ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31906

23
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

46024879

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

9128

· Dün

9053


KELEKÇİ-*





-KELEKÇİ ' NİN TARİHİ-

Kelekçi'nin tarihi hakkında tam olarak kesin bilgiler bulunmamakla birlikte yörenin ortak geçmişine bakılırsa bölgeye ilk yerleşen Türklerin Oğuz boyuna ait oldukları düşünülmektedir. Yerleşim yerinin zaman içerisinde sürekli değişmesi ilk zamanlara ait kalıntıların günümüze gelmesini engellemiştir.

Kelekçi yöresinin MS 600 yıllarına dayanan tarihi olduğu düşünülmektedir. İonienler, Romalılar ve Bizanslılar Selçuklulardan önceki bölgede yaşamış milletlerdir. Ama pek kalıntı bulunmamaktadır.

Kelekçi, Gireniz adı verilen ve içerisinden Kelekçi Çayı'nın geçtiği ( Dalaman Çayı) vadinin en geniş bölümünde yerleşmiştir. Burası Anadolu Selçuklu Devletinin idaresinden sonra Menteşe Beyliği ve Hamitoğlu Beyliği arasında sınır oluşturmuştur. Ancak Hangi beyliğe ait olduğu kesin bilinmemekle birlikte Menteşe Beyliğine ait olduğu düşünülmektedir. Aşık Paşa tarihi bunu desteklemektedir. Osmanlılara geçince 1425 yılında Muğla Sancağına bağlandı. 1800 lü yıllarda Gireniz İlçesi olduğu bilinmektedir. Daha sonra Tavas Kazasına bağlanan Kelekçi 1933 yılında Acıpayam Kazasına bağlanmış 1958 yılında Nahiye ( Bucak) merkezi olmuştur. Yaklaşık 20 köyün merkeziydi. Bucak: Nahiye müdürü tarafından yönetilen ve çevresindeki köylerin idari yönetiminde sorumlu ilçeden küçük yerleşim birimlerine verilen isimdi. Artık kullanılmamaktadır. Kelekçi 1971 yılında Belediye hakkı kazanarak kasaba olmuştur.

Kelekçi, bilinen en eski rivayetlere göre şimdiki köyderesi adıyla anılar mevkide kurulmuştur. Eski adının Kocaköy olduğu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve Kurtuluş savaşı yıllarında bölgenin karakol komutanlığının burada olduğu rivayet edilmiştir. Osmanlı Devletini de etkileyen halk dilinde ÖLET adı verilen Veba salgınında köyün büyük bölümü ölmüştür. Rivayetlere göre 14 aile Bölemeç olarak bilinen mevkiye göç etmiş ve salgından kurtulmuştur. kısa bir süre sonra bu sefer depremle yıkılan köyden bu sefer 7 aile kurtularak kendilerine göre değişik bölgelere sığınmış ve yerleşmişlerdir. Şimdiki mahalle isimlerini de oluşturan bu yerler zamanla büyüyerek şimdiki haline ulaşmıştır.
1-Hacı-İsalar-Mahallesi
2-Hacı-Osmanlar-Mahallesi
3-Köseler-Mahallesi
4-Hatipler-Mahallesi
5-Nebi-Mahallesi
6-Kocatüfekler-Mahallesi
7-Hacılar- Mahallesi

-KELEKÇİ İSMİ-

Kelekçi İsmi için değişik rivayetler vardır. En ünlüleri:
1-Bölge ormanklıktır. Eskiden ağaç kesilir çay yoluyla taşınırdı. Bunlar Dalaman'a kadar ulaşırdı. Bu işlemde taşınan tomruklara kelek denirdi.
2-Depremden sonra bir kişi yol kenarına kavun karpuz ekmeye ve yoldan geçenlere satmaya başladı. Kervanlar bu yöreden bahsederken kelekçinin yeri gibi isimler kullanırlardı. (kelek ham kavuna verilen isim olmasına rağmen bu yörede kavun türlerinin genel adıdır)

3- Kelek ayrıca su, çökelek ve kavurma konulan ve aylarca saklamaya yarayan tulumun adıdır. Bölgenin göçebelerin konaklama yeri olduğu ve tulumun göçebe hayatındaki yeri düşünüldüğünde ve bu bölgede tulum işleyen kişi veya kişilerin olacağı düşünüldüğünde böyle bir varsayım gerçek olabilir.

4-Dalaman çayı sulama kanallarının da olmadığı dönemlerde aşılmaz bir su idi. Bu çayda boğulan gelinler türkülere konu bile olmuştur. Köprünün olmadığı dönemlerde insanlar ağaç sallarla sudan geçerlerdi. Bölgede bu işle geçinen insanlar vardı. Bu işte kullanılan sallara kelek denirdi. ( sal basit ve ağaçtan yapılan su taşıma aracına denir ) Bu bölgeden gelip geçen kervanların bu yüzden bu ismi kullanmış olmaları da mantıklıdır.

