ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31774

49
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

45623871

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

493

· Dün

3979


Eskiköy





ESKİKÖYÜN ADI TARİHİ ADININ NEREDEN GELDİĞİ

Köyün adı şu anda Eski köy ‘dür.1954 yılına kadar Gireniz ve Tahtalı olan köy den Tahtalı mahallesi Tahtalı köyü olarak Sakalsızlar mahallesi Sakalsızlar köyü olarak tüzel kişilik kazanıp Çameli ilcesine bağlanmış Eski köy mahallesi de Eski köy olarak tüzel kişilik kazanıp Acıpayam hudutları içerisinde kalmıştır. Eski köy adını köyün kuruluşunun çok eskilere dayanıp Çevrede ki yerleşim yerlerinin en eski olmasındandır.Bunu da şura dan anlıyoruz mezarlıkta bulunan mezarların bir kısmı Kudüs e doğru olması köydeki hafriyat çalışmalarında eski mezarların bulunması Eski Köy de yerleşimin çok eskilere dayandığını göstermektedir .

Dışardan da eski köye gelen biri genellikle: “ buraya nasıl yurt tutmuşlar, burada dağ başında nasıl yaşanır” diye serzenişte bulunurlar .

Eski köy’e ilk yerleşenler Yörük denilen konar ve göçerlerdir.Onlar için önemli olan arazi olmayıp su ve otlaklardır.Köyün ortasında bulunan koca pınar soğuk ve gür suyu ile ve cevre deki çayır ve otlaklar adı gecen Yörüklerin ilgisini çekmiştir köye yerleşen en eski kişi koca Mahmut adındaki Yörük olup bu koca pınarın başına yerleşmiştir.Bu Yörük ten devam eden sülaleye Mahmutlar sülalesi denir ve Cumhuriyet döneminde Kurt soy adını almışlar dır.

Bir başka rivayete göre köye yerleşen Yörük Hacı Nasuh olup bu sülaleye HACI NASLAR ( HACI NASUHLAR ) denir bu sülale Köyceğiz dalaman yöresinden gelmiş olup uzun mütted sandık eminliği yapmıştır soy adı kanunundan sonra bu sülale KIZILHAN soy adına almıştır.

Bir zaman sonra köye Cuma Alanı Köyünden Hacı Osman oğlu Süllü (koca çiftçi) eski köye gelmiş. Mahmut’ lar ve Hacı Naslar köyümüz büyüsün diye yer gösterip yerleştirmişlerdir. Bu sülaleye de(ÇİFTÇİLER )sülalesi denir.Soy adları şimdi (OĞUZALP’TİR)

Ali usta ve Hasan Hoca kardeşler Aliveren köyünden gelerek Ali Ağalar sülalesini oluşturmuşlar şimdi bunların Soy Adları(AYDINHAN’DIR)

Beş kaza (Fethiye )den gelen Süleyman (KOCA HOCA)Fethiye’nin kara çulha köyünden gelmiş olup köyde imam olarak görev yapmıştır.Bu sülaleye (EFENDİLER SÜLALESİ )denir cumhuriyet döneminden sonra bu sülale (AKSOY) soy adına almıştır.

Ömer Ağa ve Süleyman adındaki iki kardeş sonradan Aliveren köyünden gelip (TÜRKMENLER) sülalesini oluşturmuşlardır. Şimdiki soyadları (ÖZTÜRK’TÜR)

Ahmet hoca adındaki birisi yine Aliveren köyünden gelerek Eski köye yerleşmiştir. Bu sülaleye (HOCALAR) denilmekte olup Cumhuriyet döneminde (EKİNCİ) soyadını almışlardır.

Ahmet hoca kızlarından birisine Ali veren köyüne kocaya verdi. Bu kadınının 4 çocuğu olduktan sonra kocası ölünce tekrar Eski köy’e çocuklarıyla babasının yanına döndü. Ahmet Hoca İsmail adındaki torununa şimdiki Dedeş’ lerin bulunduğu yere yerleştirdi. İsmail adındaki bu kişinin Mehmet adında bir oğlu olup buna dedeş (DEDEŞLER)denilmekte olup şimdiki soyadları (TENGER’DİR ).

Hacı efendiler sülalesi ilk önce iki kardeş olarak köyümüzün yakınındaki Tahtalı (DERE) dere denilen yere gelmiş olup kardeşlerden biri diğerini öldürmüş olup oradan kaçarak eski köye yerleşmiştir. Cumhuriyet döneminde (ERTUĞRUL) soyadını almışlardır bu sülaleye Hacı Efendiler denilmektedir.

Mustafa adındaki birisi Dalaman yöresinden gelerek Eski köye yerleşmiştir. Bu sülaleye (DERVİŞLER) denilmekte olup şimdiki soyadları (BALHAN’DIR)

Süvari oğlu Ali adındaki birisi Tavas’ın bahçe köyünden gelerek Eski köy’e yerleşmiştir ve (ORDU) soyadını almışlardır. Bu sülaleye sivriler sülalesi denir.

ÂŞIK GARİP OĞLU

Aşık garip oğlu diye nerden geldiği bilinmemekle birlikte eski Aşlama denilen yerleşim yerinde bir dededen olma Eski köydeki Köse Osman Aydoğdu ve Gırlı Osman Aydoğdu bu kişilerin dedesi olarak bilinen (AYDOĞDU ) şimdiki nesildir. Nerden geldiği hakkın da bilen bir kayıt vb şeyler yoktur hafızalarda kalan budur.

Eski köy köy olarak önce Yüksek kum (KÖYCEĞİZ)sonra Yaren güme (TAVAS) bilahare

GARBİ GARAAĞAÇ.(ACIPAYAM) a bağlanmış. Karaman(ÇAMELİ) nahiyesi ilçe olunca Çameli ‘ne bağlanmış kısa süre sonra referandumla tekrar 1954 yılında Acıpayam’a bağlanarak Acıpayam’ın bir köyü olarak yerine almıştır.

Eski köy, Denizli’nin ve Acıpayam’ın tam güneyinde yer alır. Belde batı Torosların yer aldığı gireniz vadisinin doğusunda yer almaktadır. Yeryüzü şekilleri oldukça engebelidir. Çevrede büyük dağlardan Boz dağ yer almaktadır köy hudutları içinde büyükçe dağ ve ova yoktur. Sadece Çameli hudutlarından doğup Gireniz çayına karışan tahtalı deresi küçük bir vadi meydana gelmiştir, işte Eski köy bu vadide yer almaktadır.

YÜZ ÖLCÜMÜ EKİLE BİLİR ALANLARI MERALAR

Eski köy hudutları içinde kalan toprakların alanı yaklaşık olarak 19,700 km²’dir.Bu toprakların 5 km²’si ekilip dikile bilir alanlarsa da bu yerlerin 3/4 ü kıraç ve verimsiz olup ancak kuru tahıl üzerine müsaittir.

