,düşünce uyudu,
Uyan,yarın daha kötü olacak.

Büyük hayallerin,kırığı büyük,
Kendi gölgemizden,olmuşuz hödük.
Umutlar hep yaralı;Kırık,dökük,
Ağla,yarın daha kötü olacak.

Karanlık gecenin,sonu aydınlık,
Sen,ben diye olurmu hiç,ayrılık?
Aziz Türkiye'm,sen kara sevdalık,
Uyan,yarın daha kötü olacak.

20.04.2016 Muharrem Karaoğlan
[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Nis 21, 2016 8:41 am    Mesaj konusu: ASİMİLE Alıntıyla Cevap Ver

ASİMİLE

İşgal,zorbalık varsa memlekette,
Başlar,sosyolojik,kültürel hile.
Mutlak amaç;Kendine benzetmekte,
Asıl olandan kopmak,asimile.

Dinden,imandan çıkıverirler yola,
Alevi,sünni...Mezhepler sırayla,
Cennet,Cehennem sanki parayla,
Dinden,imandan olmak,asimile.

Değerler üstüne basıp yaftayı,
Zihinler karışır,yerler kafayı,
Bilmezler,armudu yiyen ayıyı,
Kendi nefsinden çıkmak,asimile.

Biyolojide adı ,özümleme,
Sosyolojide,kültürel yoketme ,
İnsan köküne,kibrit suyu ekme,
Kendi neslinden geçmek,asimile.

Irklar,azınlıklar,düşer tuzağa,
Algı,riya ile çekilen ağa,
İpi başkasında,benzerler kuklaya,
Tatlı canından bezmek,asimile.

Üç günlük dünya için,değermi,
Mevlâ,akıl ile donatmış Ademi,
Sen kadrin bilmezsen,kolla bendini,
Kendi ipini çekmek,asimile.

21.04.2016 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Pts Oca 09, 2017 8:14 pm    Mesaj konusu: ELLİ ALTIYA VERDİM* Alıntıyla Cevap Ver

Kar diz boyu, derdi;Rahmetli anam,
Sen,yalan dünyaya vakitsiz geldin.
Zemheri Ayı,gün olmadan tamam,*
Ortalığı,elli altıya verdim.

Eben,Yörük Ayşe,bastı böğrüme,*
Daha iki ay vardı,doğum gününe.
Ağlarsa dedi;Şansına,bahtına,
Ortalığı,elli altıya verdim.

Irgat anam,vermiş ablama beni,
Baharda Söke'de buldum kendimi.*
Taşlardım,gelip,geçen trenleri,
Ortalığı,elli altıya verdim.

Nasıl başlarsa,öyle gidermiş ömür,
Kader,kısmet;Kör tuttuğunu görür.
Ben bir turnayım;Kanatlarım özgür,
Ortalığı,elli altıya verdim.
,
Gel zaman,git zaman;Yaş elli altı,
Baba oldum,dede oldum;Ak saçlı,
Yerimde duramam,ruhum tez canlı,
Ben ömrümü,elli altıya verdim.

*Elli Altıya vermek,Çıkmaz durumlarda,karmaşa,curcuna,heyecan yaratmak.
*Zemheri;Ocak ayı,kışın en çetin vakti.
*Yörük Ayşe;Gaysarın Ebe Ninesi.
*1960 İhtilâli Bütün kasaba Aydın Söke pamuk ırgatlığı.

8.01.2017 Muharrem Karaoğlan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Prş Oca 26, 2017 11:05 pm    Mesaj konusu: KETEN,PUSAT,VUSLAT… Alıntıyla Cevap Ver

KETEN,PUSAT,VUSLAT…

İki gönül bir olmuş;Kar,kış neyimiş?
“Pusat” görülmüş,düğün,dernek günü…*
Lokum dağılmış,keteni kesilmiş,*
Konu komşu duysun;”Cıkkadam” günü.*

Dastarının kenarı,çiçektendir,*
Üç etekli savayıl,ipektendir.*
Akşama kınası var, adettendir,
Dosta düşmana karşı,”keten” günü.*