KELEKÇİ' Yİ YÖNETENLER

Muhtarlar:
Hacı-İsmail,
Gavcar-Mehmet,
Hacı İsa,

COĞRAFİ KONUM

Kelekçi, Denizli ' nin güneyinde Bozdağların iki uzantısının arasında kalan derin vadinin en geniş bölgesi olan Gireniz bölgesinde yerleşmiştir. Vadi tabanından Kelekçi Çayı (Dalaman) geçer ve verimli arazilerin su ihtiyacını karşılar. Güneyinde Akşar Köyü, Kuzeyinde Çakırköy, Doğusunda Kuzören Köyü ve Eskiköy, Batısında Güney ve Olukbaşı Köyleri bulunur. Kelekçi bu vadide kuzeyden güneye doğru uzanan vadi içerisinde doğu ve batısında bozdağların uzantıları ile çevrilmiştir.

İklim olarak değişik bir iklim özelliği gösterir. Denizli ege bölgesinde kalmış olmasına rağmen Kelekçi Akdeniz bölgesinde kalır. Göller yöresine komşu olmasına rağmen yağış bakımından fark gösterir. Acıpayam kara iklimine yakın özellik gösterirken Kelekçi daha ılıman ve nemli bir iklime sahiptir. Yazlar kurak ve sıcaktır. Kışlar soğuk ve yağışlıdır. Baharda çok yağış alır. Halk dilinde Kelekçi'nin kışı şubattan sonradır.

Bitki Örtüsü: Kelekçi tam bir orman bölgesidi. Dağların yüksek bölümlerinde makiler kaplı olmasına rağmen daha aşağılarda başlayan ormanlar tüm bölgeyi kaplar. Ülkenin önemli orman sahaları buradadır ve halkın büyük bölümünün geçim kaynağıdır.Kızılçam, karaçam, sedir, ardıç, artmut, vadide söğüt, iğde ve kavak genel ağaç türleridir. Halkın geçimini öncelikle tarım sağlar. O yüzden sınırlı olan arazi sadece tarım için kullanılır. Ormancılık ta yaygın olduğu için bölge geniş ormanlık alanlarla kaplıdır. Bölgenin en iyi çam çeşitleri bu yörede bulunur.

FOLKLOR

Kelekçi aslında folklor yönünden çok zengin bir yöre olmasına karşın hakettiği itibarı göremediği gibi ilgisizlik yüzünden bütün değerleri unutulup kaybolmak üzeredir. Bu durumda niçin bir festival veya benzer etkinliklerle bu değerlerimiz canlandırılmıyor, yaşatılmıyor ve tanıtılamıyor diye üzüntülerimizi dile getirmeden de edemiyoruz. Kelekçi TEKE yöresi içinde yer alır. O yüzden kıyafetler de bu yörenin özelliklerini taşır. Kadınlar: Üçetek, şalvar, belde kuşak, başta işlemeli bez, ayakta yün çorap ve çarıktan oluşan yöresel kıyafetler giyerlerdi. Erkekler: Göynek, üstine yelek, belde kuşak, başta fes üzerine sarılı bez (poşu), kıl bezden şalvar, kıl çorap ve çarıktan oluşan kıyafet giyerlerdi. Şimdilerde yerel oyunlarda benzer kıyafetler halen kullanılmaktadır. Paşa Osman sipzi, zurna ve türküleriyle yerel düğünlerde aranan bir ustaydı. Özay Gönlüm onun türkülerini derlemiş ve okumuştur. Halen meşhur ege türküleri arasındadır. Bilinen Türküleri

ATASÖZLERİ VE DEĞİMLER

*Tarhana aşı tarlaya kadar, bulgur aşı öğleye kadar
*Olacak oğlak bokundan belli olur.
*Aslan yattığı terden belli olur.
*Eşek sırtında yük çeker eşeği çeken eşekten beter
*El eşeğini dağa sürer, döner karını söver
*El eşeğini dağa sürer, döner karını söver
*Keçi bokunun ardına sinmek

*Bir vurum tarhanan varsa, ustasına vurdur
*Hem oğlan evinde hem kız evinde oynamak
*Eğreti eşeğin kuskunu yokuşta kırılır
*Çama çıkan keçinin çama çıkan oğlağı olur
*Yorgan simit sökeye seğirt
*Tarhana aşı bulgur aşı ye ye ardını gaşı


DAMARDINA DOLEŞTİM
Damardına doleştim
Ot yolmeye buleştim
Meremim ot mot değil
Ben goca gıza doleştim

