ANA SAYFA !
RADYO ACIPAYAM.COM

SİTE AYNASI

Üye
31456

25
Bağlı olanları sadece üyeler görebilir
FİRMA REHBERİMİZ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
HABER ZAMAN TUNELİ
SAYFA İZLENİMİ
Şu ana kadar

44881610

sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 03-04-2004

HİT
· Bugün

18576

· Dün

17679


AKALAN





AKALAN'IN TARİHÇESİ

Kasabanın ilk kuruluşu (1718) yıllarına kadar dayanır. Kuruluştan yirmi yıl sonra Karamanlar Mahallesi, elli yıl sonra da Macarlar semti teşekkül etmiştir. Bugünkü Yakalar semti ilk yerleşim ünitesinin kurulduğu yerdir.

Kasabanın yerleşim yerlerinde kalıcı tarihi eserler yoktur. Kasabanın kuruluşu ilk bakışta dağınık karaktere sahipse de bu dağınıklık muhtelif yerlerde kümeleşme şeklindedir. Yerleşim ünitelerinin oluşmasında Değirmen Deresi, Kelekçi'ye giden yol ve kuzeydeki dereler etkin olmuştur.
Akalan , Bozdağ veya diğer adıyla (At kuyruğu sallamaz)ın teşkil ettiği Sarıca Alan yaylasının doğusundaki Taşeğrek ile Erenler tepesinin husule getirdiği (Çatak) Maden deresinin tam ağzında geniş bir alan üzerinde doğusunda Alagöz (Aligöz) Kemeri, batısında Bozdağ, Kuzeyinde Selleri (Pınaryazı), Güneyinde Köke Köyü, Dalaman Çayı ve Gireniz Deresi ile çevrilmiştir.

"ANASIL ÇIKRIK ALANI" denilen bu köye, düz ve geniş alanına beyaza benzeyen topraklarına nispetle AKALAN adı verilmiştir.
İlk önce Oğuz Kabilesinden bir Oba'nın yerleştiği bu yere Karaman Muhacirleri ile, Macar Yörüklerinin katılması ve bil’ahare Menteş oğullarının da daha önce oturdukları Çingiller mevkiinden buraya nakletmeleri sayesinde köyün sahası genişlemiş. (Karamanlı, Çingilli, Yaka ve Macarlar) adı altında dört mahalleye ayrılmıştır. Akalan, yüksek evler geniş caddeler ve her evin önündeki meyve sebze bahçeleri, sık ağaçlıklarıyla tarihi bir kasabadır.
Kendini inana, özlerine güvenen ve bir birine bakarak harekete geçen, böylelikle ruhi asaletin gerçek değerini yürüyüş yollarındaki gerçeklikleriyle belirten halkının gayret ve himmetiyle asri bir çehre takındığından gözlere güzellik, gönüllere ferahlık veren çok hoş bir manzaraya maliktir.
Çok zengin (Krom) madenlerinin kapladığı (maden deresi) kaynaklarından çıkan ve değirmen deresi denilen vadide birleşen suların aktığı dere boyunda 15 tane değirmen kurulmuştur. Bu su nimetinden faydalanan bahçelerinde yetiştirilen sebze ve meyvalar halkın ihtiyacını karşılamakta ve fazlaca yetişen Badem ve Ceviz’lerden gelir sağlanmaktadır.
Bölge tarih boyunca, Luviler, Hititler, Lidyalılar ve Büyük İskender'in fetihlerine sahne olmuştur. M.S. Bizanslıların eline geçen bölge Selçuklularla birkaç defa el değiştirmiş, II. Murat 1429 tarihinde Osmanlı Devletinin sınırlarına dahil etmiştir. Değirmen Deresinin güneyindeki yamaçlarda Balçıklı ev usulü ile teşekkül etmeye başlayan kasaba, önceleri bahçeli tip olarak gelişmişse de Cumhuriyet döneminde bitişik nizama geçilmiş ve bugünkü Cumhuriyet caddesi oluşmuştur. Daha sonra Acıpayam yoluna kayan yerleşim bölgeleri kasaba merkezi haline gelmiştir. İmar planının tam olarak uygulanmadığı ve bu yüzden büyük aksaklıkların görüldüğü kasaba da 1980 yılında yapılan yol açma çalışmaları da durumu düzeltmemiştir. Evler genel olarak iki katlı yanında ahır ve samanlık bulunan kerpiç ve taş yapı olarak yapılmıştır. Ancak son yıllarda birkaç katlı betonarme binalar yapılmaktadır.

a. KASABANIN COĞRAFYASI

Akalan Ege Bölgesinin güney batı kesiminde yer almaktadır. Denizli ilinin Acıpayam ilçesine bağlı 1926 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. Böylece Cumhuriyetin ilanından sonra çevredeki ilk belediye olan kasabadır. 37'3 "enlem" ve 29 "boylam" üzerindedir. Doğusunda Küstüm ve Çınar ovaları, Batısında Değirmen Dersi, Kuzeyinde Karamanlar deresi, Güneyinde ise Hasan deresi bulunur. En yüksek yerinin rakımı 970 en alçak yeri ise 930 m.dir.