Çanak taş deresi,coşmuş taşıyor,
Bereket yağıyor,soba yanıyor,
Damat sövede,sigara yakıyor,*
Varı yoğu koymuşlar ”pusat” günü.*

Gaysar pazarı,Yatağan pazarı…
Cumartesi,keten kesme zamanı,
Gençler oynasın,karsınlar kınayı,
Yaka’dan gelmiş,”ileğen” çalanı.*

Zilli davulu,coşturuyor Veli,*
Klarneti üfler,cüf cüflü Ali,*
Kel Ahmet döktürüyor,trompeti,
Bir zamanlar Gaysar’da; “Düğün” günü.

*Pusat;Düğünden önce geline alınan giysi bohçası.
*Keten kesme;Düğünden bir hafta önce gelinin elbiselerinin ölçüsü alınıp,düğüne hazırlama töreni.
*Lokum Dağıtmak;Düğüne davet için kapı kapı lokum vererek bir nevi davetiye..Limit,Sınır yok.
*Cıkkadam;Gaysar düğünlerinde düğünden bir gün önce,öğle ve akşam kınasında kadınların oynadığı 2/4 lük ritimle,atma türküyle renklendirilen oyun havası.
*Çiçekli Dastar,Genç kızların başına örttüğü örtü,bekar olanlar çiçek desenli,evli ve genç olanlar üzüm desenli dastar örter.Daha yaşlılar Marma adı verilen siyah örtü.
*Savayıl;Bursa İpekli kumaşından yapılan üç etekli orijinal düğün giysisi.Üç renkten az,yedi renkten çok olmazmış.Bindallıdan farkı bele Acem Şalı sarılır.Yörük,Türkmen geleneğidir.
*Söve;Merdiven başı.
*ileğen;Gaysar düğünlerinde kadınların “cıkkadam” çaldığı bildiğimiz bakır leğen.Ters çevirip çalarlar,şimşir kaşıkla eşlik ederler.Mükemmel bir musiki yaratırlar.
*Yaka;Gaysar’ın mahallesi
*Davulcu Veli;Davulunun üstüne sabitlediği zille davulu komple çalan Gaysar’ın meşhur davulcusu.
*Cüf cüflü Ali; Acıpayam’lı klarnet ustası.Günayh olmasa ben bu merete Besmele çektiririm derdi.Oynamayanları sesle değil,klarnet ile oyuna çağıran enteresan bir ustaydı.
*Trompetci Ahmet;Acıpayam’lı usta bir müzisyendi.

27.01.2017.Muharrem Karaoğlan
[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
MUKO
ALTIN ÜYE
ALTIN ÜYE


Kayıt: Jun 27, 2007
Mesajlar: 653


MesajTarih: Cum Şub 10, 2017 10:22 pm    Mesaj konusu: HAVA PUSLU Alıntıyla Cevap Ver

HAVA PUSLU


Köprünün altından çok sular geçti,
Kimi su üstünde,kimi kayboldu.
İyisi,kötüsü;Hak"kın inayeti,
Bahar havasında,hava çok puslu.

Yasama,yürütme,yargı;Sacayak
Memleket kazan,sağlam duracak.
Pişmiş aşa su katsan,ne olacak?
Kurtlar sofrasında,hava çok puslu.

Cennet Vatan;Çiçekli bir mozaik,
Üniter Devlet;Özgür ve laik.
Bizi bizden almasın,hiç bir saik.*
Umut dünyasında,hava çok puslu.

Büyük hayaller olmasa,yaşanmaz,
Büyük dertler,dilsizdir,konuşmaz.
Tarih tekerrür ederse,acımaz,
Çıkmaz sokaklarda,hava çok puslu.

Gönlümde Vatan sevdası;Aşığım,
Mustafa Kemal,benim gün ışığım.
Pilavdan dönmem,kırılsa kaşığım,
Cennet Vatanımda,hava çok puslu.

11.02.2017 Muharrem Karaoğlan


*Saik;Sebep.



[b][/b]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Acipayam.com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Şiir Mani Tüm saatler GMT
Sayfa Önceki  1, 2, 3
3. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group

Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.