İndim vardım oveye
su doldurdum goveye
Bubeniz imam getirmiş
Hadi goca gızım doveye

şunlardır;

DUDU GIZ
Bahçenizde piren var
Pulluk ile süren var
İnkar etme Dudu gız
Sevişirken gören var

Aman Dudu gız, kaldım yalınız
Akşam akşam pencireni depmeli
Nerelisin ah Dudu gelin nereli
Verem oldum ben sana gönül vereli

Ayva sarı nar sarı
Ay beyaz oğlan arı
İstedim de vermedi
Kirli göynekli garı

Aman Dudu gız, kaldım yalınız
Akşam akşam pencireni depmeli
Nerelisin ah Dudu gelin nereli
Verem oldum ben sana gönül vereli

TESTİ İÇİNDE BEKMEZ
Desti içinde bekmez
Bu bekmez bize yetmez
Bizim köyün gızları
Davılsız gelin gitmez

Dam başında gır yılan
Cavır mı oldun müslüman

A BU TAVŞANI GAÇIRDIM
A bu tavşanı gaçırdım
fındıklıktan aşağı
Koyverin elim varsın
Gerdanlıktan aşağı

Çaya vardım çayladım
Çayda balık avladım
Sevdiğimi görünce
Sevincimden bayıldım
(bu türkü anonimdir)


Eğil bi yol öpeyim
Ahtım var sende inan

KELEKÇİDE TARIM VE HAYVANCILIK
Halkın çoğunluğu tarımla geçinmektedir. Vadinin ortasından geçen Dalaman çayının getirdiği zengin alüvyon alanları verimli toprak arazileri oluşturmuştur. Halk imece yoluyla iki tane su kanalı kazmış ve arazilerin büyük bölümünü sulamışlardır. Bu kanallar köke köyünden Akşar köyüne kadar uzanmaktadır. Daha sonra DSİ Kelekçiden Gölcüğe kadar uzanan yeni bir kanal açmıştır. eğer kışın erken yetişen ürün ekerlerse ( arpa ve fiğ gibi ) yıl içerisinde iki ürün alınabilmektedir.Bölgede çok çeşitli ürünler yetişmektedir.
Kuru Tarım ürünleri: Buğday, nohut, arpa, hasıl, tütün, bostan, anason, ayçiçeği, soğan
sulu Tarım Ürünleri: Mısır, Pancar, havuç, sebzecilik, fasulye, bakla, meyvecilik, patates
Hayvancılık:Ormanların çokluğu küçük baş hayvancılığı imkansız hale getirmiş, bir iki küçük sürü de kaybolmuştur. evlerde küçük ahırlarda küçük ölçekli süt inekçiliği yapılmakta ama fenni koşullarda yapılmadığı için de gelir yönünden pek fazla katkısı olmamaktadır.

KELEKÇİ YE ÖZGÜ YEMEK TARİFLERİ

YEMEKLER
Arap Aşı
Cerpli Fasulye
Semizotu Yemeği
Ebegümeci Yemeği
İlyan Böreği
Lahana Sarması
Yapık Aşı
Etli Saç Böreği
Patatesli Saç Böreği
Kabaklı Saç Böreği
Yoğurtlu Saç Böreği
TATLILAR
Pekmezli Muhallebi
Nişasta Helvası
Muhallebi

SALATA
Ekşili Biber Salatası
Ekşili Turp Salatası

ÇORBA
Un Tarhana Çorbası
Top Tarhana Çorbası
Ala Çorba

KELEKÇİ YÖRESİNİN ÖZEL YEMEKLERİ

ARAP AŞI

Hamur Hazırlanması: Normal bir tencereye su doldurulur ve kaynaması beklenir. Kaynamaya başlayınca içine bir tabak mısır unu dökülür ve karıştırılmaya başlar. Yumuşak bir kıvama gelinceye kadar pişirilir. gerekirse un ilave edilebilir. Pişince hemen geniş bir siniye bir parmak kalınlığında dökülerek soğumaya bırakılır.

Çorba Hazırlanması: 5-6 iri soğan kuşbaşı doğranır ve normal bir tencereye konur. Gömecek kadar su ilave edilir. Soğanlar ölünceye kadar üstü kapalı pişirilir. Soğanlar ölünce üzerine 1 kg tavuk veya yağsız kırmızı et kuşbaşı doğranarak ilave edilir. 1-2 kaşık tereyağı katılarak çevrilmeye başlanır. Etler biraz renk değiştirince tencereye isteğe bağlı olarak su ilave edilir. Kaynamaya bırakılır. Su kaynayınca 2-3 kaşık mısır unu suda bulanarak çorba suyuna ilave edilir. Çorba kıvamına gelinceye kadar kaynatılır.