Geri kalan topraklar orman tahdidi içinde kalmış olup %40 ı baltalık geri kalan %60 ise çalılıktır, orman vasfını kaybetmek üzerinedir. Köy hudutları içinde mera vasfına haiz arazi bulunmamaktadır.

İKLİM BİTKİ ÖRTÜSÜ

Akdeniz iklimi ile karasal iklimi arasında eşik iklimi hüküm sürmektedir.Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve yağışlı yağışlar genellikle sonbahar ve ilk bahar mevsimlerinde olup genellikle yağmur şeklinde olur.

Bu iklime uygun olarak bitki örtüsü alçak kesimlerde maki ve fidanlık, yükseklerde iğne yapraklı ağaçlar yer almaktadır.

İlkbaharda yağışlarla çevre bir cenneti andırır fakat kuraklık sonucu kısa zamanda her yer kurur.

TARİHİ ESERLER ÖREN YERLERİ YATIRLAR I

Köyün hudutları içinde tarihi eserler pek olmamakla beraber iğdiliş mezarlığı göden ağaçtaki kilise yıkıntısından söz edilebilir.Uzun çayır mevkisindeki Eren ağacına taş atarak ve bez bağlanarak adakta bulunuşu bulunmuş diyoruz.Çünkü bu eren ağacı yok ve şimdiki insanlar bu inançtan sıyrılışlar görünüyor.Katran deresin de bağ bahçe amaçlı çalışmalarında çok eskilere dayanan toprak bardak vb kalıntı el aletleri bulunmakta dır.

DOĞAL KAYNAKLARI(yeraltı suları madenleri,Ormanları, vb)

Eski köy doğal kaynaklar bakımından pek nasibini almış sayılmaz. Zenginlik denilmez ama çok az sayıdaki bataklık orman ve yakındaki güzel yurt köyünden çıkarılan linyit kömürü damarını Eski köy e kadar uzana bileceği tahmin ediliyor.Gecen yıllarda Türkiye petrolleri tarafından yapılan sismik araştırma sonuçları henüz gelmemiştir.Fakat olumlu bir sonuç Eski köy’ün değil tüm çevrenin çehresini ve kaderini değiştirmeye yetecektir

Köyün hemen bitişiğindeki kapuz denilen yerde ve koça Türkmen tepesindeki mevcut bir delikten ses geldiği ve hava akımı olduğunu köylüler söylemektedirler buda bize buradan bir yer altı suyu nehri’in geçiyor ola bileceğini söylemektedir :bu deliğin olduğu ismi de(ŞINGIR MINGIR)deliği denilmektedir

NUFUS DURUMU

Eski köy de yaşayan erkek kadın nüfusu en son haziran 1988 yılına göre 744 erkek 727 kadın olmak üzere toplam 1471 dir

0 14 yaş gurubundan 286 erkek 309 kız olmak üzere toplam 595 tir

Eski köy de örgenim durumu eski köyde ilk okul 1957 yılında açılmıştır daha önceleri çamlı bel köyündeki ilk okula gidilmiştir 15.45 yaş nüfus taranarak okumaz yazmazlar tespit edilmiş 91 kişi okuma yazma kurslarına alınmış bunlardan %90 nı okur yazar duruma gelerek belge almışlardır (1980 sonrası) eski köy ilk okulundan bu güne kadar 479 kişi mezun olmuştur köy de okuma yazma oranı %95 tir ilk okula bitirenlerin büyük bir bölümü hemen hayata atılmaktadır bu yıl kelekçi orta okuluna 21 öğrencinin olması bunu doğrular .orta örgenimi bitiren 23 kişi var bunlardan 10 tanesi memur diğerleri serbest olarak çalışmaktadır

Yüksek örgenim bitiren 8 kişi var olup 4 tanesi diğerleri serbest olarak çalışmaktadır

Halen yüksek okulda 3 öğrenci okumaktadır yukarıdaki rakamlarda doğrulamakta dır ki eski köye halkı ilk okul sonrası eğitim e pek önem ver memiş yeni yeni yüksek okullara örgenci göndermeye başlamıştır

KONUT DURUMU :(dağınık ve toplu yerleşim özelliği gösterip görülmektedir )

Eski köyde konutlar toplu yerleşim özelliği gösterip birde aşılama adında mahallesi vardır bu mahallede 24 konut mevcut olup toplam eski köy de 223 konut vardır ortalama her konut ta 6 nüfus barın maktadır

Konutların şekli :taş yapı iki katlı önü şekilli evler çoğunluk ta olmakla beraber şimdilerde beton harma binalar yapılmaktadır evlerde mutfakta pişer mutfakta yenir mutfakta oturulur ve hatta yatılır eski ahşap ev 3 ile 5 kalmıştır altı toprak üstü ahşap yeni evlerde müstakil mutfaklar yapılmaktadır .

Evelerde genellikle banyo bir köşede tahta veya benzeri çevrili olarak yer alır köyde halen su şebekesinin bulunmayışını iyi tuvaletler konutun dışında tek çukurlu olarak yapılmakta dır

Konutlarda kullanılan elektronik araçlar son yılarda sayı olarak artmıştır .köylünün refah düzeyi 16 renkli 45 tv alıcısı hemen her evde radyo 75 evde yayık makinesi bulunmaktadır .hemen her hafta köy arabası bir buz dolabı getirmekte olup 80 civarında buz dolabı vardır fakat bu sayılar her gecen gün artmaktadır

EKONOMİK DURUMU

Ekile bilir arazinin hemen hepsine her yıl ekilip dikilmektedir nadasa bırakılmamaktadır köyümüz tarlalarında ekimi dikimi yapılan ürünler arpa buğday nohut mısır ve endüstri bitkisellerinden çok az olarak anason ve tütün ekimi yapılmaktadır köyümüzde her kez kendi ihtiyacına yetecek ve çok az satacak kadar sebze ekmektedir mesela domates köyümüz en erken ağustosun 20 sinde yemeğe başlar bazı seneler ise eylül 20 sinde soğuk dokunur böylece bir ay gibi kısa kısa bir süre kendi ektiğini yiye bilmekte dir .