Kasabamızın yüz ölçümü 5495,7 hektardır. Bunun 722,4 hektarı orman ve fundalık, 258,5 hektarı çayır ve mera, 1800 hektarı yerleşim alanı, 2914,8 hektarı tarımsal alandır.
b. KASABANIN EKONOMİSİ

Kasabanın tarım dışında geçim kaynakları küçük el sanatlarına dayanıyordu. Küçük el sanatları zamanla unutulmaktadır. 50 yıl önce 15 bakkal, 6 berber, 5 kahvehane, 2 fırın, 10 terzi, 5 kunduracı, 10 manifaturacı, 13 demirci olduğu halde bu sayı gün geçtikçe azalmıştır. Şuanda el sanatlarında 2 demirci, 3 soğuk demirci, 12 marangoz, az da olsa diğer sanat dallarında çalışan vardır Köyde, bez, kilim, çul dokuyan tezgahlar mevcuttu. Şu anda bunların çok azını görmek mümkün. Mahalli ihtiyaçları karşılayacak şekilde (Demirci, Marangoz, semerci, Kunduracı, Yapıcı ve sıvacı) usta ve sanatkarlar vardır.

Diğer sanat dallarında olan çok kişi Acıpayam'a ve Denizli'ye dükkan açmış olup oralarda çalışmaktadır. Kuru tahıllardan buğday, arpa, nohut, anason, şeker pancarı, kimyon, mısır, izinli olarak afyon ekilmektedir.




Bunun yanında en önemli tarım dalı tütün, kavun ve karpuz üretimidir. Son yıllarda bostancılık kasaba ekonomisinde önem kazanmış olup, Türkiye çapında ün yapan kavun üretimi gün geçtikçe artmaktadır. Fenni usulde tavukçuluk yapılmakta olup, yurt içinde ve kasabamızda eti ve yumurtası satılmaktadır. Kasabada halen 9 adet tavuk çiftliği mevcuttur. Kasabanın ticari merkezi Acıpayam'dır. Kasaba’da hemen hemen her ev de traktör, 20 ye yakın minibüs ve çok miktarda hususi taksi bulunmaktadır. Daha önce kasabamızda kurulan Cuma pazarı önemini yitirmiştir. Modern iş sahaları kurulmadığından gençlerin bir kısmı işsizdir. Kasabamızda açılan tekstil atölyesinde 75 bayan işçi çalışmaktadır.

Kasabanın ekonomisi genelde tarım ve hayvancılığa dayanır. Bunun yanında küçük çapta esnafta vardır. Yurt dışında çalışan işçilerimizin kasabaya önemli katkıları vardır.

Köy hizmetlerinin Acıpayam ovası sulama projesi kapsamında Akalan ovasının toplulaştırma projesi devam etmekte olup önümüzdeki zaman diliminde D.S.İ. tarafından sulama kapsamına alınacaktır. Her türlü etüt projesi bitirilen Devlet Yatırım Programında olan Akalan barajının da yapılması ve Akalan ovasının sulama kapsamına alınması ile kasabamızın ekonomik durumu daha da iyileşecek, önemli ölçüde işsizlik önlenmiş olacaktır.

Kasabamızın tarımını özellikle kavun, karpuz, tütün, afyon, anason, şeker pancarı ve kuru mahsul, hububat oluşturmaktadır. Bugün kasabamızın milli tarım ürünü olan kavun ve karpuzu artık tüm Türkiye tarafından kabul görmüş yıllık ortalama 4000 ton kavun ve karpuz üretimi ile Akalan ilçenin ve ilimizin en önemli üretimini yapmakta, satışlarından da önemli gelir elde etmektedir.
Kasaba içi bahçe sulamasının su kaynakları Değirmendere havzasından gelen çay suyu ile Belediyemize ait 8 adet derin kuyu sondaj pompalarından karşılanmaktadır. Akalan ovasının ortasından geçen Dalaman çayının suyunun kirli olması ve tarım arazilerine mesafesi bakımından fazlaca istifade edilememektedir. Kasabamız ovalarının en büyük su ihtiyacını karşılayacak olan Akalan barajı 6 milyon metreküplük su kapasitesine sahip olup toplam 746 hektar alanı sulayacaktır.

Kasabamız halkı tarıma gösterdiği hassasiyeti, ilgiyi, hayvancılıkta da göstermektedir. Bu gün kasaba halkımızın önemli geçim kaynağı olan süt inekçiliği hemen hemen her evde aile bütçesine katkı sağlamak maksadıyla yapılmaktadır. Ancak hayvancılığı daha da önem vererek bu olayı ticari boyuta kazandırmak gerekmektedir.