Servis: Tabağa çorba alınır. Ekşisi ve acısı ayarlandıktan sonra hamur kesilerek içine ilave edilerek birlikte yenir. Beraberinde Erik Ekşili Biber salatası tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1-1,5 kg kuşbaşı tavuk eti, 5-6 iri kuru soğan, 1,5 tabak mısır unu, 1-2 kaşık tereyağı, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

CERPLİ FASULYE:

Cerp Hazırlanışı: Tava ateşe konur ve 1-2 kaşık sıvı yağ ilave edilir. Yağ kızınca 2 kaşık mısır unu konularak iyice kavrulur. Kırmızılaşınca 1-2 su bardağı su ve 2 diş ezilmiş sarmısak ilave edilir. 3-5 dakika çevrilir ve hafif koyulaşınca ocaktan alınır.

Fasulyelerin hazırlanması: Yarım kg yeşil taze fasulye temizlenip doğranır. Gömecek kadar suda haşlanmaya alınır. Su kaynamaya başlayınca içine 2 adet yeşil soğan ve 1 adet yeşil sarmısak yaprağı doğranır. Hepsi haşlanınca ocaktan indirilir.

Servis: Tabağa haşlanmış fasulyeler suyuyla birlikte alınır ve üzerine hazırlanmış cerp dökülür.

MALZEMELER:

Yarım kg taze fasulye, 2 adet yeşil soğan, 1 adet yeşil sarmısak, 2 çorba kaşığı mısır unu 2 diş sarmısak, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

SEMİZOTU YEMEĞİ

Semizotu temizlenir ve doğranır. Az su içerisinde haşlanır. semizotu yumuşar yumuşamaz ateşten alınır. Domatesler kuşbaşı doğranır. Diğer tarafta bulgur yağla beraber kızartılır. Üzerine haşlanan semizotu suyu süzüldükten sonra ilave edilir ve doğranmış domatesler ilave edilir. Domatesler pişinceye kadar çevrilir. Pişince ezilmiş sarmısak ilave edilir ve yemek ateşten alınıp servise sunulur. Yemekle birlikte yoğurt tavsiye edilir.

MALZEMELER:

Yarım kg taze semizotu, 4 adet domates, yarm su bardağı normal bulgur, 2 diş sarmısak, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

EBEGÜMECİ YEMEĞİ

Ebegümeci temizlenir ve doğranır. Az su içerisinde haşlanır. Diğer tarafta doğranmış biberler yağla beraber kızartılır. Üzerine haşlanan ebegümeci suyu süzüldükten sonra ilave edilir. Bir süre kısık ateşte çevrildikten sonra üzerine limon sıkılarak servise sunulur. Yemekle birlikte yoğurt tavsiye edilir.

MALZEMELER:

Yarım kg taze ebegümeci otu, 250 gram yeşil biber, 1 adet limon, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

İLYAN BÖREĞİ

İç Hazırlanması: Kıyma iyice kavrulur. İçerisine ince doğranmış soğan ve bolca karabiber ilave edilir. Soğanlar ölünceye kadar çevrilir.

Börek Hazırlanması: Mısır unundan normal kıvamda hamur hazırlanır. Normal bir fırın tepsisi alınır ve dibi sıvı yağla bir miktar yağlanır. Hamurdan bir parça alınır ve bir parmak olacak şekilde tepsi dibine döşenir. Üzerine hazırlanan içten bolca yayılır. Hamurdan yine aynı şekilde üzeri bir parmak kaplanır. Eğer kalın olması isteniyorsa bir kat daha iç döşenir. İstenmiyorsa Hamur üzerinden kalın baklava dilimi bıçakla kesilir. İnce doğranmış iç yağından bolca üzerine kaplanır ve fırına verilir. İyice pişince ve yağını çekince fırından alınır ve servise sunulur. Birlikte yağsız ayran tavsiye edilir.

MALZEMELER:

Yarım kg taze yağsız kıyma, 250 gram donmuş içyağı, Mısır unu, 2 iri soğan, karabiber, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

YAPIK AŞI

Yemeğin Hazırlanması: Taze asma yaprakları yıkanır ve inceden kıyılır. az suyla haşlanır. İçine bir tutam nane ve sıra otu doğranır. Haşlama suyuna 1 su bardağı bulgur ilave edilir . Bulgur pişince ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır.

Servis: Yağsız ayran içerisine ezilmiş sarmısak karıştırılır. Yemeğin üzerine bolca dökülür. Yemekle birlikte yeşil soğan tavsiye edilir.

MALZEMELER:

Yarım kg taze asma yaprağı, 1 su bardağı bulgur, bir tutam yeşil nane, bir tutam sıra otu, 2 diş sarmısak, ayran

Sultan ÜNAL' dan...