Köylü tarlasına çiftlik gübresi ve suni gübre ile yeterince gübrelemektedir fakat hangi toprağa nasıl gübre vereceğini kendi deneyimleri ile saplamıştır tarımla ilgili kişi vr kuruluşlara yeterince iş birliği yapılmaz

Köyde kendi ihtiyacı için elma erik ayva kiraz badem asma yetiştirmekte fakat satışı yapılmamaktadır

Sulama yok denecek kadar azdır sadece sebze alanları (oda bazı yıllar yeterince değil) sulanmaktadır

Köyümüzde her evde bir inek bir binek ve büyük hayvanı bulunur bazı ailelerde çiftçi inek bazıları katır ile son zamanlarda ise tıraktör sayısının artması çift hayvanlarının azalmasına ve tarımın moderince yapılmasına sebeb olmuştur köyde 10 kadar aile küçük baş hayvancılığı yapmakta isede bunlar sayı ve cins yönünden yeterli değildir

Kümes hayvanları hemen her evde vardır modern usullerde yapılmaz bir bulaşıcı tavuk hastalığı köyde tavuk neslinin bitmesine sebeb ola bilmektedir

Köyde besicilik yapacam diye 3 aile orköy kıredisi olamış fakat sonucun pek iyi olmaması diğerleri üzerinde de mnefli etki bırakmış bu yöndeki sabaları boşa cıkarmıştır

3 ile 5 arıcılık ile meşkul olmakta 500 e yakın kovan vardır buda köy ekonomisinin gelecegi için ümit vaat etmektedir.

Eski köy de ekile bilir topraklar ailelere dengesiz olarak dağılmış olup %80 i topraksız veya çok az toprağı olan çiftçilerdir %20 sinin toprakları yeterlidir o da 50 .60 dekarı geçmez toprakların verimsiz ve yetersiz olması köylü mevsimlik işçi olarak İzmir çam altı tekel tuzlası aydın söke pamuk tarlası gerek çapası gerekse de toplaması ve Antalya kumluca ve ed göç aldığı il denizlidir bugünün şartlarında denizli ili bünyesinde 400 hanelere varan oranda göç almıştır kaldı ki çevre il ve ilceler de de göç olayları görün mektedir mevsimlik işçi olarak gittiği bay lı bayanlı bazı illerde genelde kızları olmak şartı ile dağılım almıştır

DİĞER MESLEKLER(el sanatları ticaret nakliyecilik vb)

Halıcılık .eski köyde günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir 1963 lerde Isparta lı halı tüccarları (bilgin er) köyümüze birkaç tezgahla bu işe başlamıştır daha sonrası diğer tüccarlar bu işe devam etmişlerdir bu gün her evde bir tezgah vardır tezgahlar daha önce ağaç iken Sümerbank ın bu işe girmesi ile demir ve kullanışlı tezgahlarda çoğalmıştır

Haziran 1988 de Sümer bankın üreticiye verdiği üçret 1000 düğüm 240 tl dir bunun 15 tl sini köy kooperatifi almaktadır Sümer bank atölyesi halıcılığını teşvik etmiş olup 1988 nisan ayında eski köy de yapılacak halıcılık merkezinin plan projesi yapılmıştır önümüzdeki yıllarda hizmete girmesi beklenmektedir

Eski köyde bunlardan başka 4 tane doğrama atölyesi 1 demirci atölyesi vardır birkaç ev de kilim ve çuval dokunmaktadır eskiden kullanılan kaşıklar ağaçtan imiş bunu yapanda yaşlı (değirmenci) adındaki usta bu işleri yapmakta ise de bu araçlar günümüzde hatıra olarak yer almaktadır.

Eski köyde kullanılan üretim araçları .her ev de kara saban bulunmakta dır kara saban önceleri ağaçtan yapılmakta iken şimdileri demirden yapılmaktadır .hayvan pulluğu 30 kadar evde bulunmaktadır eski köyde haziran 1988 de 25 traktör bulunmakta bunlara ait en az 25 traktör pulluğu 20 römork 7 tane patoz 15 tane tesviye küreği bulunmakta bunlarla tarımın şekli ve yapısı değişmekte daha kısa zamanda ekim dikim ve hasat yapılmaktadır hasatın tamamı buğün patozla yapılmakta olup eski usul döğenler kaldırılmıştır

Köyde sanayileşme yoktur imalat hane ve fabrika gibi üretim faktörleri bulunmamaktadır

KOOPERATİFLEŞME :eski köyde halıcılığın gelişmesi Ispartalı patronlarının üreticiye emeklerinin karşılığını yeterince vermemesi eski köyde kooperatifleşme düşüncesini gündeme getirmiş 1976 yılında kooperatif kurma çalışmasına başlamış kooperatif ülküsü gönüllerde yer etmeye başlamıştır o zamanın muhtarı Osman Aksoy okul yöneticisi ve öğretmenlerin çabaları kurucular kulu teşkil ettirilmiştir kooperatifin kuruluşunda yer alan kurucular şunlardır.Süleyman Ertuğrul,ali Osman Kurt ,Muharrem Oğuzalp Ramazan Ekinci A.Hikmet Öztürk Baki Kızılhan

Kooperatif 1987 eylül e kadar besi yem kepek yağ ve sabun gibi üyelerin istekleri doğrultusunda mal getirip bu malların satış işleri ile uğraşmıştır 1988 eylülünde denizli Sümerbank müessese müdürlüğü ile ilgi ve teşviki ile asıl kuruluşu amacı olan halıcılığını yürütmekte olup kısa zaman sonra kendi binasında hizmet vermeye başlayaçaktır .Eski köy de kooperatifin halıcılık işleri ile tam olarak uğraşmaya başlaması üretimin daha çok kazanmasına sebep olmuş .dışardan gelen tüccarlarda kooperatifin verdiği ücreti vermek zorunda kalmaktadır.kooperatifin adı s.s Eski köy üretim tüketim ve pazarlama kooperatifidir

Adından da anlaşıldığı üzere üretim tüketim ve pazarlama konularına el atabilmektedir .ilk zamanlarda kooperatif olgusunu menfi yönde etkilemek için bazı çabalar görülmüş sade şu an da bunlar bertaraf edilmiş olup kooperatif canlı bir devreye girmiştir diye biliriz

Bankalarla köylü nün ilişkileri çok zayıf durumdadır direk banka kredisi kullanan hiçbir kişiye rastlanmamaktadır yalnız bazı kişiler esnaf kefalet kooperatifi tarım kredi kooperatifi gibi kuruluşlar kanalıyla kredi kullanmakta dır .bunların sayısı çok az sayıda bulunmaktadır