Kasabamız sınırları içinde AY-SÜT, AY-YEM fabrikası, kasabamız ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Kasabamızda yaklaşık 450 adet büyük baş hayvan bulunmaktadır.
c. İKLİM
İklim genellikle Göller Bölgesinin özelliklerine sahiptir. En yakın Meteoroloji istasyonu Acıpayam'dadır. Yaz aylarında ortalama sıcaklık 25 - 30 derece arasında olmasına rağmen bazı yıllar 36 dereceyi bulur. Kış ayları 16 - 10 derece arasındadır. Bazı yılların ortalaması -1 derece olmaktadır. Sıcaklık farkı 17 - 27 derece arasındadır. En soğuk aylar Şubat, Mart, en sıcak Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Kış aylarına hakim rüzgar Karayel, yaz aylarında ise yıldız ve poyrazdır. Yıllık yağış ortalaması 519mm. Toprağa nüfuz derecesi 50 cm.dir. Ortalama nem oranı %15 tir.

Acıpayam ilçesinden 5 Km. güneyde bulunan Akalan, güneyinden geçmekte olan ve zaman zaman sel yapmak suretiyle tehlikeler yaratan Değirmen Deresi çayı kanalize edilmek suretiyle ıslah edilmiş olup, Süleyman Deresine bağlanmıştır. İçme suları 7 Km. uzaktan Domuz Pınarı mevkiinden gelmekte ise de son yıllarda mevsimlerin kurak gitmesinden içme suları yetersiz kalmış, Belediye tarafından kasabanın iç kısımlarından sondajla su çıkarılmıştır. Değirmen Deresindeki dağınık sular belediyenin çalışmalarıyla 1992 yılında ana borulara katılmıştır. 1955 yılında İller Bankası kanalıyla çelik borularla yaptırılmış olan su şebekesi mevcuttur. Kuzey Batıdaki tepelerin eteklerinde kasabaya 800m Uzaklıkta 70 tonluk iki depodan bu şebekeye su verilmektedir. Kasaba üçüncü derece deprem kuşağındadır. Fethiye ve 1970 Burdur depreminde önemli ölçüde etkilenmiştir.
d. KASABADA TARIM

Halk genelde çiftçilikle uğraşır . Mevsimine göre nadas etmek ve tohum ekmek için genişliği ve uzaklığı yüzünden günlük gidip gelme güçlülüğü olan tarlalarına göç ederek ovaya ve Alagöz Çayı boylarına kurdukları çadır, çardak veya (Çift damı) denilen kulübelerde oturmak suretiyle işlerini görürler. Arazinin verim kâbiliyeti orta olmakla beraber kendi tali yıldızına inanan ve kendi enerjisine sahip olarak vakitlerini boşu boşuna gaflet içinde veya tavla, iskambil oyunu başında değil, sabahtan akşama kadar mevsim boyunca tarlasında çifti başında çalışan rençperler nadas etmekteki rekabetleri yüzünden bol bol mahsul almakta ve ambarlar hububatla dolup taşmaktadır. Bu bakımdan Akalan halkının mali gücü diğer köylerden üstündür. Çiftçinin bu azim irade ile uyum severlik ve bahtiyarlığı elde etmesi şevk ve gayreti artıran bol randımanlı bir iş hayatını elinde tutması sebebiyle ruhlarına telin edilen düşüncenin onlarda bir takım hareket silsilesi yaratmasından varlığa dayanan öğünmelerine bakılarak (Her köyden bir deli, Akalandan kim olursa olsun) diye bir darbımesel uydurulmuştur. “Yukarıda yazılanlar uzun yıllar önce gerçekleşmiş, şimdi tarlalarda çift damı yer almamakta, ulaşımda sağlanan rahatlıkla işler günlük yapılmaktadır”. Çok çalışan çok kazanır, düsturunu hedef tutan Akalan halkının giyim ve yemek bakımından üstün olduklarını ve varlıkları ile iftihar ettiklerinin bir delilidir.

II. MEŞHUR AİLELER


a. TOPÇULAR:


1823 Doğumlu Hüseyin ağa, Türk ordusunda topçu komutanlığı yapmış ve oğlu 1846 Hüseyin ağa uzun yıllar köy muhtarlığı yapmış ve halkı sıkıntıdan, üzüntüden kurtarmak için bazı yıllarda köy halkına ait SALMA paralarını bağışladığından cömertliği ile övülen bir kişidir. Oğlu Osman'dır 1880


b. Ali KAYELER:

Ali Kahya'nın oğlu Halil ağa fukarayı korumakla halkın sevgi ve saygısını kazanmış ve 1800 yılında pazaryerindeki camiyi yaptırmıştır. Şimdi bu cami 35 yıl önce yıktırılıp yerine büyük bir cami yaptırılmıştır. Köy halkının yaptığı bu caminin adı çarşı camisidir.