ETLİ SAÇ BÖREĞİ

İç Hazırlanması: Kıyma içine 4-5 baş iri soğan ince doğranır. Bolca karabiber, kimyon, maydanoz ve nane eklenir. Biraz suyla iyice yoğurulur. 1 saat kadar serin bir yerde dinlendirilir.

Börek Hazırlanması: Kepekli buğday unundan yoğrulmuş hamurdan azdan kalın olacak şekilde yufka açılır. Hazırlanan içten yeterince yufkanın bir yarısına döşenir. yufkanın diğer yarısı üzerine katlanır. Kenarları elle yapıştırılır ve ateşin üzerindeki saca yerleştirilir. altı pişince çevrilir. Bu aşamada istenirse eritilmiş iç yağı sürülür. Ayranla yenmesi tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1 kg taze yağsız kıyma, karabiber, kimyon, bir tutam nane, bir tutam maydanoz, yeterince un, 250 gram iç yağı

Sultan ÜNAL' dan...

PATATESLİ SAÇ BÖREĞİ

İç Hazırlanması: Haşlanmış patatesler püre edilip yoğrulur. İiçine 4-5 baş iri soğan ince doğranır. Bolca karabiber, kimyon, maydanoz ve nane eklenir. Biraz suyla iyice yoğurulur. 1 saat kadar serin bir yerde dinlendirilir.

Börek Hazırlanması: Kepekli buğday unundan yoğrulmuş hamurdan azdan kalın olacak şekilde yufka açılır. Hazırlanan içten yeterince yufkanın bir yarısına döşenir. yufkanın diğer yarısı üzerine katlanır. Kenarları elle yapıştırılır ve ateşin üzerindeki saca yerleştirilir. altı pişince çevrilir. Sade yağla yağlanır. Ayranla yenmesi tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1-2 kg patates, karabiber, kimyon, bir tutam nane, bir tutam maydanoz, yeterince un, sade yağ

Sultan ÜNAL' dan...

KABAKLI SAÇ BÖREĞİ

İç Hazırlanması: Rendelenmiş aş kabağı içine 4-5 baş iri soğan ince doğranır. Bolca karabiber, kimyon, maydanoz ve nane eklenir. Biraz suyla iyice yoğurulur. 1 saat kadar serin bir yerde dinlendirilir.

Börek Hazırlanması: Kepekli buğday unundan yoğrulmuş hamurdan azdan kalın olacak şekilde yufka açılır. Hazırlanan içten yeterince yufkanın bir yarısına döşenir. yufkanın diğer yarısı üzerine katlanır. Kenarları elle yapıştırılır ve ateşin üzerindeki saca yerleştirilir. altı pişince çevrilir. Hafif sulandırılmış erik ekşisi üzerine sürülür.. Ayranla yenmesi tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1 kg taze aş kabağı, karabiber, kimyon, bir tutam nane, bir tutam maydanoz, yeterince un, erik ekşisi

Sultan ÜNAL' dan...

YOĞURTLU SAÇ BÖREĞİ

İç Hazırlanması: Yağsız yoğurt içine 4-5 baş iri soğan ince doğranır. Bolca maydanoz ve nane eklenir. Biraz suyla iyice yoğurulur. 1 saat kadar serin bir yerde dinlendirilir.

Börek Hazırlanması: Kepekli buğday unundan yoğrulmuş hamurdan azdan kalın olacak şekilde yufka açılır. Hazırlanan içten yeterince yufkanın bir yarısına döşenir. yufkanın diğer yarısı üzerine katlanır. Kenarları elle yapıştırılır ve ateşin üzerindeki saca yerleştirilir. altı pişince çevrilir. . Ayranla yenmesi tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1 kg taze yağsız yoğurt , bir tutam nane, bir tutam maydanoz, yeterince un,

Sultan ÜNAL' dan...

KELEKÇİ YÖRESİNİN ÇORBALARI

ALA ÇORBA

Kuru Fasulye, 3-4 litre suyla birlikte yavaş yavaş haşlanır. Fasulyeler haşlandıktan sonra 1 su bardağı normal bulgur ilave edilir. Kaynatmaya devam edilir. Diğer tarafta tavada 2 baş kuru soğan ince doğranır ve pembeleşinceye kadar kızartılır. Lezzet için sade yağ da kullanılabilir. Kızartılan soğan haşlanan fasulyenin üzerine ilave edilir. Eğer bu çorba normal öğünde yemek olarak konacaksa erik ekşili biber salatası ile tavsiye edilir.

MALZEMELER:

2 su bardağı kuru fasulye, 1 su bardağı normal bulgur, 2 baş kuru soğan, 2 çorba kaşığı sıvı yağ ( istenirse sade yağ), tuz

Sultan ÜNAL' dan...