ESKİ KÖYÜN SAGLIK HİZMETLERİ

Kelekçi sağlık ocağının 1985 yılında faaliyete geçmesi ile ve köyümüze ebe kadrosunun verilmesi ile sağlık hizmetleri daha düzgün ve olumlu bir havaya girmiştir 1980 sonrasında sağlık teşkilatından kelekçi de bulunan selim sınav adındaki sağlık memuru köy gurupebesi ve öğretmenlerinde katkıları ile örnek köy uygulamasına geçilmiştir o zamana kadar birkaç tane denile bilecek kadar az olana düzgün tuvalet sayısı bu uygulama sonunda %90 lara kadar varmış fakat tam neticeye ulaşılamamıştır denilemez gübrelikler genellikle ahırın içinde biriktirilir bahar aylarında tarla ve bahçelere götürülür bazılarının ahır dışında gübre biriktirdiği görülmekte dir ahır ve ağıllar genellikle evlerin altında bazende ayrı olarak yapılmışlardır 1980 sonra yapılan tuvalet çukurları su kaynaklarına yakın olmsı nedeni ile zihinlerde soru işareti yaratmaktadır eski köyde aşılama için hiçbir sorun yoktur herkez aşısını yaptırmaktadır sağlık hizmetleri yerine getiren kuruluşların köyümüze yaklaşması eski üsüllerle yapılan ilaç ve tedavi usullerine en aza indirmiştir fakat bazı kişilerce nabız otunun ıslanarak sırta konulması güneş çarpmasına iyi geldiğini basur için su bıtıragı denilen otun yaprakları kaynatılarak içilirse iğileştirdiği midedeki ülser için sığın ardıcı özünü toz haline getirerek balla karışıp yenirse iyi geldiğini kekik ve nanenin nefes acıcı olarak kullanıldığı bilinmektedir sağlık personeli nin köye kadar gelmiş olması işin ehli olmayan hasta bakıcılar ve ebelerin eskisi gibi etkinlik göstermelerini engellemiştir şimdilerde eski köy de hasta bakıcılık ve doğum hizmetlerini köy ebesi yapmakta fakat köy ebesi haftanın belli günlerinde geçici olsa gölcük köyünden alınması hizmetlerin azda olsa aksamasına sebeb olmaktadır

Sağlık kırık ve çıkık bölümündeki hizmetlerin hiç te ehil eller tarafın dan yapılmamaktadır bu işleri köyde usta olarak bilinen kişiler tarafından yapılmaktadır çok kısa süre önce kendi gözlemim bir olayı bu bölümle ilğili olduğu için buradan aktaracağım 3 metre yüksekten düşen bir çocuk bana kırıkcıya gitmek üzere getirildi Acıpayam daki kırıkcının yanında dr Ahmet poyraz oğlunun hasta bakıcısı vardı çocuğa bir ben bakayım dedi ve karnının şiş olduğunu ve içkanama ola bileceğini söyliyerek doktoruna gitmemizi salık verdi denizliye vardık ortabetis muhayene etti bir de iç hastalıklar uzmanı olan arkadaşını aradı oda hastanede imiş sana özel bir iş gönderiyorum diye ‘’bizi gönderdi oda üçretini aldı sabah kırık yerin filmi 3 tane çekildi ve alcıya alındı ve derken 100 000 tl masraf köylü vatandaşım bu üçretten bu kadar korkmasa kırık çıya gitmeyecektir (B.Y)

Köy ebesinin köyde görev yapmaya başlamasıyla doğumların daha sağlıklı şartlarda yapıldığı ve ana çocuk sağlığına gereken önemin verildiği bir gerçektir doğum kontrolü ve nufus planlaması çalışmalarda gereken önemin verildiği bilin mektedir

TOPLUM SAL YAŞAYIŞ ESKİ KÖY DE

Eski köy de aileler .büyük kardeş evlenir arkadan gelen erkek kardeş evlenene kadar baba nını yanında kalır en küçük erkek kardeş evlenince anne babayla büyük aile olarak sonuna kadar beraber kalırlar .evlenme evlenecek olan gençler bir birini gerek su yolunda gerekse de bağında bahçesinde yani düğün vb durumlarda bir birlerini görerek ve beğenerek severek anlaşarak bir birlerini beğenirler ailenin durumuna (bu süreç boyunca kız oğlan kendi aralarında buluşur severek gönül rızasıyla aileler gönderilmeye uyun bulunduğunda kız istemeye gidilir )bazı genç kızlarımız oğlanlarımızda aileler istemessede kacarak evlilik yapıldığı görülmektedir .

Kız istenmeye gidiliş şekli birinci defa kız istemeye gidildiğinde sadece bir düşünelim denir müsafir misali ağırlanır oğlan tarafı 2 .ci gidilişte oglan tarafı bir cumhuriyet altını bir çorap ve incik boncuk gibi inanmalık hediyesini eh nasipse olsun denilince kız evine bırakır erkek tarafı kız tarafına takı olarak ne istediklerini sorar sıkı bir pazarlı yapılır fakat köydeki adetin göz önünde bulundurulur sayıca bazen oğlan tarafı fazla altın yapamıyacağını bunu yerine ev ve tarla vereceğine söyleyerek gerekli anlaşmalar yapılır bazen de oğlan tarafı kendiliğinden coşarak fazla takı taka bilir her iki aile taraf hazırlıklarını yapmaya koyulurlar genellikle düğünler pamuk gelimi denilen ekim sonlarına ve kış aylarına doru düğünler hazırlanır erkelerinde İzmir dönüşüne balgamda ve ya ilk baharda yapılır düğüne 15 gün kala oğlan tarafı kız tarafına düğün eşyalarına almak için davet eder beraberce giysi ve çaput denilen gerekli çaput çıkarma yapılır bu da köyün tüccarlarından yine pamuk ve İzmir gelimidenilen köylünün ekonomi rahatladığı zaman da ödenir.bu alınan çaput ve eşyalar kesim günü denilen bir merasime düğünden önce birinci derece yakınları hatrı sayılır köyün önde gelenleriyle kesim işlemi yapılır bu işlem kız evinde yapılır ve bu kesim gününde yemek verilir çay kahve vb bu işlemin ardından tepsi üzerinde lokum veya şeker sigara konu bir genç gelen müsafirlere ikram eder ve bir gençte kolanya dağıtır bu tepsiye de gelen katılımcı köylüler gönlünden çıkan paraya tepsi üzerine atar bu para evlenecek kıza verilir bu merasim ardından düğün tarihi kesin olarak tespit edilir . tam kalkama anında kız evinde tekrardan esksikler sorulur tespit edilir.