Oğulları : Mustafa dede ve Halil. Misafirleri korumakla babalarının yolunu tutmuştur.


c. HACI KÖSELER:

Hacı Köse Oğlu 1868 doğumlu Hüseyin ağa Kabristan duvarlarını çevirtmiş ve Müderris Hüseyin Efendi Medresesindeki büyük dershane ile odalarını yaptırmış. Ovanın susuz yerlerine de kuyular kazdırmış ayrıca GÜLLÜK adı verilen çeşme suyunu da dağdan indirtmiş olan büyük hayır sahiplerinden birisidir. Babasının izinden giden kızı 1880 Ayşe bu tesisleri bakmakla ve yaşatmakla görevlendirilmiştir. Şimdi bu eserlerin hiçbiri kalmadı.

d. HUSASIZLAR:

Husasız adıyla anılan Hacı Osman ağa Değirmen Deresi kaynaklarından köye getirttiği su ile beş tane çeşme kurmuş. Ulu yol boyunca iki kuyu kazdırtmış, Akalan Kara höyük pazarı yolu üstündeki iki km.lik bataklığı döşeme yaptırmış. Burada açtırdığı dört km.lik kanal vasıtası ile bataklığa dönüşen suları Ucarı Adasına akıtmış ve bu kanal üzerinde büyük bir ahşap köprü yaptırmış. Bataklığı kurutarak geçilir bir hale sokmuştur. Hacı Osman Atiyye ve İhsanıyla maruftur.

e. KETHUDALAR:

1821 doğumlu Ali ağa köyün Kethüdalığını yaparak düzenli idaresi, misafirlere ağırlamasıyla anılan, bilhassa kuraklık ve kıtlık zamanlarında Fethiye'den getirdiği hububatı bedelsiz olarak fukaraya dağıtan yoksullara himaye eden büyük hayır sahiplerinden birisidir. Oğlu 1856 Hacı Ramazan torunu 1895 Mehmet de babalarının yolundan ayrılmamıştır.

f. HÜSEYİN EFENDİ MEDRESESİ:

Uşak Medresesinden icazet alan Hüseyin Efendi köye gelerek Hacı Köse oğlu ve Husasız'ın önderliğinde 1888 yılında yaptırılan bir dershane ve 25 odalı medresede yüzden fazla talebeye okutmuş, vaaz ve nasihatleriyle halkın çalışma zevkini uyandırmış, insanları cemiyete bağlayan hayırseverlik ve birbirlerine iyilik duygularını aşılayarak halkın ahlaki ve içtimai durumunun düzenlenmesine, komşuluk, dostluk ve kardeşlik hislerinin kökleşmesine hizmet etmiştir. Oğlu Hafız Faik üstün zekaya sahip olduğundan seçtiği hayati hedefine bir hamlede varmak lütfünü göstermiştir.

g. KONUK ODALARI VE İDARECİLERİ:

Yakalılar Odası. Kara Molla Hüseyin, Tek baş Mehmet, Kuruca Ali.
Macarlar Odası: Ömer ve Halil Kahya
Canavarlar Odası: Canavar İbrahim Ağa
Hacı Eyüpler Odası: Molla Hüseyin ve Ahmet Ağa
Veliler Odası: Hafız Veli
Abdiler Odası: Abdullah Ağa
İmamlar Odası: Koca Bıyık Mehmet Ağa
Duraklar Odası: Eyüp Oğlu Mehmet Ağa
Köseler Odası: Köse H. Hüseyin, Mustafa Fenci Oğlu Mehmet Ağa
Karamanlar Odası: Tokatlı Oğlu Hacı Ahmet ve Hasan
Mescit Önü Odası: Hacı İbrahim, Hıdır Ağa, Cafer Oğlu H.Ali Ağa
Kanlar Odası: Tokatlı Oğlu Hacı Hüseyin, Hacı Ahmet Ağa
Çingiller Odası: Kölemen Oğlu Hacı Süleyman, Hacı Ali Ağa..
Celiller Odası: Celil Oğlu Mehmet, Cafer Oğlu Hüseyin, Hatip Hasan
Topçular Odası: Topçu Hüseyin, Hacı Mehmet Oğlu Mehmet Ağa.
Caferler Odası: Cafer Hacı Hasan Efendi.
Yukarıda isimleri yazılı odalardan hiçbiri ayakta kalmayıp yıkılıp gitmiştir.









Copyright © Acipayam.com | Memleket Kokusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-07 (5377 okuma)

[ Geri Dön ]

Copyright © 2004-2008 Mustafa UNAL. Bu site PHP-Nuke © 2003 kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.