TOP TARHANA ÇORBASI

Top Tarhana tencereye 4-5 litre suyla birlikte kaynamaya bırakılır. Mümkünse içine kemikli et konur. Yavaş ateşte 2 saat kadar kaynatılır. Tarhanalar iyice hamurlaşınca iyice karıştırılır. Gerekirse kepçe yardımıyla çıkarılıp ezilerek geri dökülür. Tencereye isteğe bağlı olarak yeterince kurutulmuş veya yeşil biber ilave edilir. Diğer tarafta 2 kaşık salça sıvı yağda kızartılır. Çorba üzerine ilave edilir. 2-3 diş sarmısak ezilir ve çorbaya ilave edilir. Top tarhana çorbası mısır ekmeğiyle ve doğranmış turpla tavsiye edilir.

MALZEMELER:

1 tabak top tarhana, bir miktar kemikli et, kurutulmuş veya yeşil biber, 2 yemek kaşığı salça, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, 2-3 diş sarmısak, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

UN TARHANA ÇORBASI

Un tarhana bir kasede soğuk su ile sıvı olacak şekilde iyice karıştırılır. 4-5 litre su isteğe bağlı olarak biraz parça tavukla kaynatılır. Su kaynamaya başlayınca tavada kızartılan salça ve tarhana ilave edilir. İsteğe bağlı olarak kurutulmuş biber veya yeşil biber eklenebilir. Kısık ateşte çorba kıvamına gelinceye kadar pişirilir.

MALZEMELER:

1 tabak un tarhana, bir miktar parça tavuk eti, kurutulmuş veya yeşil biber, 2 yemek kaşığı salça, 2 çorba kaşığı sıvı yağ, tuz

Sultan ÜNAL' dan...

KELEKÇİ YÖRESİNİN SALATALARI

ERİK EKŞİLİ BİBER SALATASI

Erik ekşili biber salatası isteğe göre hem kurutulmuş biberden hem de yeşil biberden yapılabilir. Kurutulmuş biberden yapmak için: Bir miktar kurutulmuş biber az suda haşlanır. Diğer taraftan 2 çorba kaşığı erik ekşisi az suda ezilir ve 2 diş ezilmiş sarmısakla birlikte bir miktar sulandırılır. Kaynatılmış ve suyu süzülmüş biberlerin üzerine dökülür. Arap aşı ve baklagillerle tavsiye edilir.

Yeşil biber: Bir miktar yeşil biber kısa kısa doğranır. Sıvı yağda kızartılır. Üzerine Hazırlanmış olan sarmısaklı erik ekşisi dökülür. Her yemekle tavsiye edilir.

MALZEME:

Bir miktar kurutulmuş biber veya yeşil biber, 2 çorba kaşığı kadar erik ekşisi, 2 diş sarmısak, bir miktar sıvı yağ ( yeşil biber için)

Sultan ÜNAL' dan...

ERİK EKŞİLİ TURP SALATASI

Turp kalın rende ile rendelenir. Suyu sıkılmadan salata tabağına alınır. Diğer taraftan 2 çorba kaşığı erik ekşisi az suda ezilir ve 2 diş ezilmiş sarmısakla birlikte bir miktar sulandırılır. Rendelenmiş turp üzerine dökülerek iyice karıştırılır. Kuru fasulye, ala çorba, bakla gibi yemeklerle tavsiye edilir.

MALZEME:

Bir adet normal büyüklükte turp, 2 çorba kaşığı erik ekşisi, 2 diş sarmısak

Sultan ÜNAL' dan...

KELEKÇİ YÖRESİNİN TATLILARI

PEKMEZLİ MUHALLEBİ

Mısır unu zeytinyağıyla kızarıncaya kadar kavrulur. Tadı isteğe bağlı olarak bir miktar pekmez şerbeti hazırlanır ve kavrulan un üzerine dökülür. Kısık ateşte koyulaşıncaya kadar karıştırılır. Yeterli kıvama gelinca ocaktan alınıp kaselere dökülür ve soğumaya bırakılır.

MALZEME:

2 su bardağı mısır unu, pekmez, 3-4 yemek kaşığı zeytin yağı

Sultan ÜNAL' dan...

NİŞASTA HELVASI ( PEKMEZLİ HELVA )

Nişasta zeytin yağıyla pembeleşinceye kadar kavrulur. İçerisine pekmez şerbeti dökülür ve helva kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Normal bir kaba alınır ve soğumaya bırakılır.

MALZEME:

Yeterince nişasta,, pekmez, 3-4 yemek kaşığı zeytin yağı

Sultan ÜNAL' dan...