Düğünler genelde Cuma günü başlar Pazar akşamına gece geç saatlere de sürer bu düğünü olacaka gencin köyde diğer dügünlerdeki çalışması ve köylü tarafından saygın lık çok önemlidir ve eger geç köyünde daha önceki dügünlerde aktif ise çok mükemmel bir düğünü olur hatta dillere destan bir düğünle anılarda kalanlarda görülmektedir bu düğün başlamadan öncesi en geç Salı ve ya Çarşamba günğün den önce okular yazılır köyden cıkmış uzak yakın hemen hemen herkese oku tavirinde kullandığımız gerek havlu gerek biz ve ya sabun birinci dercelerdeki hısım akrabaya da gömlek vb durumda nakışlı bir heybeye konur bu heybe köyün dönem genlerine teslim edilir ve tüm köylü bu saya de düğüne davet edilmiş olur bu dağıtımcı genler okuların kimlere ulaşıp ulaşmadığı hakkında düğün sahibine biliği veriri ve oku dağıtımcılarından bir genç de artık düğün eveinde çaycı olarak kalmaya başlar diyer gençlerde uzaktan yakından gelen dügün müsafirlerinede önce sofra kuralar gelen müsafirler tam manasıyla bakılır gerek kız evi gerekse de oğlan evi bayrak asılır ve karaca ot vb çiçeklerle 3 -5 parça bezle bir sopaya bağlanıp evin çatısında bir köşeye asılır aynı düzen kız evinde de uygulanır .(DÜĞÜNLER DAVUL VEYA İLAHİLERLE)yapılır davulla yapılan düğünlerde alkol az safa da yok demiyeçekkadar azdır cumartesi öğlen saatlerin de ilkindi öğle arası oğlan evinden kız evine ceyizdiye tavir ettiğimiz sandık odun yiyecek içecek vb manzemelerle ulaşım sistemine göre hazırlanır davulla ise oynaya oynaya kız evine dürücü bay ve bayan larla dürü atmaya gidilir akibin de birde canlı oğlakta kız evine götürülür aynı gün cumartesi gecesi kız evinde kına yakmaya gidilir oglan tarafından kız tarafına kız evinde çalgılı ise oynanır kalğınır akibinde kınaya kızın yengesi yakar veya arkadaşları yakar kına yakımın da da kızın eli ve ayağına kına yakılır avuç içine demir para konur kına yakım esnasında ve akşamında kızın birinci derece yakın arkadaşları kıza o gece ana evinin son gecesinde yanında yer alırlar ve yatarlar. Ve oğlan evine cumartesi Cuma gününden kazanlar kurulur ocaklar yakılır sofranın bir gider diğeri gelir gençler cumartesi akşamına hizmet eder oyun oymamak isteyenlerde genellikle evlenme çağındaki genler oynarlar akibinde oaglanın akraba eş dost vb kişiler dönüşümlü olarak oynar dururlar ve öncelerde evin taban tahtası tavirindeki tana kırılana kadar oynanır kalgınır mış malalar yakılır sönmek bilmezmiş şimdilerde ise o günlerden hemen hemen bitme aşamasına ulaşmaktadır

Evet Pazar günü sabahından bir telaş ki tatlı bir telaş sarar gene kız evinde ve oğlan evinde

Kız evinden oğlan evine kız evinin büyük katılımı ile öğlen namazından önce mutlak gidilir çünki damadın giysisi ve sağdıcın ve kız evini damadın birinci derece yakınlarına hazırladığı bazı eşyalar vb atlet gömlek eşarp vb eşyalar oğlan evinde dürücü tavirindeki katılımla verilmeye başlanır ki nede zevkli olur bu bölüm yaşayan bilir damadı isterler gerekcesi fazla para almaktır onuda damat gelmez vekil gönderir bu esnada kız evinin getirdiği bohça da çalına bilir yapa bilirsen vekil naz eder eksik bulur tatlı tartışmalar cıkar buradan ve dürücüler tüm hediye sahiplerini çağırır ismi okunan hediyesini alır çekilir alan o pohçeye gönlünden geceni atar para olarak ve bu işlem biter kız tarafı yedirilir içirilir yolcu edilir .akibinde damat soyulur damada soyanlarda damadın birinci derece yakın arkadaşları tarafından gercekleştirilir boy abdesti aldıktan sonra damat ve sadıç giyinir giğdiği takım elbiseye toplu iğneler cokca tenine batmıyacak şekilde saplanır ve damadın damatlıgı giymeden önceki gömleği alınır damadın anasına hediye edilir bu esnada damadın anası hediye eden kişiye bağlı olak koşulu ile para alır .ve damat artık ögle namazına hazırdır öğle namazı kılınır köyün merkez camisinde damada özel cami avlusunda yer ayrılır bir masa 2 sandalye konur ve damadın önüne birde el dokuma halı konur bu camiden çıkışta damat ve sadıc oturur köyün en yaşlısı camiden cıkar herkes bir yere oturur ve dua edilir akibinde dua biter herkes damada gönlünden cıkan paraya asarlar ve bu işlemde bittimi başta babası ve amcalar olmakla beraberinde tüm önde gelen ihtiyar camiyası tek tek el öpülür akibinde eve gidilir tekbirlerle giden damat yine tekbirlerle eve gelir bu sırada evdeki anne ve birinci derce yakınları yine el öpülür bu artık beklemeye kalmış ilkindi ezanına mütakip günün durumuna göre hareket edilir ki gelin almaya gidileceğin de düğünde hizmet eden gençler toplanır bayrağı bir genç alır ve davulcu zurnacı eşliğinde ağırdan hareket ederler genler istediği yerde bayrağı ortaya çakar başlar oynamaya ğeliyozzzzzzzzzz geliyozzzzzzzzzzzzzzzzzzz çığlıklarıyla oynaya oynaya arkalarında bütün gelin alıcısı tavir ettiğimiz kadınımız kızımız vb müsafirlerle gidilir ve kız evine varıldığında gelin hazırlanana kadar gerek kız evinden gerekse de oğlan evinden oynarlar bu sırada eli bayraklı gencin bayrağına kızın kendi işlediği pullu peşkir asıldığında hazır olduğu işrati gelir ve gelin almaya gelen araç ve gereçlere bez vb şeyler asılır akibinde artık gelin hazır veda zamanı ana ocagından ayrılma zamanı gelmiştir ve gelin sağ ayakkabısı giydirilirken baba ayakkabı içine para atar çorabını giydirir alını başını örter artık gelin hazır ana ve baba feryatlar ağıtlar yakar gelinin gidişinde tüm gelinin akrabaları yas tutar ve ve dalaşılır kızın sağ kolunu damada sol kolunu babası artık binek neyse ona görülür atsa araçsa da gelin bindiğinde dua edilir bir köyün önde gelenlerinden biri eline leğen alır orada bulunan halka gezdirir leğene herkez gönlünden çıkan paraya atar ve ayılık gelmiş gelin evinden alınmış yola çıkılmış gençler artık insaf gençlerde olmuştur canı istediği yerde bayrağı çakar oynar kalgır bağırır gelin alındı geliyozzzzzzzzzzzzzzz geliyozzzzzzzzzzzzzz çiyerrrrrrrrrrrrrrrr ciyerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr diye diye ve bu esnada yeni aşıklar yeni sevdalarında temeli atılmış olur akşam saatlerinde oğlan evine varıldığında gelin attan veya bineginden inerken oglan evinin yakınlarından vaatler alınır paralar alınır vaatlerde çanak çömlek vb eşyalarla bu işlemde biter dua edilir gelin iner gelini kaynansı bir bezle başından eve alır ve damat yüzünü acar herkes gelini bakar ayrılır bu esnada gençler gitmez çiyer diyorlardı ya düğün yemekliğinde kesilen hayvanın çiyeri hizmet eden gençlere yedirilir ve bu genlerde bayragı damada teslim ederken bir üçret alır amma bu alan ve veren arasında olur alınan para hizmet eden geçlerle yenir içilir yukarda da bahsedildiği gibi kızlar oglanlar yani yeni sevdaların temelide bu ve buna benzer merasimlerde başlar kız evin de bir kıza para asılıyorsa o kızın o evin olgunda gölü olduğunun işaretidir kız kendine para asmaya izin vermese bu kız o evin oğluna gölü yok demektir evet bazı ayrıntılarda vardır ki bir evden kız almak bakkaldan şeker almaya benzemez binek ne ise para alınır kızın oğlan kardeşi binege biner bagşı şını alır kızen yengeleri kapı tutar sandık oturulur bunların hepsi para alınır verilir karanfil parası vb bircok yerde para ödenir kız eğer dışa gelin gidiyorsa tek bir farkı vardır gelin almaya gelenlerin yoluna bayrakla köy girişinde köyün gençleri toprak bastı parası alırlar buda anlaşma olmak zorundadır anlaşma olmasa gençler kararlıdır ki kız gitmeyeceğini bilse anlaşma olana kadar bayrak çekilmez sonuç kavgada olsa jandarmalıkta olsa köyün örf ve adetindendir anlaşmak zorundadırlar .

İlahi düğünlerde de aşrı bir değişiklik söz konusu olamaz aradaki fark sadece bir davul diyeri hoca olmasıdır

KÖYÜN AKRABALIK DERECESİ

Köy kendi içi ile barışık eş dost derecesi % 100 dür acılı gün ve merasimlerde tüm köylü işini bırakır üzerine düşen her bir göreve yapar yapmaktan asla kaçınmaz cenaze kaza yangın vb durumda duyup ta gelmeyen çok nadir görülmektedir bu balgamda çevre köylere örnek teşkil edilir başına gelen bu tür olaylarda kaza vb durumlarda şükür duası yaralar ölümlü olaylarda mutlak ölen kişye yemgi verilir üç gün evinde matem tutulur kuran okunur

Köyümüz birlik bütünlükte örnek ola bilecek kapasitededir ancak 1984 lü yıllarda bir ara köy ikilem yaşamış bu olaylarda genel bap da 5 ile 10 yıla varan oranda küs duranlarda mevcut görülmüştür kaldıki bu ikilemde köy çok büyük deplosyon geçirmiş hemen hemen her akşamına bir mahalle de veya kahvede sokakta vb yerlerde kim kime vurdugu belli olmadığı görülmüştür bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse bu kavgalar birinci derece yakınlarda bile patlak vermiş ancak bu köylü yapılan yanlışı her iki tarafta kendilerini çeki düzen vermiştir ki bu ikilem bir hoca kalsın gitsin muhabbetinden başlamıştır bu hocanın adı da adanalı Şerafettin diye bir hocadır şimdilerde bu tür bir bölünme söz konusu bile değildir

ASKERLERİMİZİ UGURLMA ŞEKLİ

Askerlik cağru pusulası alan her bir genç gerek köyde gereksede köy dışında olması önemli değil bu pusulayı alan askerlik çağındaki gençler iş durumuna göre köye gelir ve tüm tertipleriyle köy içi ve dışında kendilerince eğlenir gezer tozar ve bu genler oğlak yerler vb eğlenceler düzenlerler akibin de sülüs alınmaya toplu gidilir ve günleri ve yerleri hakkına da bilğilendikten sonra ilk köyden çıkacak askerimizin gününe göre tüm köylü o askerin gidecegi gün köy meydanı bazar belen denilen köy çıkışında tüm asker adaylarını orda toplu bir şekilde dualar edilir ve o uğurlama sırasında tüm kadın kız baba oğul katılır dua ardından oradaki her kez o meydanda bir bez açılır ve herkez askerler için acılan o beze para atar buradan biriken para kaç asker gidecekse köyün önde gelenleri bu paraya eşit miktarda o askerlere dağıtılır ve bay bayan erkek kadın herkez sıraya girere ve el öpülür baya bi zaman sürer tek bir ve dualarla bu uğurlamada iş de biter ancak asker tam manasıyla askerliğini bitirdiği zaman ilk köye gelirken kim görürse asker ana ve babaya müjde eder bu müjde karşılığında bir ödül alır müjde eden kim olursa

HAC UGURLAMASI

Hemen hemen hemen asker uğurlamaya benzer niteliktedir hacca gidecek kişiler hac vecibeleri çıktığın da tüm köylüye davet eder dua ederek yedirir içirir ve helalık alır akibin de uğurlama günü herkez yine köyün çıkışın da toplu dua edildikten sonra sıraya dizilir ve adabınca uğurlanır karşılaması da hemen hemen uğurlanışı gibi karşılanır ve avuç içi öpülür ve haçtan gelen kişi ziyaretine gelen kişi ve kişilere hediyeler veriri zemzem ikramında bulunur

ŞİVE VE KONUŞMA DÜŞÜNCELER TARZLARI ESKİ KÖYÜN

Tecrübeden gelen bilgiler.kırlangıç kuşları alçak uçarsa karıncalar yuvalarının ağızlarını kapatırsa yağmur yağacak tarlalarda tarla faresinin çoğalması bereketli bir yıl olacağını getirir hurafe bilgiler sol gözün seyrirse kötülüğe sağ gözün seyrirse iyiliğe yorumlarlar kulak çınlaması sevilenlerce anıldığınız inancını getirir Salı günü bir işe başlanması işin uzayacağına cumartesi günü dikilen ağacın meyve ver miyeceğine ayın son gününde ekilen nohut vb ürünlerin kurt yiyeceği üzerinden hıdır ellez (6 MAYIS)gecen tavuğun çiv çiv çıkar mıyaçağı hıdır ellez günü cıkacak çiv civler cıksın diye tavuğun altına demir aksam konulur

Konuşmada ses yapısı ve şive si eski köy de konuşulan şive tipik bir denizli şivesidir konuşulan kelimelerin hepsinin bir anlamı Türkçedir eski köy de konuşulup başka yerde konuşulmayan bir kelime yoktur sadece bazı kelimeler (geliyor yerine ğeli batı gidi batı ti cur da yani sura da seyit yani koş indeki yani o nesne ) vb sözler kullanınlmakta hemen karşıki köyler de bile ani şive değişikliği görülmektedir köyler arası bile şive bir birine tutmamaktadır bir örnekle bunu bağlaya biliriz maniler de söylenmektedir (tahtalı köyünde tabak yerine çanağı ) terimleri görülmüştür diyer köy ve mahallelere rağmen foklorik özelliği yoktur

Ata sözleri yeri geldiğin de zaman zaman halen kullanılmakta dır ve öf ve adetler bazıları

Yaşatılmaktadır bu bağlamda bazı olaylar Helen günümüzde görülmektedir

Köyün önde gelen leri ticari vb durumda yokluk ve bollukta hizmet eden leri

(Hacı yan Ahmet balhan hacı koca ali .hacı Cafer oğuzalp İsmail kurt Süleyman aydınhan Osman oaksoy Süleyman Ertuğrul ali oğuzalp Mustafa kızılhan ) bile bildiğimiz kadar muhatarlık yapan kişiler .