SÜTLÜ MUHALLEBİ

Süt kaynatılır. 5-10 dk iyice kaynadıktan sonra içine 2 yemek kaşığı buğday unu ( hasunu tercih edilir ) katılır. Çok az olacak şekilde toz şeker ilave edilerek koyulaşıncaya kadar kısık ateşte çevrilir. Tabaklara alınarak soğumaya burakılır.

MALZEME:

Yeterince nişasta,, pekmez, 3-4 yemek kaşığı zeytin yağı

Sultan ÜNAL' dan...

AT

Rahmetli Hulusi ÜNAL' ın rivayeti: Kelekçinin önde gelen kişilerinden biri ( Paşa Osman olabilir) bir gün bakar ki evin önünde bir at takılı. Merak eder ama merakı da fazla sürmez. Oğlu sevinçle babasına yaklaşır. Baba der bak kendime at aldım. Nası güzel mi diye sorar. Baba: İyi iyi çok güzel etmişsin. Ama bu ata nasıl bakacaksın diye sorar. Oğlu: Nasıl bakacağım der, ot yolar veririm der. Baba: Sen mi yolacaksın otu der. Oğlu: Evet cevabını verir. Baba beyti düzer:
Kahpe gönül at ister
Atın Önü ot ister
O Otu yolup gelmeye kıç iste

HER ŞEY ASLINA ÇEKER

Hulusi ÜNAL'dan: asil ailelerden birinin oğlu bir kıza vurulur. Kız güzel mi güzel ama anası ahlaksızmış. Kız da annesi gibi olmayacağını söylüyormuş. Gönül de akmış ya bir kere oğlan kabullenmiş ve ikna olmuş. Ailesine demiş ve istemelerini rica etmiş. Babası ne dediyse ille de kız demiş. Bak oğlum her şey aslına çeker bu kızdan sana yar olmaz demişse de olmamış. Oğlan da kıymetli. Ailesi artık başka çare olmadığını görünce kızı istemişler düğün başlamış ve kız almaya gelmişler. kız ata binmiş ve yola çıkmışlar. bir süre sonra çaya gelmişler karşıya geçecekler ama at durmuş bir türlü geçmez. Ne yaptıysalar atı geçirememişler. O sırada kız demiş ki bu hayvanlar sudan ancak önlerinde kervan lideri bir hayvan olursa o önden geçer bu hayvan da arkasından geçer. Arkadaki genç devenin annesi kervan lideriydi. O da anasına çekmiştir. Onu atın önünden sürün demiş. Herkes hayretle kızın dediğini yapmışlar ve gerçekten de at devenin ardında suya dalmış. O an oğlanın beyninde babasının sözleri çınlamış: HERŞEY ASLINA ÇEKER OĞUL! Sudan hiç geçmemiş genç deve anası gibi lider oluvermiş ya kız? Oradan kızı kervanıyla geri çevirmiş. r

GİRENİZ KELEKÇİ' DEN

: Musa Efendi 1. dünya savaşında esir düşer. açlık sefalet ve yokluk içinde yaşarlar bu arada dostlar edinir. arap arkadaşlarından biri bir gün sorar: Hoca şu senin memleket nasıl bir yerdir anlatsana bana: Hoca efendi anlatır: Benim memleketimde şırıl şırıl soğuk sular akar. dereler, nehirler çağlar. Yeşil ormanlar mavi göklere karışır. Bağlarında çeşit çeşit üzümler vardır. ağaçlarında erikler, armutlar, elmalar, portakallar, zeytinler çeşit çeşit yemişler vardır der. Arap fazla dayanamaz kalkar ve Musa efendiye vurmaya başlar. sen benimle dalga mı geçiyorsun o senin dediklerin ancak cennette olur.

SOĞAN TARLASI

Rahmetli Kemal Dede askerdedir. Bir gün askerlerle köyün birine göreve giderler. Hava iyice ısınmış ve yol uzun olduğundan askerler acıkmıştır. Bir de kıtlık yılları ki askere yol için yiyecek vermek mümkün değil. bir tarlada yeşil soğan görürler. Öyle canları çeker ki tarla sahibini bulup isterler. İstedikleri de belki 5-10 soğan. ama adam bir soğan bile vermez askerlere. Askerler karakola dönerler ama tarlayı ve adamı hiç unutamazlar. Kemal Dedenin gözleri komutana bir manalı bakmıştır ki komutan aynı gözleriyle onaylar. Kemal Dede askerlerini toplar ve büyük bir çadırı da alıp tarlaya giderler ve bir tek soğan bile bırakmazlar. Ertesi gün yine o yoldan geçerler gözleri tarlada hop oturup hop kalkan feryad eden tarla sahibindedir.