Ticari anlamda hizmet edenler bile bildiğimiz kadarıyla( çüce dede ve oğulları degirmenci dede Mahmut kızılhan dolmuşcu Mehmet Araplar fıransalı Mustafa kınteşler denilen dede

Hasbiler ve evlatları topal ali kahveci muharrem davulcu muharrem topal hacı kurtlardan Yusuf hoca köyümüzde akitif ticaret yürütenler )

Köyümüz cevre köylere nisbeten hoca olarak bilinmektedir bunlarda şu kişilerdir önde gelen (hocalardan hafız müderris Süleyman efendi Türkmen tavirin de kullandığımız recep hoca

İzzet dede Mehmet hoca ve bu hocaların yetiştirdiği yeni nesil hocalarla ün salmıştır

Köyümüzü iş ve işcilerde önderlik yapan kişiler hacı yan Ahmet balhan saıların İsmail kurt kınteş şükrü cörçil Süleyman eski muhtar dendiğimiz cıvgar süleyman danacı aliksan Ekrem çavuş atlan çavuş recep çavuş Turgut cavuş culsuz Muhammet kurt cvş

Dedeş alisi ve oğlu durmuş kınteş oğlu imdat değirmen cok eski sudegirmeni çöküntüsü var amma kime ait biliyoruz ve parti süleyman kızılhan Mustafa kızılhan gırlı Mehmet ali oğlu

Çalğıcı balgamında topal muharrem biliyoruz

BAYRAM LARI KUTLAMA ŞEKLİ

Bayramlarda tüm köy den cıkmış kişi ve kişiler bayram arifesinde gelir ve ramazan bayram arifesi ise köyde adeta mezbaha ne kurulur koca danalar kesilir kücük baş hayvanlarda kesilir bu kesilen hayvanlarda hemen hemen her kez alır. Ve bayram arifesinde tüm köyün erkekleri ilkindi namazına köy camisinde kılar bu namazın ardından mezarlık ziyareti gercekleştirilir ve dualar edilir ve çoçuklar bir yerde toplanır bu tolanan çocukları köyün tüm halkı yeyecek matte de olarak çörek börek vb bakkal manzemeleri şeker püsgivi gibi erzaklar dagıtılır baramdan 2 gün arifesinde ve bayram günü herkes namaza gider namazdan cıkan erkeler cami avlusunda sıralanır başta köyün en yaşlısı olur yaş durumuna göre sıralanır bu sara baya da uzub olur en küçük en büyüğün elini öper ve en büyük kalkar mezarlığa gider en küçük en sona vardığında bu işlem bitmiş olur ve mezarlık içinde toplanmış olunur ve mezarlıkta köyün önde gelen hocaları okur ve bu okuma bittiğinde hep beraber her kez enyakın ebe dede baba dagılır mezarı başındada kendi dua eder ve duası biten eve döner ve evde bayanların cami avlusunda köy erkeleri bir bir sofra getirir cami avlusunda yenilir içilir bu adetimiz kültürümüzdür buradan da herkez doyar kalkar önce evine sonra ana baba eş dost hemen herkez tek tek ziyaret edilir bu aynı bayram iki dini bayramda da aynıdır tek farkı kurban olması kesen kesemeyen pay vermesi başka büyük kayda değer bir değişiklik yoktur

Köy Pazar ihtiyacını daha önceleri at la eşekle imkanı olanlar teknolojinin verdiği ulaşım arac ve gereçlerle kelekçi veya Acıpayam pazarına giderler bu yaya olarakta çok sık görülmektedir ancak çocuk lar çobanlar pazardan gelecek pazarcıların geçiş istikametine mendil yazar ve coşkun pazarcı mendile pazardan aldığı yenilebilir nesnelerden atar ve o cocuklar da sevindirilirdi

KÖYÜMÜZÜN YAĞMUR DUASI ETKİNLİKLERİ

Köyümüzdeki yağmur duaları köylü ve cevre köylerin katılımı ve de cevre köy imam ve okuma bilen kişi ve kişilerle çay kenarından okunacak olan taşların toplamsı ve de bu taşların okunmalarıyla başlar bu taşlar okunur ve de sade berrak akar suya bırakılır ve köy halkından toplanan ayni ve nakli toplanan araç ve gereçlerle yemeklik erzak alınır köyün önde gelen ihtiyar camiası bu erzaklardan yemek pişirir ve yemek türleri hayli çeşitli olmakla beraberine tüm çevre köy kasaba ve uzak yakın hemen her kez haberdar edilir belirlenen günde artık her kez görevini bilmektedir artık iş köylü bay bayan katılımı ile köyün yüksekçe bir mevkisinde dua etmek amacı ile toplanır bu topluluktan bir imam önderlik eder dua başlar ve tüm halk ellerini Allaha acar ve yer yer yağmur istercesine ellerini yere dogru acık bir şekilde dua işlemleri tamamlanır bu dua yerindeki tüm halk olduğu gibi yemek lige yönelir artık yenilir içilir ve sofra duası yapılıp dağılım gerçekleşir böylelikle yağmur duası yapılmış olur bu hemen hemen her köy de bu tür olmaktadır

HUKUKSAL ANLAMDA YAKLAŞIM

Köyümüz genel anlamda devletine milletine bayrağına gelenek ve ğöreneklerin e bağlı olduğu %100 lük derecelerde görülmektedir

(köyümüz de bilinen adam öldürme en yakın 1940 lar da huku bulmuş ,öldüren kişinin de hapishanede ölmesi insanları hak ararken kanunlara sığınmaya itmiştir bu kişide Mustafa kızılhan olduğunu.söyleye biliriz

Tarla anlaşmazlıkları an kakma olayları sıkça görülse de bilir kişi ve köy ihtiyar kurulu genellikle halleder kacak çılık olayı hiç görülmemiştir

Köyümüzde genellikle kız kaçma olayları bulunmaktadır sebebine gelince babası kızının yaşını küçük yazdırarak bu işi biraz zorlaştırmak ister aile bütçesine daha fazla katkıda bulundurayım derken bakmış sın ki kız kacı vermiş

YAKIN KÖYLERLE İLİŞKİLER

Köyümüz etrafında hacı kurtlar bogaz dere kelekçi kuzören camlı bel köyleri mevcuttur bu köy komşularıyla da geçmişten günümüze kız alma kız verme hatta aile göçü bile görülmektedir kuzören köyünden belli aileler köyümüz hacı kurtlar ve güzel yurt camlı bel ile iç içe bazı olaylar da komple karşılıklı katılımlarla düğün bayram ölüm vb durumlarda iç ice yaşamaktadırlar ve tüm manada %80 n lerde katılım görülmektedir ancak bu köydeki aile bağları durumuna göre değişir yine bir başka anlamda bu köylerle beraberinde gurbetcilik yapıldığını göz önüne alırsak bu bizim kaynaklarımızı doğrular derecededir çok nadiren de olsa bu köyler anlamında %1 veya 2 lik oranlarda zıtlaşma olsa da kaydeğer bir vuku görülmemiştir

ESKİ KÖYDEN GÖÇ

Tarihsel verilere baktığımızda köyümüz bir göçle kurulmuş köyümüz yeşil otlak gür pınar ve akar suyu çok ilgi çekmesi dikkatlere bu köyümüz etrafındaki köyler le beraberinde bir çok kez cevre düzen tutulana kadar göç almış ve göç vermiştir bu anlamda hacı kurtlara köyümüzden giden tahtalıya giden ve kuzörene gidin aileler görmek mümkündür azda olsa kelekçi ve güney bir arşif de bu günün gölcük kasabasın da görülmektedir bu anlamda cevre köylere göç vermiş ve de almıştır :yine bilindiği gibi köyümüz 1940 lı yılardan bu güne çok değişmiş göç vermeye dışa bağlılıkta kazan kapısı olarak çıkmak zorunda kalmıştır bunu ana tema olarak şöyle göre biliriz kuruş gereği her ne kadar Yörük kökenlide olsa da ancak zamanla köyümüz arazi ve iklim şartları gerekçesi ile verim düşmeye aile de nüfus çoğalması ön planda dır zamanla bu göç bu günün şart ve koşullarını da göz önüne alınırsa göç sezonluk işçi bağlamında olurken sezonluk işi gereği gidilen dönem il ve ilceler de kalanlardan bunu göre bilmekteyiz örneğin İzmir çam altı tuzla işçiliği yapan sezonluk işçilerden İzmir e yerleşen aile göre bilmekteyiz

Yine geçim derdi için aydın söke sezonluk işçi olarak giden kadınlarımız kızlarımız Muğla dalamanda ailelerimiz ve Antalya kumluca da birkaç da aile göre bilmekteyiz ve yurtdışı göçlerinde bilinen yurtdışı giden ile az dır amma yerleşim düzenine yurt dışına yaptıgından köyümüzle nerde ise hiçbir bağı kalmamış çoluk çocukları da hatta torunları da köyümüz tarihinden hiçbir eser ve bilgi sahibi olmamaktadır bir örnekle bunu yazarsak aydın sultan hisar atça da oturan (Durali OĞUZALP.)bu ailenin evlat ve torunları köyümüz hakkında hiçbir bilği sahibi değildir

Köyümüz amir vb durumda aşırı bir bürokrasi yoktur imam polis uzman genlikle öğretmen dallarında memurluk düzeyde kişi ve kişiler mevçuttur

KÖYÜN GENELENEKSEL YEMEK KÜLTÜRÜ

Eskilerde köyümüz hanedanları her sabah evinde tarhana çorbası mısır ekmeği ve yufka acardı bu hemen her gün sabah tekrarlanır tarhana nohut buğday mısır arpa ayran karaca ot bunlar öğtülüp koca kazanlarda kaynatılıp hamur halene alması sağlanır ve bu hamur birkaç gün bekletilir bu bekleme sonucunda hamur topak topak tahta ve ugun bir sergi alanına dökülür ve biraz kuruduktan sonra toplanır bir çuvala konur bu tarhana gerek çorba olarak gerekse de çerez anlamında çayla vb içecek yiyecekle yenile bilir bu bizim ana sabah yemeğimizdir

Üzüm kaynatılır pekmez yapılır erik kaynatılır ekşisi yapılır çok amaçlı kullanıla bilmektedir

Çeşitli yemeklerde limon misali kullanılmaktadır halen sofralarımızın vaz geçilmezlerin den dir köy ve diğer köylerle ortak menü oranına sahiptir bunları şöyle sıralaya biliriz

Düğün mevlüt vb durumlarda sütlü kabak ekşili biber aşure keşkek etli nohut etli kuru fasülye patlıcan ve biber dolması yaprak sarması mevsim durumuna göre yesil salata bu hemen hemen tüm ortak günlerde kesinlikle pişmektedir yemek kültürü bu günün modern yemek kültüründen farklıdır anlaşılan Osmanlı dönemine uzanan kültüre sahip tirler

KÖYÜMÜZDEN YETİŞMİŞ ÜNYAPMIŞ KİŞİ VE KİŞİLRE

Her ne kadar geçmiş fazla hafızalarda kalmasa da bilinen bazı hafızalarda doğruluk derecesini aşırı bilmemekle beraberinde ilave edelim

Başta ata skorumuzda güreş atış vb sporlar yapılmıştır bu ata sporumuzdan güreşçiler anlamında topcu dede anılmakta gav gav dede anılmakta ve bunu takip eden cevriye nenenin eşi ismine hafızalarda ancak bunlara takip eden gara kız haccasının oğlu mevlüt kızılhan gelmektedir 1970 yıllarında ankarada yapılan Türkiye 1 .ciliği 68 kğ da 1 .olmuştur Bulgar istanın yarma kentine yapılan balkanlar şampiyonasında 2. olmuştur 1971 yılında bursada yapılan seçmelerde Türkiye şampiyonasın da 3.olmuştur 1974 silahlı kuvvetler Türkiye şampiyonasında 1. olmuş aynı yılın geleneksel Edirne Kırkpınar güreşlerin de küçük orta büyük boyda 3. olmuştur 1975 yılında fıransa da yapılan güreşlerde cumhur başkanlığı kupası Türkiye şampiyonası da 74 kğ da 1. aynı yıl 74 kğ jünyörler Avrupa şampiyonasında atinada yapılan güreşlerde Avrupa 1.si olmuş 1976 yılında Almanya şutungart Avrupa şampiyonasında elenmiştir 1995 yılında yapmış olduğu jübile ile bırakmıştır halen sağ olup serbest ticarette hayatını sürdürmekte dir bu güreş cami yasın da geriden gelmeye çalışanlarda olsa da bir derece ile görülmemiştir imdat kızılhan durmuş tenğer Sıtkı kızılhan bu ata sporunda baya bir mücadele yapsalar da kayda değer bir belge görülmemiştir

KÖYÜN YERİ VE YERLEŞİMİ

Eski köy denizli ilinin Acıpayam ilçesine bağlı bir köydür ilin ve ilçenin güneyinde yer almaktadır köy ile il 85 kilo metre ilçeye 31 kilo metre dir köy Çameli ilcesine doğsu son köydür ve Çameli ilçesinin doğusunda yer almaktadır ve güzel bir köydür güzel yurt ve ali veren köyleri güney doğusunda çamlı bel güney ba









Copyright © Acipayam.com | Memleket Kokusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-07 (3320 okuma)

[ Geri Dön ]

Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.