PEKMEZ VE SU

Kelekçi eşrafından Hacı Camız Rahmetli pekmez yapıp satmaktadır. Eskiden yol yok, araba yok, otel yok. İnsanlar at ve eşekle gelir pazar ihtiyaçlarını görür akşam tanıdıklarında veya köy odasında kalıp ertesi günü giderlermiş. Pekmez alıcısı kişiler de Hacı Amcaya misafir olurlar. akşam yemekte pekmezi de tadarlar. Güzeldir. Fiyatta da anlaşırlar. Herkes yatağına çekilir ve Amca pekmezlerin yanına iner ve satılacaklara su katar. ama misafirlerden biri durumu farkeder ve diğerlerine söyler. sabah kalktıklarında kahvaltıdan sonra Pekmez almaktan vazgeçtiklerini söylerler. Duruma çok kızan Hacı Amca sonunda haykırır: Almayacaktınız niye su kattırdınız!

KURUM TELEFON 1 TELEFON 2
ESNAF
ADI
TEL
BELEDİYE 546 30 01 546 30 07 ACAR KUNDURA İLYAS ACAR 05355142853
BELEDİYE FAX 546 30 44 ÇELİK ELEKKRONİK HASAN ÇELİK 546 31 79
İTFAİYE 546 30 31 OTO YEDEK PAR. HÜSEYİN-OSMAN ACAR 546 34 73
VETERİNER 546 30 01 546 36 83 LOKANTA ERSOY ACAR 546 34 00
JANDARMA 546 30 41 GÖZDE TARIM H.HÜSEYİN ŞAKIN 546 35 14
SAĞLIK OCAĞI 546 30 06 GÖZDE KONFEKSİYON REMZİ ŞAKIN 546 35 14
TEDAŞ 546 30 40 GÜRCAN DİŞ PROTEZ HİMME GÜRCAN 546 34 17
ORMAN ŞEFLİK 546 30 85 GÜN OTO AHMET GÜN 546 36 93
ORMAN DEPO 546 31 03 İTİMAT TİC HÜSEYİN YILDIRIM 546 30 20
ATATÜRK İÖO 546 30 09 KARDEŞLER MARKET BÜNYAMİN SARICA 546 38 51
KELEKÇİ İÖO 546 30 03 OĞUZHAN TİC ALİ OĞUZHAN 546 32 09
KELEKÇİ LİSESİ 546 30 97 ÖĞÜNÇ ELEKTRONİK BEKİR ÖĞÜNÇ 546 32 17
ESNAF KEF. KOP. 546 30 04 ÖNCÜL TEKEL MUSTAFA ÖNCÜL 546 36 46
ESNAF ODASI 546 31 26 YILMAZ MARKET HALİL YILMAZ 546 38 12
TARIM KREDİ KOP 546 30 02 YEMCİ HÜSEYİN ACAR 546 35 64
SULAMA BİR. 546 31 75 CAN GÜN GIDA MEHMET CAN 546 32 55
SÜT KOP. 546 35 57 KAHVEHANE ADEM ÇELİK 546 37 87
OTOBÜS KOP 546 32 00 BERBER AYDIN AYDIN ÇELİK 546 36 71
PTT 546 31 22 546 31 21 ÇELİK OTO ELEKT MEHMET ÇELİK 546 35 16
FIRIN 546 35 97 PASTANE CEMİL EMİK 546 31 13
ECZANE SARICA 546 32 11 ENKA GIDA 546 32 52 546 35 52
ECZANE UYSAL 546 30 92 OTO ELEKTRİK EKREM GENÇ 546 34 66
ECZANE ÖZALP 546 32 28 OTO TAMİR RAMAZAN GÜN 546 37 46
MUHTAR A.DEMİREL 546 34 77 DEĞİRMEN VELİ KURT 546 32 49
MUHTAR BEYCAN 546 33 88 OĞUZHAN TİC NASUH OĞUZHAN 546 32 09
MUHTAR MUSTAFA 546 38 50 LOKANTA ABDİ ÖLMEZ 546 34 02
SOBACI ALİ ÖNCÜL 546 35 50
OTO ELEKTRİK MUSTAFA ÖNCÜL 546 37 90
OTO BOYA SERVET ÖNCÜL 546 33 99
LASTİKÇİ GÜNAY SARICA 546 32 38
DİŞÇİ ABDULLAH ŞİMŞEK 546 31 49
KASAP İSA ÜNAL 546 31 69
KUNDURACI YAHYA YILMAZ 546 36 20
MOTORCU ALİ YILDIRIM 546 36 09

Kaynak:http://www.kelekcitrgg.tr.gg/









Copyright © Acipayam.com | Memleket Kokusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-07 (5774 okuma)

[ Geri Dön ]


Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.